Daha Fazlası

    Canlı Robotlar: Xenobotlar

    Canlı Robotlar: Xenobotlar

    Yapay zeka ve biyolojinin birleşmesi ile ortaya çıkan Xenobotlar yani yaşayan robotlar teknolojinin hangi evreye geldiğinin bir kanıtı gibi. Bu tip robotlar kök hücreden üretilmiş bir yaşam formudur. Bilim insanları; kurbağa embriyolarından sıyrılmış yaşayan hücreleri yeniden tasarladı ve onları tamamen yeni yaşam formlarında birleştirmeyi başardı. Bu robot organizmalar isimlerini ise kurbağadan alınan “Xenopus laevis” hücrelerinden alıyorlar. Xeo sözcüğü de buradan geliyor. Xenobotlar belirli bir hedefe doğru hareket edebilecek kapasiteye sahip olmasıyla birlikte kesildikten sonra kendilerini tekrardan iyileştirebiliyorlar.

    Ne Robot Ne Canlı

    Çalışmaların sonucunda ortaya çıkan bu robotlar ne tam bir geleneksel robot özelliğini gösterebiliyor ne de tam bir canlı özelliğini gösterebiliyor. Bilim adamları ise Xenobotları programlanabilen birer organizma olarak tarif ediyorlar. 500-1000 hücreyi barındırmasına karşın boyutu 1 milimetreden küçüktür. Bu robotlar hareket edebiliyor, birbiriyle grup olarak ortak çalışma gerçekleştirebiliyor ve ufak objeleri hareket ettirebiliyor. Ömürleri ise yaklaşık 10 gün.

    Xenobotlar Nasıl Üretildi?

    Öncelikle bu organizmayı üretmek için bilim insanları süper bilgisayarlardan yardım aldılar. Bu bilgisayarlar saniyede 1 milyar işlem gerçekleştirebiliyor. Bilim insanları Xenopus embriyolarından deri ve kalp hücrelerini ayırdılar ve bunları süper bilgisayarlarda evrimsel algoritmalarla tasarlanmış yeni formlarda birleştirmeyi başardılar. Araştırmacılar, süper bilgisayara şu görevi verdiler: Bir yönde hareket edebilecek en iyi hücre kümesi bileşimini ve şeklini bulmak. Evrimsel algoritmayı kullanarak hangi organizmanın hangi işi yerine getirebileceğini hesapladı. Bilgisayar, birkaç yüz hücreyi simülasyonlarda farklı şekillerde birleştirdi ve biyofizik kurallarını kullanarak en optimum cevabı buldu. Algoritmanın yüz bağımsız çalışmasından sonra, en umut verici tasarımlar test için seçildi. Ardından çeşitli hücre kombinasyonları ve şekilleriyle programlanabilir hücre robotları bu şekilde oluşturuldu. Çalışmayı yürüten Sam Kingman ise “Bu robotun bir uzaktan kumandası yok veya biyoelektrik kullanılmıyor. Tamamen kendi kendine hareket edebilen bir organizmadan bahsediyoruz.” Şeklinde bir ifade kullanıyor.

    Bu robotlar aynı bizim gibi proteinden enerji alarak hareket ediyorlar. Ve doğada daha önce görmediğimiz bu organizmalar üretildikten sonra kalp hücrelerinin esnekliği sayesinde tam da bilgisayarda tasarlandığı şekilde hareket etmeye başladılar. Aynı zamanda yürümekle yetinmiyor, etrafındaki küçük materyalleri taşıyabiliyorlardı. Yalnız tek ters giden tek şey Xenobotların tek başına belli bir görevi yapıyorlar ama ayrıca birleştiğinde tahmin edemediğimiz işler yapıyorlardı. Bu da bize kendi beynimizi hatırlatıyor. Tek tek hücrelerine ayırdığınızda her biri anlamsız ama bir araya geldiğinde ise bilinç ortaya çıkıyor. Aynı zamanda Xenobotların çoğunlukla sağlık alanında kullanılacağı öngörülüyor. Xenobotların herhangi bir tümörü  iyileştirebildiği veya bir damar tıkanıklığını temizlediğini düşünecek olursak, Xenobotların hayatımızı değiştireceği aşikar.

    Sonuç olarak bu Xenobotlar; tüm çalışmalar sonucunda birer ‘programlanabilir yaşayan robot’ olarak anılsa da aslında tamamen organik ve yaşayan dokuya sahip birer organizmalardı.

    Yazan: Hasan SALHİ

    Kaynak*

    Kaynak**

    Kaynak***

    YouTube Kanalımız

    Hasan Salhi (Bronz Yazar)
    Merhaba. Celal Bayar Üniversite'sinde endüstri mühendisliği öğrencisiyim. Her zaman kaliteli ve özgün içerik hazırlamaya çalışıyorum Teşekkürler.

    Popüler Yazılar

    İlgili Yazılar

    Leave a reply

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    %d blogcu bunu beğendi: