Aspirin Meme Kanseri Tedavisinde Kullanılabilir

Meme kanseri kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Hayat boyu her 8 kadından birinin kansere yakalanma riski vardır. Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerden gelişen kanserlerdir. Aspirin ya da asetilsalisilik asit; ağrı, ateş ve enflamasyonu azaltmak için kullanılan bir ilaçtır. Ayrıca kan seyreltici etkisi vardır.

Aspirin bazı meme kanserinden kurtulanlara yardımcı olabilir, ancak DNA’daki değişiklikler
diğerlerine zarar verebilir. Kan ve meme kanseri tümörlerinde metilasyon adı verilen DNA’daki kimyasal değişiklikler, aspirinin ölüm riskindeki rolünü değiştirebilir.

Aspirin Meme Kanseri Tedavisinde Kullanılabilir

Önceki araştırmalar, aspirin kullanan ve daha sonra meme kanseri teşhisi konan bazı
kadınların, ilacın vücut üzerindeki anti-inflamatuar etkileriyle ilişkili olabilecek daha uzun
yaşayabileceğini göstermişti. Bununla birlikte, meme kanseri olan aspirin kullanıcılarının bir
kısmının meme kanserini takiben daha yüksek ölüm riskine sahip olduğu görüldü. Chapel
Hill Gillings Küresel Halk Sağlığı Okulu’ndaki Kuzey Carolina Üniversitesi’ndeki
araştırmacılar tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, bu ters etkinin nedeni, meme
kanseri tümörlerindeki veya periferik kandaki genlerin DNA metilasyonu ile açıklanabilir.

Aspirin Meme Kanseri Tedavisinde Kullanılabilir

Metilasyon, bir metil grubunun DNA molekülü boyunca ışık anahtarları gibi davranarak bazı
genetik aktiviteleri açıp bazılarını kapattığı kimyasal bir modifikasyondur. DNA’nın hücre
ölümü, hasarı ve onarımından sorumlu alanlarındaki kimyasal değişimlerin – örneğin
metilasyonda meydana geldiği gibi – zaman içinde kanser gelişimine katkıda bulunduğu
bilinmektedir. Bu epigenetik değişikliklerin gerçekleştiği alanları belirlemek, belirli riskleri
veya etkili tedavi yöntemlerini tahmin etmede umut vaat ediyor.
American Cancer Society’nin disiplinler arası dergisi CANCER’da yayınlanan çalışma, meme tümörü dokularında ve hastaların periferik kanında dolaşan hücrelerde DNA metilasyonunun kadınlarda aspirin kullanımı ile mortalite arasındaki ilişki üzerindeki etkisini inceleyen meme kanseri ile ilgili ilk çalışmadır.

Gillings School’da epidemiyoloji bölümünde doktora adayı iken bu çalışmayı yöneten ilk
yazar Tengteng Wang, “Kronik inflamasyon, meme kanseri de dahil olmak üzere çoklu
kanser türlerinin gelişiminde kilit bir oyuncudur” dedi. “Aspirin, anti-enflamatuar özelliklere
sahip olan, steroid olmayan bir anti-enflamatuar ilaçtır. Bu göz önüne alındığında,
laboratuvar ve popülasyon araştırmalarından elde edilen önemli kanıtlar, aspirin almanın
meme kanseri geliştirme riskini azaltabileceğini düşündürmektedir.”
Bununla birlikte, aspirin kullanımının meme kanseri teşhisini takiben ölüm sonuçlarıyla
ilişkisi, araştırmalar arasında sonuçsuz ve tutarsız kalıyor; bu, araştırmacıları, aspirinin
meme kanseri hastaları üzerindeki değişen etkilerinin, metilasyon nedeniyle belirgin şekilde
farklı DNA profilleri ile ilişkili olup olmadığını araştırmaya sevk etti.

Ekip, Long Island Meme Kanseri Çalışmasında meme kanserli 1.266 kadından alınan verileri
analiz etti ve daha sonraki ölüm oranları için takip edildi. Meme kanseri sonrası tüm
nedenlere bağlı ölüm, ön tanıdan altı hafta boyunca haftada en az bir kez aspirin kullanan ve BRCA1 olarak bilinen meme kanseri geni 1’in metillenmiş bir tümör promotörüne sahip
olanlarda %67 oranında arttı. Meme kanserine özgü mortalite, BRCA1’in metillenmemiş
tümör promotörü ve progesteron reseptör (PR) genleri ve ayrıca uzun serpiştirilmiş
elementler-1 global hipermetilasyonu olan aspirin kullanıcılarında %22-40 oranında
azalmıştır. Bu sonuçlar, tümör dokusu DNA’sında ve periferik kan DNA’sında bu farklı
metilasyon profillerine sahip hasta gruplarında meme kanseri mortalite riskinde gerçek
farklılıklar olduğunu göstermektedir.
Araştırma ekibi, DNA metilasyon profilleri nedeniyle aspirinin belirli meme kanseri hastaları
üzerindeki potansiyel etkisinin – iyi veya kötü – daha fazla araştırılması gerektiğine işaret
ediyor. Bulgular, meme kanseri riski yüksek olan herkesin aspirin almaya başlaması
gerektiğini ve insanların ilaçlarında değişiklik yapmadan önce doktorlarıyla konuşmaları
gerektiğini göstermiyor.

Marilie Gammon: “Bulgularımızı çoğaltmak gelecekteki araştırmalar, aspirin kullanım kalıplarının incelenmesine izin vermek için daha büyük bir örneklem büyüklüğü ve meme kanseri teşhisi sonrasında genel genetik dengesizliği sürdürmede genetik yatkınlığın rolünü
araştırmak için genişletilmiş bir gen paneli içermelidir” dedi. 

Yazan: Bilge KAPLAN

Kaynak*

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here