Daha Fazlası

    Aşkın Kimyası

    Aşkın Kimyası

    Aşk Nedir?

    Mutluluk, bağlanma, sevgi, fedakarlık, kimi zaman hayal kırıklığı, kalp ağrısı… Aşk üstüne ne çok kafa yoruldu. Ne şiirler, türküler, filmler, kitaplar bir çok materyala konu oldu. Ah o saçlar değirmende boş yere ağartılmadı. Mecnun’ un çöle düşmesinden tutun, Aristo’nun aşkı Pythias’ a felsefe okulu kurmasına kadar neler neler dinleyip ya da yaşayıp şahit olduk. Aşık olan insanların mümkün olmayanı mümkün kıldıkları imkansızlıklar peşinde zaman ve emek harcanması vardı hamurunda aşkın.

    Sizce aşkın tüm bunları yaptırmasında ki etken sadece bir kalp macerası mı ?

    Kalpten Ziyade Beynin Kimyasal Aktivesi

    Aşkın kimyası ya da kimyasal formülde diyebiliriz.

    1. Evre: feniletilamin, beyinde hippotalamusda salgılanan endojen bir nöroamindir.

    Bu moleküle artık sen aşktan sorumlusun demişler ki gözbebeklerimizin büyümesi, kan çekilmesine bağlı karında kramp duygusu, dudaklarda kanlanmanın artması gibi gibi etkiler göstererek tüm vücudumuzu ele geçiriyor.

    Aptal aşık gülücüklerinin, bulutlar üzerinde yürüyormuş gibi hislerin, cazibe ve  heyecanın her şeyin iyi olduğu duygusu yine bu hormonlarda.

    Dopamin, ödül kimyasıdır. Aşkın gözünün kör olduğu gibi kulakları da sağırdır derler ya işte ondan sorumlu olan da bu kimyadır.

    Aşık olunan kişiye karşı dikkatin artması,  beyinde salgılandığında kişiyi daha konuşkan , coşkulu, seksi ve istekli yapar. Diğer yandan feniletilamin salgılanmasını arttırır.

    Nörapinefrin, kaç ya da dövüş cevabından  sorumlu nörotransmitterlerdir.

    2. Evre: Endorfin fazı – sevgi bağlılık fazı

    x aydan 3 yıl kadar arasında kimyasalların etkisi azalır ve gerçek aşk değilse ilişki biter. Bu evrede endorfinler etkin rol oynar. Endorfinler endojen morfin benzeri maddelerdir. Beyinde seks hormonlarında, immun sistem ve kalpte üretilir.

    İlişkide sükunet , içtenlik , sıcaklık, güven ve bağımlılık verir. Ne kadar çok sever ve sevilirsek endorfin o derece salınımı artar. 1. evre kadar heyecan vermez ama ilişkiyi daha da sağlamlaştırır.

    3. Evre:

    Oksitosin fazı, kalbi aşka açan anahtar kimyasaldır. Sarılmanın kimyasıdır. Uzmanlar bu yüzden sevdiklerinize sık sık sarılın öğüdü verirler. Güven hormonu olarak bilinir. Aşkta cinsel duyguların uyanmasında rol oynar. Sesler, bakışlar, koklama, fiziksel temas bu kimyasalın salınımını tetikler.

    Aşkta Diğer Etkili Kimyasallar

    Vazopressin, erkekte bağlılık yaratan ve bağlılığı arttıran kimyasaldır ve kadınlarda bunu oksitosin üstlenir. Östrojen oksitojen düzeyini artırır ve testosteron her iki cins içinde afrodizyaktır.

    Bu da 1. evreyi etkiler. Testostoronu düşük kadınlarda libido azalır ve depresif olurlar . Tabiki bu bağlamda aşk yalnızca hormonların salınımından ibaret değil, bilinçte yatan etkenler bi takım kodlamalarda mevcut fakat yine de aklınızın bi köşesinde bulunsun derim….. 

    Yazan: Damla Buket TAŞ

    Kaynak*

    Kaynak**

    Kaynak***

    YouTube Kanalımız

    Damla Buket Taş (Bronz Yazar)
    Marmara Üniversitesi - Anadolu Üniversitesi Maliye

    Popüler Yazılar

    İlgili Yazılar

    Leave a reply

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    %d blogcu bunu beğendi: