Maxwell: Tozlu Sayfaların Arasında Kalmış Bir Deha

Her insan en büyük fizikçileri düşündüğünde aklına Albert Einstein, Isaac Newton gibi isimler gelir. Çoğu zaman bu insanlar kadar değerli işlere imza atmış, adeta çalışmalarıyla fizikte bir çığır açmış James Clerk Maxwell akla gelmez. Gelin beraber hak ettiği değeri göremeyen bu dahiyi tanıyıp, yaptıklarını anlamaya çalışalım.

James Clerk Maxwell

Çocukluğu ve Üniversite Yılları

1831 yılında Edinburgh`da durumu iyi bir ailede dünyaya gelen Maxwell, 8 yaşındayken annesini kanser yüzünden kaybetti. Daha sonra babası onun eğitimiyle oldukça ilgilendi. Bu ilgi Maxwell`in muhteşem zekası ile birleşince daha çocukluk döneminde ortaya mükemmel sonuçlar çıkmaya başlamıştı. İlk bilimsel makalesini henüz 14 yaşındayken yayınlamıştı bile. 1850 yılında, 19 yaşındayken, Cambridge Üniversitesinde lisans hayatına başladı. Burada da çok başarılı bir öğrencilik dönemi geçirdi. Hatta Cambridge`deki matematik öğretmeni Maxwell hakkında; tanıştığı en olağanüstü adam olduğunu, herhangi bir fiziksel konuda yanlış düşünmesinin imkansız göründüğünü söylemiştir.

İlk Önemli Keşfi

Maxwell`in Renk Üçgeni

Gelelim Maxwell`in ilk önemli keşfine. Aslında bu hepimizin photoshop uygulamalarından yakından bildiğimiz renk üçgeni ile alakalı. Küçük yaştan itibaren renklerin birbirleri ile nasıl karıştığı ve farklı renklerin nasıl oluştuğu sorusunu kafasına takmıştı Maxwell. Bununla ilgili okula arkadaşlarına bir daireyi renklerle boyayıp hızlıca döndürdüğünde beyaza dönüştüğü deneyini gösteriyordu. Daha sonra bu deneyden yola çıkarak ana renkleri hangi oranlarda karıştırırsak hangi renkleri elde edeceğimizi formüle etti. Bugün photosop uygulamalarında çokça gördüğümüz bu tablonun babasıdır aslında Maxwell. Ayrıca bu keşfini kullanarak tarihteki ilk renkli fotoğrafı çeken kişi de kendisidir.

Maxwell tarafından çekilen tarihteki ilk renkli fotoğraf.

Satürn`ün Halkaları

Gelelim Maxwell`in genç yaşlarındaki bir diğer başarısına. Cambridge`den mezun olduktan sonra her üç yılda bir Cambridge mezunlarına özel düzenlenen Adams Prize ödülüne başvurdu. 1856 yılındaki ödülün konusu o zamana kadar çözülememiş olan Satürn`ün halkalarının yapısı idi. Maxwell`in bunu çözmesi 4 yılını almıştı fakat sonunda doğru sonuca ulaşmıştı. Satürn`ün halkalarının çok sayıda küçük parçadan oluştuğunu matematiksel formüllerle kanıtlamıştı. Daha sonra onun bu iddiası Voyager uzay aracının Satürn`ün yanından geçmesi ile kanıtlanmış oldu.

Akademik Hayatı ve En Önemli Başarıları

Henüz 25 yaşındayken Marischal Koleji’nden profesörlüğünü alan Maxwell, daha sonra üniversitesinin farklı bir kolejle birleşmesi üzerine işsiz kalacaktı. Bunun üzerine 1860 yılında Londra`da King`s Kolejinde yeniden profesör olarak çalışmaya başladı. Burada elektrik ve manyetizma üzerine çok önemli çalışmalarda bulundu. Daha önce Faraday`ın öne sürdüğü elektrik ve manyetizma arasındaki ilişkiyi Maxwell Denklemleri dediğimiz denklemleriyle kanıtladı. Elektrik alandaki değişimlerin manyetik alan yaratabileceğini, manyetik alandaki değişimin ise elektrik oluşturabileceğini kanıtladı. Ürettiği birkaç formülle evrenin en büyük gizemlerinden biri olan elektromanyetizmayı açıklamayı başarabilmişti. Bu muhteşem bir başarıydı. Bu çalışması ile zamanının en çok tanınan teorik fizikçisi olmayı başarmıştı.

Daha sonra elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızını hesapladı, bunun ışık hızı ile aynı olduğunu fark etti. Bundan dolayı ışığın da bir elektromanyetik dalga olduğunu öne sürdü. Böylece elektromanyetik dalga olgusunu bilim camiasına sunmuş, radarlardan televizyonlara; kanser tedavisinden iletişim cihazlarına bir sürü keşfin yapılmasına ön ayak olmuştu.

Maxwell Denklemleri

Hayatının Son Yılları

1865 Yılında King`s Kolejinden ayrılan Maxwell İskoçya`ya, babasının çiftliğine döndü ve orada termodinamik ile ilgili çalışmalar yürüttü. Daha sonra Cambridge Üniversitesi kendisini davet edecek ve onun için Cavendish Laboratuvarını kuracaktı. Bu laboratuvarda daha sonraki yıllarda elektron ve nötron keşfedilmiştir.

Daha sonra 1879 yılında kansere yakalanan Maxwell annesi ile aynı yaşta (48), aynı hastalıktan dolayı hayata gözlerini yumacaktı.

Bazı Bilim İnsanlarının Maxwell Hakkında Görüşleri

Einstein, Maxwell`e oldukça değer vermiş, kendisinin fotoğrafını ofisinin duvarına asmıştır. Ayrıca kendisi ile ilgili şu sözleri sarf etmiştir, “Özel görelilik kuramının çıkış noktası Maxwell`in elektromanyetik alan denklemleridir.” Einstein Maxwell`i, Newton`dan beri görülmüş en büyük devrimsel buluşları yapan insan olarak görmüştür.

Maxwell`in biyografisini yazan Ivan Tolstoy, “Maxwell`in bilim tarihindeki etkisi ilham olduğu Einstein kadar ve hatta keşiflerini bir nevi gölgelediği Newton kadar büyüktür.” demiştir.

Ünlü fizikçi Feynman ise, bundan on bin yıl sonra insanlar geçmişi araştırdıklarında 19. yüzyılın en önemli olayı olarak Maxwell`in elektrodinamik yasaları keşfetmesini göreceklerini belirtmiştir.

Yazan: Fatih AĞIRAKAR

Kaynak*

Kaynak**

Kaynak***

Kaynak****

Kaynak*****

Kaynak******

Kaynak*******

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here