Daha Fazlası

    Beynin Cinsiyeti Biyolojik Cinsiyet ile Aynı Olmayabilir

    Beynin Cinsiyeti Biyolojik Cinsiyet ile Aynı Olmayabilir

    Kadın beyni ve erkek beyni arasında ki farkların bir kısmına önceki yazılarda değinmiştik. Artık biliyoruz ki erkek beyni olarak anlatılan beyin yapısı sol yarı kürenin baskılandığı, haliyle sağ yarı küreye göre geç gelişmiş bir yapıdır. Kadın beyni ise bu baskılanmanın olmadığı iki yarı kürenin de eş zamanlı geliştiği bir yapıdır. Bu farkın oluşumunda ki etken ise anne karnında maruz kalınan hormonlar, en çokta testosteron hormonu. Evet şimdi başlıkta ki konumuza dönebiliriz. Genel olarak; biyolojik cinsiyeti kadın olanlar kadın beyinli, erkek olanlarda erkek beyinlidir. Ancak bu durum değişkenlik gösterebilmektedir. Baştan belirtmeliyiz ki bu değişkenlikten kastedilenlerin hiçbiri kesinlikle cinsel yönelimlerle alakalı değildir.
    Testosteron hormonu anne karnında; erkek bebeğin testislerinden salgılanırken, dişi bebekte böbrek üstü bezlerinden (anneden ve bebekten) bir miktar salgılanmaktadır. Beynin gelişimine direkt etki eden bu hormona dişi bebek anne karnında fazla maruz kalırsa; beyninin cinsiyeti erkek olacaktır. Eğer erkek bebekte de anne karnındayken testosteron salgılanması az olursa; beyninin cinsiyeti dişi olacaktır. Yani beyin söz konusu olduğunda cinsiyet açısından kategorize edildiğinde 4 farklı tip ile karşılaşmış oluyoruz: Erkek beyinli, erkek ; dişi beyinli, erkek ; erkek beyinli, dişi; dişi beyinli, dişi.

    depositphotos – Beynin Cinsiyeti Biyolojik Cinsiyet ile Aynı Olmayabilir

    Bu durumda kendi beynimizin hangi kategoride olduğunu hepimiz merak ederiz. Anne karnında maruz kaldığımız testosteron miktarını ya da onun beynimize ne derece etki ettiğini nereden bileceğiz? Bunu öğrenmenin günümüzde bilinen iki yolu mevcuttur: Amniyosentez testi sonuçları ya da maruz kalınan hormonların biyolojik izleri.
    Amniyosentez testinde, hamilelik döneminde anne karnına iğne ile girilerek bebeğin içinde yüzdüğü amniyon sıvından bir miktar alınır, analiz edilir. Ve eğer anneniz hamileliğinde bu testi yaptırmışsa analizin sonuçlarından beyin yapısı ile ilgili bilgiler alınabilir. Eğer bu ölçüm yapılmamışsa ikinci seçenekten yola çıkalım. Bu seçenek işaret ve yüzük parmaklarının kıyaslanması. Kadınlar ve erkeklerin parmakları arasında ki farkların çalışmaları 1875lere kadar gitmektedir. Bu yazıda o çalışmalara ve ölçüm yöntemlerine girilmeyecektir. Çok kısaca özet geçelim: Yüzük parmağı, işaret parmağına göre ne kadar uzunsa anne karnında o kadar fazla testosterona maruz kalınmış demektir. Haliyle bu kişi erkek beyinlidir. (Ölçüm iki elden de yapılır, genelde benzer sonuçlar çıkmaktadır.)
    Testosteron hormonu ve parmak arasında ki bu ilişki eminim birçok kişinin kafasında soru işaretleri oluşturmuştur. Bu sebepten ötürü konu hakkında sıçanlar üzerinde yapılmış deneyi anlatalım. Deneyde hamilelik döneminde ki sıçana testosteron hormonu verildiğinde yavruların ileride ,cinsiyetten bağımsız olarak, yüzük parmaklarının (4.parmak) işaret parmaklarına (2.parmak) göre daha uzun olduğunu görülmüştür.
    İnsanda da Manning ve arkadaşları da bebeklerin amniyosentez sıvılarını inceleyerek bu bulguları doğrulamıştır. Sıvı içeriğinde testosteron hormonu yüksek olan çocukların ilerleyen yıllarda yüzük parmaklarının daha uzun olduğunu gözlemlemişlerdir. İlk bakıldığında ilginç gelse yapılan çalışmalar anne karnında maruz kalınan testosteron ile parmaklar (2. ve 4. parmaklar) arasında bağlantı olabileceğini göstermiştir.
    Nazlıcan İlhan
    15 Nisan 1999 doğumlu, İstanbul üniversitesi- FTR Bölümü öğrencisi, bilime ve sanata meraklı.

    Popüler Yazılar

    İlgili Yazılar

    Leave a reply

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    %d blogcu bunu beğendi: