Antibiyotik Direncin Küresel Yükü

Antibiyotik( Antimikrobiyal) direnç küresel bir krizdir, ancak dünya liderleri, medya ve genel olarak halk tarafından fazla önem verilmeyen bir konudur. Ancak, The Lancet’te yakın zamanda yayınlanan sistematik bir derlemenin ortaya koyduğu gibi, küresel etkisi sıtma ve AIDS gibi birçok bulaşıcı hastalıktan çok daha fazladır.

Yakın zamanda yayınlanan bu sistematik inceleme ,küresel antibiyotik direnci (AMR) yükünün, Dünya Sağlık Örgütü tarafından tahmin edilen yılda 700.000 ölümden çok daha fazla olduğunu ortaya koyuyor ve ‘2050 yılına kadar AMR’ye bağlı 10 milyon ölüm’ tahmini yapıyor. Ve bir de tabi bunun ekonomik etkisi de var ama şimdilik oraya hiç girmiyorum.

Kapsamlı incelemelerinde, tahmine dayalı istatistiksel modelleme kullanıldı ve dünya çapında AMR yükünü tahmin etmek için 204 ülkeyi kapsayan 471 milyon kayıt veya izolattan veri topladılar.  Modelleri, AMR yükünün çok ilginç bir hikayesini anlatıyor.

2019’da (yani COVID öncesi) AMR’nin toplam küresel yükünün 4,95 milyon ölüm olduğu ve bunların 1,27 milyonunun yalnızca bakteriyel AMR’den kaynaklandığıdır. Bu rakamı dünya çapında Covid’den (2019’dan bugüne – Google’dan gelen veriler) yaklaşık 5,9 milyon ölümle karşılaştırırsanız, AMR’in çok daha kötü olduğunu görürüz. Buna rağmen, COVID ve AMR’ye verilen yanıtlar belirgin şekilde farklı olmuştur.

Sistematik inceleme, birçok bulaşıcı hastalıkta olduğu gibi AMR yükünün dünyaya eşit bir şekilde dağılmadığını da gösteriyor: Batı Sahra altı Afrika en yüksek ölüm oranına sahipken, Avustralya’da ise en düşük ölüm oranına sahip. Aşağıdaki Şekil sistematik incelemeden alınmıştır ve yükün coğrafi olarak en ağır olduğu yeri göstermektedir.

Antibiyotik Direncin Küresel Yükü

Teagan King ve meslektaşları tarafından Antimikrobiyal Direnç ve Enfeksiyon Kontrolü’nde yayınlanan yakın tarihli bir inceleme , Kanada’da antibiyotik dirençli mikroorganizmalarla enfeksiyon için bir risk faktörü olarak yoksulluğu inceledi ve aynı ülke içinde bile enfeksiyon oranlarının gelire bağlı olarak önemli ölçüde arttığını buldu. Örneğin, metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) enfeksiyonu, gelirdeki her 100.000 dolarlık artış için %73 oranında azaldığını ortaya çıkardı.

Araştırmacılar AMR yükünü azaltmak için 5 adım öne sürdü:

  • Hem toplum hem de sağlık bakım ortamlarında enfeksiyon önleme ve kontrolü
  • Aşı geliştirme ve uygulama 
  • İnsan sağlığı ile ilgisi olmayan antibiyotiklere maruz kalmanın azaltılması (örneğin, tarımda kullanılanlar)
  • İnsanlarda gerekli olmadığında antibiyotik kullanımını azaltın (örneğin viral enfeksiyonların tedavisinde).
  • Kaynakları yeni antimikrobiyallerin geliştirilmesi için kullanmak

AMR tehdidine karşı öncülük etmenin hükümetlerin sorumluluğundadır bence. Bununla birlikte, kendilerine verilen antibiyotik tedavisini bitirmek bile olsa, elinden geleni yapmak da herkesin sorumluluğundadır.

Yazan: Bilge KAPLAN

Kaynak*

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here