Arkadaşlarımızı Genetiğe Göre mi Seçiyoruz?

‘Arkadaşlarımızı genetiğe göre mi seçiyoruz?’ sorusunu birçok kişinin garip bulacağını düşünüyorum. Sosyal davranışlarımızın çok önemli bir parçası olan arkadaş seçiminin, ardında genleri barındırdığını düşünmek başlangıçta oldukça farklı bir düşünce. Ancak söz konusu canlılık olduğunda farklı bulunan birçok düşünce kendine bir yer ediniyor. Fareler üzerinde yapılan gözlemler ve deneylerde arkadaş tercihinin genetiğe bağlı olduğunu en azından fareler için doğruluyor.
Ana çalışmaya geçmeden önce araştırmacı Dr. Michy P. Kelly’nin diğer çalışmalarına bakalım. İlk çalışma Dr. Kelly PDE11 proteinin eksik olan mutant farelerin sosyal bakımdan geri kalması ile şizofreniye yönelik farelerin hipokampüs bölgesinde ki hasardan ötürü anti sosyal davranışlar geliştirdiği önceki çalışmayı bağdaştırıyor. Ve sağlıklı farelerin beynini incelediğinde çalışmanın anahtarı PDE11 proteinin nerede gizlendiğini keşfetmesi ile sonuçlanıyor.
İkinci çalışmasını South Carolina Üniversitesi’nde fakülte üyesi olduğu zamanda yapıyor. Mutant farelerin kokuya verdikleri sosyal tepkileri gözlemlemek amacı ile başlayan deneyde farelerin bulunduğu ortama havadan yayılan keskin kokulu feromona bulanmış ahşap bilyeler bırakılıyor. (Bilyelerin içerisinde farklı fare gruplarının feromonlarının bulandığı bilyelerde var.) Farelerin yabancı feromona sahip bilyeleri tanıdık feromona sahip bilyelerden daha uzun süre incelediği gözlemlenmiş. Araştırmanın devamında PDE11 mutantlı farelerin arkadaşları ile tanıştıktan bir saat veya bir hafta sonra yabancı farenin kokusunu tercih ettiğini, bir gün sonra ise yabancı ya da arkadaşı arasında ayrım yapmadığı gözlemlenmiş. Sonuç olarak PDE11 mutantlı farelerin uzun dönem ve kısa dönem sosyal belleklerinde sıkıntı olmadığı ancak uzun ve kısa dönem arası bellekte sorun yaşadıklarını öğreniyoruz.
Ardından laboratuvarda çalışan bir öğrencinin otizmli bireylerin diğer otizmli bireylerle iletişim kurmayı tercih ettiklerinin gözlemlediğini söylemesinin ardından farklı bir çalışmaya başlanıyor. Çalışma da PDE11 mutantlı fareler ve sağlıklı farelerin birbirleri ile etkileşim kurması incelenmiş ve ulaşılan sonuçta PDE11 mutantlı fareler diğer PDE11 mutantlı farelerin yakınında bulunmayı tercih ettikleri gözlemlenmiş. PDE11’in DNA kodundaki bir değişime sahip diğer genetik varyantı test ettiklerinde yine kendilerinde ki varyanta sahip fareleri tercih ettikleri gözlemlenmiş. Bu testler farklı soylara sahip fareler üzerinde de yapıldığında da aynı sonuca ulaşılmış.
28 Temmuz 2021’de Nature’a bağlı Molecular Psychiatry bülteninde yayımlanan bu çalışmanın sonuçları için Dr. Kelly ““İnsan uyumluluğunun ardındaki etmenleri gerçek anlamanın sağladığı olasılıkları hayal edin. İnsanları daha iyi eşleştirerek aşk acısını ve boşanma oranlarını azaltabilir veya sağlık hizmetlerinin kalitesini geliştirmek için hastalar ve doktorları daha iyi eşleştirebilirsiniz ki yapılan çalışmalar, uyumluluğun sağlığa yönelik sonuçları iyileştirebildiğini göstermiş.” diyor.
Birbirinden genel anlamda farklı amaçlarla yapılan deneylerin ardından gelen sonuç bu şekilde. Sonuçlarla ilgili olarak Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. E. Albert Reece, “Bu takımın yaptığı şey, araştırmacıların hayvan modellerindeki arkadaşlığın altında yatan sosyal etmenleri belirleyebildiği bir örneklem meydana getirmek” diyor. “Bu çok önemli bulgu şimdilik sadece başlangıç. Fakat umuyoruz ki, şizofreni veya yaşa bağlı bilişsel gerileme gibi hastalıklara yönelik biyolojik ve sosyal tedavilerde heyecan verici fırsatlar doğuracak. Söz konusu bozukluklarda meydana gelen şiddetli sosyal kaçınma ve izolasyon durumu, kişinin yaşam kalitesini düşürebiliyor.” diyor.
Son olarak söylemem gerekir ki insan tercihleri konusunda güzel tercihlerin yanı sıra her anlamda sıkıntı yaşanılan iletişimler göz önüne alındığında sosyal tercihlerimizin ardında ki matematiğe dair bir şeyler öğrenmek heyecan verici. 🙂

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here