Dünyanın En Tehlikeli Adaları Listesindeki Riems Adasında Korona Test Çalışmaları

Dünyanın En Tehlikeli Adaları Listesindeki Riems Adasında Korona Test Çalışmaları

Riems bir Alman adasıdır. 1900`lü yıllara kadar halka açık bir turistik adaydı. Şuan ise dünyanın en tehlikeli 10 adasından biridir. Baltık Denizi`nde bulunan bu adanın güvenlik seviyesi en yüksek seviye olan 4`tedir. Yüksek duvarlar ve tel örgüler ile korunuyor. Bu adayi bu kadar tehlikeli yapan ise 1910 yılında Robert Koch`un öğrencisi Friedrich Loeffler tarafından virüslerin incelenmesi, için kullanılmaya başlanmış olması.

Daha sonraki süreçte de Riems Adasi`nda birçok virüs depolanarak incelenmiş. Bu virüsler o kadar
tehlikeli ki yanlış ellere geçtiğinde milyonlarca insanı ve hayvanı öldürebilir. Global ölçüde salgınlara sebep olabilir.Bugüne kadar, adadaki son derece tehlikeli araştırmalar, ölümcül hayvan hastalıkları ile Sars, Ebola veya Kırım-Kongo kanamalı ateşi üzerinde yürütülmekteydi.Bu kadar tehlikeli hastalıklar üzerine şimdide Korona virüsü ile ilgili araştırmalar eklenmiş oldu.

Riems Adası, dünyadaki en eski virolojik araştırma tesisine ev sahipliği yapıyor.


Korona virüsü araştırması dahil Almanya Federal hükumeti, bu adada en tehlikeli virüs ve bakterileri araştırmak için gereken 89 laboratuvar ve 163 ahıra toplamda 300 milyon avro civarında yatırım yaptı.SARS-CoV-2‘ye ek olarak, Ebola veya Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalıklarını araştırmada, bu bütçeye dahildir. Bilim insanları Riems adasında SARS-VoV-2 korona virüsünün tedavisi için ateşli bir şekilde çalışıyorlar .

Virüsü daha iyi anlayabilmek, laboratuvarda yakından gözlemleyebilmek ve sonuçta insanlar üzerindeki aşı ve ilaçları test edebilmek için deneylere uygun hayvanlara acilen ihtiyaç duyuyorlar. Bu konuda en iyi denek hayvanı.örnek bir organizma olarak hizmet edecek hayvan çeşidi olmalıydı. Bu aramada en büyük kriter insan enfeksiyonunu yansıtan, aynı semptomlar gösteren hayvanların olması.

Tüm test serilerinin değerlendirmesi Mayıs başında tamamlandı. Buna göre tavuklar ve domuzlar deney hayvanı olarak uygun bulunmadı. Bu değerlendirme sonucunda, tavuklar ve domuzlar, korona virüs SARS-CoV-2 ile deneyler için deney hayvanları olarak seçilmedi.

Testlerde, meyve yarasalarının ve yaban gelinciğinin virüse karşı oldukça hassas olduğu gözlemlendi. Friedrich Loeffler Enstitüsü sözcüsü, “Bu iki hayvan haricinde öteki denek hayvanlarının virüsü tıpkı insanlar gibi esas olarak solunum yolunun üst bölgelerinde çoğalttığını, ancak hastalık belirtisi göstermediklerini.” dile getirdi.Gelinciklerin özellikle laboratuvar hayvanları olarak en uygunu olduğuna karar verildi.

Dünyanın En Tehlikeli Adaları Listesindeki Riems Adasında Korona Test Çalışmaları

Korona virüsü ile ilgili araştırmalarda gelincikler, bilim adamları için özellikle uygun laboratuvar hayvanlarıdır, çünkü meyve yarasalarından daha kolay elde edilirler. Ayrıca zaten gelincikler, özellikle grip virüsleri araştırmalarında insanlar için iyi bir model olarak hizmet ediyorlardı. Araştırma enstitüsüne göre, yaban gelinciği SARS-CoV-2 ile özellikle iyi enfekte olabilir, virüsü iyi çoğaltabilir ve aynı türün üyelerine iletebilir.

Çevirmen notu, Araştırmalarda hayvan deneklerin kullanılmasından rahatsızlık duyduğunuzu biliyorum. Bunun ne kadar etik olduğu herkes tarafından zaten tartışılıyor. En azından bütün dünyada insan yaşamını tehdit eden ölümcül hastalıklara karşı kullanılmasını gereklidir. Fakat asıl bizleri rahatsız etmesi gereken boş yere deneylerde kullanılan milyonlarca hayvanın acı çekerek ölmesi olmalı. Hayvanların denek olarak kullanıldığı diğer sektörlerde (deterjan, parfüm, sabun, temizlik maddeleri gibi) ürünler alırken, hayvan deneyi olmadan üretildiğine dair amblem aramanızı rica ediyorum. Milyonlarca hayvanın bu şekilde hayatını kurtarmış olursunuz. Son sözü ise Prof. R. Ryder´a bırakıyorum. “Bilimsel seviyede deney, hayvanlarla insanlar arasındaki benzerlik üzerine kuruludur. Ahlaki zemininde ise bu deneyler aralarındaki farklara dayanılarak haklı gösterilir.”

Çeviri: İ. Kaya

Kaynak*

Popüler Yazılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar Bilim insanları çalışmalarında, gezegenlerin yapısı dışında, yaşanabilir bölgede geçirdikleri zaman ve oradan tekrar ayrıldıkları zamanla da ilgilenirler....

Nikola Tesla ’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı!

Nikola Tesla’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı! Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz? Tesla: Bu doğru bir soru,...

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark)

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark) Eski dönemde araştırmacılar, bireyin hafızasını ve IQ seviyesinin yükselemeyeceğini bunu biyoloji bir etken genetik özellik olduğunu iddia ediyorlardı. Fakat günümüz...

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır?

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır? Uzay denildiğinde aklımıza kapkara ve sonsuz bir boşluk gelir. Oysa hepimiz biliriz ki; uzayda...

İlgili Yazılar

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here

%d blogcu bunu beğendi: