E = mc² Nedir?

E = mc² , 1905 yılında Albert Einstein’ın ortaya attığı sırlarla dolu güzel bir denklem…

Bu denklemi duymayan, görmeyen kişi sayısı çok azdır. Sürekli gördüğümüz bu denklemi altında yatan güzel şeyleri görebiliyor muyuz? Evet, hepimiz biliyoruz ki enerji eşittir kütle çarpı  ışık hızının karesi. Yani bir cismin kütlesi ile ışık hızının karesini çarparsak o cismin enerjisini buluruz.

Şimdi biraz daha ayrıntılı düşünelim. Bu denklem bize diyor ki kütlesi olan her cismin enerjisi vardır, kütle ve enerji birbirine dönüşebilir.

Muhteşem ve sırlı olan ise ışık hızının büyüklüğünden dolayı çok küçük kütleler bile muazzam büyüklükte enerji barındırır. Atom bombası,  buna örnek olarak verilebilir. Buradaki kilit nokta olan enerji ve kütle eşitliğinden kaynaklanan dönüşüme geri dönelim. Işık hızının bir sınırı ve geçilemezliği gerçeği sebebiyle verdiğiniz enerji ışık hızını attıramayacağı için kütleyi arttırır. Hızı artamadığı için kütle kazanıyor ve bu sebeple  kütle arttığı için hızı  artamıyor. Kütlesini azaltırsanız enerjisi de azalır ve bunun tam tersi de geçerlidir.

Einstein’ın ışık hızının herkes için aynı olması gerektiği görüşü hiçbir şeyin ışıktan daha hızlı hareket edemeyeceğini söyler. Bir kişi, ister bir parçacık olsun isterse bir uzay gemisi olsun, herhangi bir şeyi hızlandırmak için enerji kullanırsa o şeyin kütlesi artar ve daha da hızlanması güçleşir. (Eylemsizliği artmaya başlıyordur. Eylemsizlik ise bir cismin hızını artırmaya çalıştığımızda, hızın artmaması için gösterdiği tepkidir. ) Işık hızına çıkmak ise sonsuz enerji gerektireceği için böyle bir şey mümkün değildir.Işık hızının geçilemezliğinin sebebi bu aslında, ışık hızının belirli bir değeri var ve onu geçmeyiz, geçmek için enerji verirseniz bu enerji kütleye dönüşür o kütle de eylemsizliği artırdığı için hızın artması imkansıza doğru yol alır.

Şu an kütlenizi düşünüp ne kadar büyük bir enerji taşıdığınızı hesaplayabilirsiniz. ☺️

Yazan: Fatma BAYBARZ

Kaynak: Ceviz Kabuğundaki Evren Stephen W. Hawking

YouTube Kanalımız

Peki, Stephen Hawking kimdir?

Stephen Hawking , Einstein kadar devrimsel nitelikte buluşları olmasada devrimsel buluşlar yapmış, evrenin özeliğini ve işleyişini en iyi aktaran bilim insanıdır.

Stephen Hawking, 8 Ocak 1942 yılında Galileo’nun üç yüzüncü ölüm yıl dönümünde Oxford, Birleşik Krallık’ta dünyaya geldi. Babası Frank Hawking doktor, annesi Isobel Hawking ise felsefeciydi. Aile aslında sürekli bombalanma riskinde olan Londra’da oturuyordu ama Stephen Hawking için daha güvenli olacağını düşündükleri için Oxford’a taşındılar.

Hawking’in bebekliği 2. Dünya Savaşı’nın gölgesinde geçti. Lisans eğitimini Oxford’ta yaptı ama zeki biri olmasına karşın derslerinde çokta iyi değildi. Bitirme sınavlarına zorlandı hatta bir sözlüye bile kaldı. Stephen Hawking, Oxford’dan Cambridge’e geçiş yaptı. Burada kozmoloji üzerine doktora yapmak istedi. Big Bang (Büyük Patlama) terimini bilime kazandıran Alfred Hoyle’un öğrencisi olmak istedi ama isteği olmadı. Onun yerine modern kozmolojinin önemli bilim insanlarından Dennis William Sciama ile çalıştı. Hawking doktora tezini, büyük İngiliz matematikçi ve kozmolog Roger Penrose’un kara deliklerin merkezlerinde bulunduğu tahmin edilen eşitsizliği tüm evrene uygulama üzerine yaptı.

Yazan: Selim ÖZTEMEL

Kaynak*

YouTube Kanalımız

İlginizi çekebilecek bir video:

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here