Bir Bilim Kadını: Dedektif Jale İnan

Bir Bilim Kadını: Jale İnan

1943 yılında Berlin’de bir sığınakta doktora tezini tamamlamaya çalışan bir kadın. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi ideolojisi altında Avrupa’daki diğer kentlerde olduğu gibi bombalar düşerken herkes sığınakta korku içerisinde bombardımanın geçmesini bekliyordu. O ise bir köşede masaya oturmuş sakin bir şekilde tezi için gerekli fotoğrafların köşelerini kesmekteydi. Kendisini zerre kadar ilgilendirmeyen bu kanlı savaşın ortasında kalmış ve eğitim savaşı vermekteydi. Nazi ideolojisini hiçbir zaman benimseyip sindirememiş olan bu güzel bilim kadınımız Jale İnan’dır.

Prof. Dr. Jale İnan 1 Şubat 1914 yılında İstanbul’da bir köşkte dünyaya gelmişti. Babası müzeci ve arkeolog Aziz Ogan, annesi ise tam bir sanat aşığı Mesture hanımdı.

Öğrenimi

Lise öğrenimini Erenköy Kız Lisesinde tamamladığında, babasının yolunu izleyerek arkeolog olmayı kafaya koymuştu. Ama o yıllarda ülkemizde arkeoloji eğitimi veren herhangi bir kurum bulunmamaktaydı. Jale Ogan matematik derslerine yardımcı olan üniversite öğrencisi Mustafa İnan’la o yıllarda tanıştı. İlerde kocası olacağı Mustafa İnan’ın yardımıyla liseyi iyi derecede bitirdi. Jale Ogan Almanya’ya arkeoloji okumak için burs başvuru yaptı fakat bir türlü cevap gelmedi. O da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitime başladı.

Müjdeli haber 4 ay sonra geldi ve Alexander von Hümboldt Vakfının bursu ile Almanya’ya gitti. Eğitimini Berlin ve Münih Üniversitelerinde tamamladı. 1943 yılında Prof. Dr. Rodenwalt’ın yanında “KunstgeschichtlicheUntersuchung der OpferhandlungaufrömischenMünzen” adlı teziyle doktorasını tamamlayıp Türkiye’ye döndü.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Çağ Kürsüsünde Prof. Dr. Clemens Emn Bosch’un asistanı olarak atanandı. Jale Ogan ilerde TÜBİTAK’ın kurucusu olacak Mustafa İnan ile 1944 yılında evlendi.

Artık Bir Bilim Kadını

İstanbul Üniversitesi Klasik Arkeoloji Kürsüsünün kurulması çalışmalarına 1946 yılında katılmıştır ve kürsünün ilk asistanlığını Prof. Dr. Arif Müfit Mansel’in yanında yapmıştır.

Arif Müfit Mansel’le birlikte Türk Tarih Kurumu adına Antalya’nın Side ve Perge antik kentlerinde kazılar yaptı. Kazılardan çıkan eşsiz eserlerden dolayı Antalya Müzesi iki defa genişletilmek zorunda kalmıştır.

1940’lı yıllarda iki ana kazının dışında Kremna ve Pamphylia Selukeia’sında kurtarma kazıları yaptı ve buraları tarihi eser kaçakçılarının yağmasından kurtardı. Yaptığı bu kazılar, özellikle son 25-30 yıldır, yöre halkının gelir düzeyinin yükselmesine de vesile olmuştur.

Dedektif Jale İnan

1980 yıllında Perge’de bir Herakles (Herkül) heykelinin parçasını bulur. Ama heykelin belden yukarısı yoktur. Heykelin üst bölümünün ABD’ye kaçırıldığı söylentileri dolaşır. Jale İnan, bir dedektif gibi çalışmaya başlar ve izini bulur. Hemen konuyla ilgili makale yazar ve bu iki parçanın birbirine ait olduğunu öne sürer. Yıllar süren ısrarlı çalışmaları sonunda 1990 yılında Boston Metropolitan Müzesi’nden aldığı alçı kopyasıyla iki parçanın birbirine ait olduğunu kanıtlar.

Meslek hayatı boyunca arkeolojiye ve bilime ışık tutmuş olan Prof. Dr. Jale İnan 7 Şubat 2001’de hayata gözlerini yummuştur.

Ömrünü Arkeolojiye adayan Jale İnan mesleğiyle ilgili: “Kazıbilimini kitaplardan değil, kazı yaparak öğrenileceğine inanırım, en büyük arzum ve dileğim iyi arkeologlar yetiştirmektir.” demiştir.

Bir Bilim Kadını: Dedektif Jale İnan

Selim ÖZTEMEL

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: