CERN´deki Deneylerde Kara Delik Oluşabilir mi?

CERN´deki Deneylerde Kara Delik Oluşabilir mi?

CERN laboratuvarları bildiğiniz gibi çağımızın insan eli ile yapılmış en güzel ve en karmaşık teknolojisidir. Deneyler başlamadan önce, kara delik olacak biz insanları ve dünyayı yutacak denildi. Her zaman bilinmeyenden, cevabı bulunmamış sorulardan korkmuşuzdur. Kimi Tanrıya bir meydan okuma, kimi de Tanrıya daha da yakınlaşma bekledi sonuçlarından. Oysa ki bilimin amacı sadece gerçeklere ulaşabilmek, evreni ve oluşumunu anlayabilmek.

Bilimsel bir çalışmadan söz etmek için, önce soruya cevap olacak teoriler üretilir. Bu teoriler kağıt üzerinde matematiksel olarak ispatlanır. Sonra da laboratuvar ortamında en fazla milyonda bir hata payı verecek şekilde sınanır. İşte bu laboratuvarın önemi ve korkulmasının sebebi, iki protonun çarpışmasından ortaya çıkacak enerjinin gücü. Deneysel parçacık fiziği Einstein’ın ünlü E=mc2 (kütle ve enerji birbirine dönüşebilir) denklemine uygun olarak, yüksek enerjili parçacıkları birbirine çarpıştırarak, açığa çıkan enerjiden yeni parçacıklar üretmeye dayanıyor

Düşünün ; 27 kilometrelik tünelde 15 metre uzunluğunda normal mıknatıstan 90 bin kat daha güçlü 1500’e yakın, yüksek güçte mıknatıs var. Bu mıknatıslar tünelde tutulan her maddenin atomundaki proton parçacıklarını elektromanyetik dalgalarla hızlandıracak. Bu parçacıkların ışık hızına yakın bir hızda birbirleri ile çarpışması için LHC’nin 8 parçası, eksi 271 dereceye kadar soğutulacak.

Eksi 271 dereceye ulaşıldığında bir protona kütlesinin 7 bin katı enerji verilecek ve parçacıklar, saniyede 40 milyon kez çarpışacak. 5000 GeV’lik (giga elektron volt) iki protonun kafa kafaya gelme ihtimali çok düşük, ancak iki proton kafa kafaya çarpıştığı an ortaya çıkacak fotoğraf, “kara madde”yi, bir başka deyişle kayıp maddeyi gösterecek. Çarpışmada saniyede 40 milyon fotoğraf çekilecek.

Peki gerçekten bir kara delik oluşabilecek mi bu deneyler esnasında ? Bazı bilim insanları evet kesinlikle oluşur derken, bazıları da oluşmaz demesi her ne kadar kafa karıştırıcı da olsa, imdada, genel göreliliğin tüm karmaşık matematiksel denklemlerine göre gerçekleştirdikleri bilgisayar benzeri (similasyon), iki parçacığın çarpışmasıyla bir mini kara deliğin gerçekten oluşabileceğini göstermesi yetişiyor. 

Mini kara delikler eğer oluşursa bunun çok önemli olan farklı boyutları da ispatlayabileceğini ve bilimin zaten Higgs bozonunun bulunması ile farklı bir yöne doğru müthiş ilerlemesini hızlandıracağını unutmamamız gerekiyor. Fizikçiler LHC’de mini kara deliklerin ancak uzayın bildiğimiz üç mekan ve bir de zaman boyutunun dışında ek boyutlara sahip olması halinde ortaya çıkabileceği görüşündeler. Bazı kuramlara göre bizim duyularımızla algılayamadığımız, ancak bir parçacık hızlandırıcısında gözlemlenebilecek bu fazladan boyutlar uzay-zaman dokusuna örülmüş küçük halkalar içinde saklı.

Aynı kuramlara göre fazladan boyutlar, Planck enerjisinin değerini büyük ölçüde düşürebilir. Dolayısıyla Dünyamızı yutmayacak ve varlıkları bozundukları parçacıkların dev detektörlerde saptanmasıyla anlaşılabilecek mini-kara deliklerin ortaya çıkması, aynı zamanda fazladan boyutların varlığını da kanıtlamış olacak görüşü hakim.

CERN Güvenliği Denetleme Grubu, çarpıştırıcının gerçekleştireceği bu deneyin doğada çoğu kez kendiliğinden oluştuğunu ve bir tehlike bulunmadığını savunarak, kozmik ışınların dünya ve diğer gök cisimleri ile sürekli benzer çarpışmalar yaşadığını söyleyerek haklı çıktılar. Şimdiye kadar yapılan tüm deneylerde böyle bir sorun ve tehlike yaşanmadı.

Bir karıncanın kafasını kaldırıp, bir makinaya ve onun gücüne hayran kalması , korkması gibidir belki de bizim korkumuz. Yine de bilimsel öngörü ve kontrollü riskler bizi ilerlemeye götürecek unsurlardır. Elektronun bulunduğu gün kimse bilgisayarın icat edileceğini hayal edemezdi. Burada ki buluşlarında neler getireceğini tahmin etmek mümkün değil. Bilinen o ki, evrendeki tüm maddelerin sadece beşte birini açıklayabiliyoruz. Evrenin gizeminin çözülebilmesi için beşte dördünü oluşturan karanlık maddenin keşfedilmesi gerekiyor.

Düzenleyen ve Çeviren: İ. Kaya

Popüler Yazılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar Bilim insanları çalışmalarında, gezegenlerin yapısı dışında, yaşanabilir bölgede geçirdikleri zaman ve oradan tekrar ayrıldıkları zamanla da ilgilenirler....

Nikola Tesla ’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı!

Nikola Tesla’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı! Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz? Tesla: Bu doğru bir soru,...

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark)

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark) Eski dönemde araştırmacılar, bireyin hafızasını ve IQ seviyesinin yükselemeyeceğini bunu biyoloji bir etken genetik özellik olduğunu iddia ediyorlardı. Fakat günümüz...

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır?

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır? Uzay denildiğinde aklımıza kapkara ve sonsuz bir boşluk gelir. Oysa hepimiz biliriz ki; uzayda...

İlgili Yazılar

4 Comments

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here

%d blogcu bunu beğendi: