Daha Fazlası

    Bana Mutluluğun Resmini Yapabilir misin Abidin?

    Bana Mutluluğun Resmini Yapabilir misin Abidin?

    Demiş Nazım 🙂 Belki yapamam ama mutluluğun dört hormonunu anlatabilirim.

    Hayatın karmaşık matrixi içerisinde insanlık çağlar boyu mutluluğu hep aradı durdu ve hiç bir zaman daimi mutluluğu bulamadı. Ancak bir şeylere sahip olduğu zaman mutlu olacağına inandı. Başarılı olursa, iyi bir okulu kazanırsa, istediği evi arabayı alırsa, evlenirse, çocuk sahibi olursa gibi gibi bir çok örnek sayabilirim.

    Oysa ki istediği her şeye sahip olmuş o kadar çok mutsuz insanlar tanıyorum ki,

    mutluluk içten gelen bir şey midir. ? Yoksa onun için çabalamak mı gerekir. ?

    Aslında her ikiside, biyolojik sistemimizde zaten bu yazılım mevcut yani yaradılışımıza yüklenmiş durumda, Mutluluğun dört hormonu demiştik. Hadi başlayalım. Vücudumuz bir kimya laboratuvarı gibidir. Sinir sistemimizde yaklaşık olarak 100 milyar nöron olduğu tahmin edilmekte, normal bir sinir hücresi 50.000-250.000 kadar başka nöronlarla bağlantıdadır. Nöronlar sinir sistemiyle alakalı işlevlere katılmakla görevli minik hücrelerdir. Hayatımız boyunca durmaksızın nöron kaybeder ve tekrardan oluştururuz.

    Nöronlar ile başka hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasallara nörotransmitter denir.

    Bana Mutluluğun Resmini Yapabilir misin Abidin?

    Hormonun kelime anlamı harekete geçiren demektir ve hormonlar bu transmitterler aracılığı ile salgıladığı  kimyasalları hücreye taşırlar. Hormonlar dengede iken Kendimizi oldukça mutlu ve huzurlu hissederken seviyeleri değiştiğinde üzüntü, stres, hayal kırıklığı gibi duygular yaşarız. yaşadığımız bu duygu değişimlerini  hiçbir zaman hormonlarımıza bağlamak aklımıza gelmemişti değil mi?

    4 Mutluluk Hormonu;

    Bunlar; serotonin, dopamin, endorfin ve oksitosindir.

    Serotonin salgılandığında; neşeli, canlı ve zinde hissederken eksikliğinde ise depresif, karamsar ve öfkeli oluruz. Dengelemek için ise; egzersiz yapmalı , güneş ışığından faydalanmalı ve triptofon  içeren(çikolata, yumurta. peynir) gibi besinler tüketmeliyiz.

    Dopamin salgılandığında; keyifli, hayata bağlı ve kendimizi güvenilir hissederiz. Eksikliğinde; üşengeç, unutkan ve canımız sıkkın oluruz. Dengelemek için, mutlu eden hobiler edinmek, C vitamini tüketmek, müzik dinlemek , trozin içeren (muz, salatalık gibi ) gıdalar tüketebiliriz.

    Endorfin salgılandığında; neşeli, rahat, pozitif oluruz. Eksikliğinde; gergin, isteksiz hissederiz. Dengelemek için; yürüyüş yapabilir, komedi filmleri izleyebilir ve acı biber tüketebiliriz.

    Oksitosin salgıladığında; sevgi dolu, cömert  ve paylaşımcı oluruz ve eksikliğinde yalnız, sevgisiz huzursuz bulabiliriz kendimizi. Dengelemek için sevdiklerimize sarılmak, evcil hayvan beslemek, hayal kurmak ve masaj yaptırmak yardımcı olabilir.

    Geçtiğimiz yüzyılın sonlarında keşfedilen bu mutluluk hormonlarını aktive etmek aslında bir çoğumuzun bilinçli ya da bilinçsiz  yaşam felsefesi haline gelmiş durumda yaşam felsefesi ya da bilimsel realite deyin nasıl kabul edeceğiniz size bağlı şunu söylemek gerekirse önce öz saygımızı geliştirmeyi sonra çevremizdeki canlılara saygılı olmayı ve sevmeyi  hücrelerimizle birlikte tüm evren destekliyor işte hayatın sırrı bu olabilir. Sevgiler…

    Yazan: Damla Buket TAŞ

    Kaynak*

    Kaynak**

    Kaynak***

    Kaynak****

    Kaynak*****

    YouTube Kanalımız

    Damla Buket Taş (Bronz Yazar)
    Marmara Üniversitesi - Anadolu Üniversitesi Maliye

    Popüler Yazılar

    Önceki İçerikSüper Dişi Sendromu
    Sonraki İçerikKronik Mutsuzluk Nedir?

    İlgili Yazılar

    Leave a reply

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    %d blogcu bunu beğendi: