Big Bang – Büyük Patlama

Big Bang – Büyük Patlama

Evrenin nasıl başladığı konusu tarih boyunca akılları kurcalayan bir konu olmuştur. Bilim insanları bu konuda çeşitli çalışmalar yapmış; evrenin nasıl ve hangi koşullarda başladığı sorularına yanıt bulmaya çalışmışlar ve çeşitli teoriler üretmişlerdir. Big Bang ya da Türkçe adı ile Büyük Patlama bu soruların yanıtlarını barındıran ve bilim insanları tarafından evrenin başlangıcı olarak kabul edilmiş bir teoridir.

Big Bang – Büyük Patlama – denildiğinde, bir anda büyük bir patlama oldu sanıyoruz. Aslında olan şey  ise bir patlama değildi. 13.8 milyar yıl önce evren aşırı sıcak ve aşırı yoğun bir durumdayken genişlemeye başladı. Bu genişleme ile evrenimizin varlığı da başlamış oldu. Büyük Patlama’nın gerçekleşmesinin hemen ardından nötron, proton, elektron, anti-elektron (positron), foton ve nötrinolardan oluşan bir deniz meydana geldi. Bu ortamın sıcaklığı yaklaşık olarak 5.5 milyar santigrat dereceydi. Zamanla evren soğumaya başladı ve uygun sıcaklığa gelindiğinde nötral atomlar oluştu. Bu olayın gerçekleşmesinden önce ise evren opaktı, yani ışık iletilemiyordu. Nasa evrenin opak olma durumunu bulutlardaki yağmur damlalarından saçılan gün ışığı benzetmesi ile açıklıyor:

Serbest elektronlar fotonların, damlalardan saçılan gün ışığının saçılması biçiminde dağılmasına neden oluyordu. Ancak bu serbest elektronlar nötral atomlar tarafından absorbe edildi ve evren opak olmaktan çıkıp transparan oldu; artık ışık iletilebilir olmuştu. Bu saçılan fotonlar günümüzde ‘Kozmik Arka Plan Işıması’ olarak gözlemlenebilmektedir.

(fotoğraf: Vikipedi)

Büyük Patlama teorisinin amacı evrenin başlangıcı sırasında ne olduğunu açıklamaktır. Bir teori olmakla birlikte Büyük Patlama teorisinin varlığını destekleyen kanıtlar ve gözlemler bulunmaktadır. Öncelikle ‘Kozmik Arka Plan Işıması’ nın keşfedilip ölçülmesi bu kanıtlardan biridir. Evrenin başlangıçta aşırı sıcak olduğunu biliyoruz. Bu sıcaklığın kalıntılarının bulunabilir olması gerekir. Kozmik Arka Plan Işıması’nın ölçülmesi demek, başlangıçtaki sıcaklığın kalıntılarını ölçebilmek demektir. Arno Penzias ve Robert Wilson bu ışımayı keşfederek 1978 Nobel Fizik Ödülü’nü kazanmışlardır.

Bir başka kanıt ise galaksilerin bizden uzaklaşıyor olmalarıdır. Edwin Hubble tarafından keşfedilmiş bu durum da evrenin genişlediğini ve başlangıçta sıkıştırılmış bir durumda olduğunu göstermektedir.

Diğer bir teorik kanıt ise Einstein’in formüllerinden yola çıkar; evrenin sabit bir konumda  olamayacağını ve genişleme durumunda olduğunu söyler.

İlk kez Fred Hoyle tarafından 1949’da kullanılan ‘Big Bang’ terimi, evrenimizin geçmişini ve geleceğini anlamaya çalışmamıza olanak sağlayan teorinin adı olmuştur. Bugün hala Big Bang’in neden gerçekleştiği sorusuna yanıt veremiyoruz. Yine de anlamaya çalıştığımız bir nokta var; evren sonsuza dek genişleyecek mi, yoksa genişleme duracak ve evren çökecek mi?

Kaynak*

Kaynak**

Kaynak***

Kaynak****

Yazan: Elif Işık

YouTube Kanalımız

Popüler Yazılar

Nikola Tesla ’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı!

Nikola Tesla’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı! Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz? Tesla: Bu doğru bir soru,...

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark)

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark) Eski dönemde araştırmacılar, bireyin hafızasını ve IQ seviyesinin yükselemeyeceğini bunu biyoloji bir etken genetik özellik olduğunu iddia ediyorlardı. Fakat günümüz...

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır?

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır? Uzay denildiğinde aklımıza kapkara ve sonsuz bir boşluk gelir. Oysa hepimiz biliriz ki; uzayda...

İnsanlığın Çöküşü Başlamak Üzere

İnsanlığın Çöküşü Başlamak Üzere Nature dergisinde yayınlanan bir makaleye göre, insanlığın çöküşü başlamak üzere olduğu belirtildi. İnsanlığı çok ciddi tehditlerin beklediği ve ürkütücü bir sonun...

İlgili Yazılar

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here

%d blogcu bunu beğendi: