Daha Fazlası

    En Basit Anlatımla Evrenin Büyüklüğü

    Evren Ne Kadar Büyük?

    Özellikle gecenin ilerleyen saatlerinde, gündelik hayatın yorucu temposundan sıyrılıp bir an için gökyüzüne baktığımız zaman, bizi güzelliğiyle büyüleyen bir çok yıldız, gezegen, uydu ve göktaşları, hatta bazen de nebula, galaksi ve eğer şanslıysak bir süpernova patlamasının muhteşem görüntüsünü görürüz. İnsanlığın ilk günlerinden beri, gözünü bir kerecik dahi olsa gökyüzüne çevirmiş olan her insanı derinden etkileyen bu muhteşem manzara hakkında ne zaman konuşacak olsak, evrenin büyüklüğü karşısında hayret ederiz. Ama aklımızın alamayacağı sayılar işin içine girdiği zaman, o sayıların sadece çok ama çok büyük olduğunu düşünmekten öteye gidemiyoruz. Ama yine de kendimize bir şans verip, evrenin büyüklüğü üzerine düşünmeyi deneyebiliriz. İşte bu yazıda, en basit şekilde, evrenin ne kadar büyük olduğunu konuşacağız. Hadi vakit kaybetmeden başlayalım…

    Öncelikle, çok daha büyük sayılara geçmeden önce, nispeten kolay anlaşılır sayılardan başlamak için iki şeyi bilmemiz gerekiyor. Bunlardan ilki, astronomide en önemli bilgi kaynağı olan ışık hakkında olacak. Işık, evrende en hızlı hareket edebilen tek olgudur. Ve bu hız, yaklaşık olarak, saniyede 300 bin km’dir. Yani ben gözümü açıp kapatana kadar ışık, benden tam 300 bin km uzaklaşmış olur. Ayrıca bizler, etrafımızdaki nesneleri, ışığın o nesnelerden çıkıp gözümüze ulaşması sayesinde görürüz. Yani nesneyle aramızdaki mesafe ne kadar fazlaysa, aslında o kadar eski bir tarihe bakıyoruz demektir. Karışık olduğunu biliyorum ve buna birazdan döneceğim. İkinci olarak bilinmesi gereken şey ise astronomide AU -yada AB- olarak kısaltılan “Astronomik Uzaklık” kavramı. AU, Dünya ile Güneş arasındaki mesafeyi ifade ediyor ve bu mesafe, kabaca, 150 milyon km’dir.

    Hadi şimdi tüm bunları biraz daha somutlaştıralım. Saatte 1000 km’lik bir hızla hareket eden jet uçağına binip, Dünya’nın etrafını hiç durmadan dolaştığımızı hayal edelim. Bir tam tur atmak için yolculuğumuz, yaklaşık olarak, 40 saat sürerdi. Yani 40 saat sonra başladığımız yere ulaşabilirdik. Fakat ışık, bir saniye içerisinde dünyanın etrafını 7 kere dolaşabiliyor. Bu hızı hayal etmesi oldukça zor öyle değil mi? Ya da birlikte, AU olarak kısalttığımız mesafeyi düşünelim. Bir uçakla Güneş’e gitmek isteseydik, tabi bu hiç iyi bir fikir olmazdı, seyahatimiz, yaklaşık olarak, 19 yıl sürerdi. Işık ise bu mesafeyi yalnızca 8 dakika içerisinde kat edebiliyor. Yani biz, Güneş’in 8 dakika önceki halini görüyoruz. Bu da demek oluyor ki Güneş, biz ona bakarken yok olsaydı, Güneşi yaklaşık 8 dakika kadar daha görebilecektik. Ufak bir zaman yolculuğu gibi. Tekrar düşünmeye devam edelim…

    Dünyamızın diğer 7 Gezegenle birlikte Güneşin etrafında dönerek oluşturduğu sisteme, Solar Sistem adını veriyoruz. Şimdi ise Güneş’e uzaklığı 39.5×AU olan Plüton’a bir uçakla gittiğimizi hayal edelim.  Yolculuğumuz, yaklaşık, 750 yıl sürecekti. Bu süre içerisinde kaç insan neslinin yaşayacağını düşünebilmek bile oldukça güç. Güneşten çıkan bir ışığın Plüton’a ne kadar süre içerisinde ulaşabileceğini hesaplamayı ise size bırakıyorum…

    Işığın bir sene içinde aldığı mesafeye, ışık yılı denir. Bu mesafe, kabaca, 9 buçuk trilyon km’dir. Böyle bir sayıyı rakamla göstermek isteseydik sayımız, 9,5.000.000.000.000 km şeklinde olacaktı. Orta büyüklükte bir galaksi olduğu bilinen ve içerisinde güneş de dahil 200-400 milyar yıldız barındırdığı tahmin edilen gökadamız Samanyolunun çapı ise, tahmini olarak, 100 bin ışık yılı kadardır ve bu devasa yapı her saniye 500 metre kadar genişliyor. Galaksimizin büyüklüğünü hayal etmek için şunu düşünebiliriz. Dünyamız, Güneş etrafındaki bir tam turu, yaklaşık olarak, 365 gün 6 saat gibi bir süre içerisinde tamamlar. Biz buna bir tam yıl diyoruz. Güneş de tıpkı Dünyamız gibi Samanyolu galaksisinin çevresinde döner. Bu devasa yıldız, saniyede 200 km hızla yörüngesindeki bir tam turu yaklaşık 250 milyon yılda tamamlar. Güneşin bugünkü yaşının 4,6 milyar yıl olduğunu düşünürsek, yıldızımız Samanyolu gökadasının çevresinde yalnızca 18 tam tur atmış durumda. Ya da bize en yakın komşu galaksimiz olan Andromeda gökadasını düşünelim. Maviye kayma ölçümlerine göre her saniye 110 km hızla birbirimize yaklaştığımız ve tahminen 5 milyar yıl sonra çarpışacağımız bu galaksinin ışığı bize 2 buçuk milyon yılda gelmekte. Ayrıca evrende, tahmin edilen, farklı boyutlara sahip 7 trilyon 225 milyar galaksi var. Elbette tüm bu galaksilerin içerisindeki yüz milyarlarca yıldız ve trilyonlarca gezegeni de unutmamak gerekiyor. Bu büyük sayıları algılayabilmek için şöyle bir örnek verebiliriz. Dünya üzerinde yaklaşık olarak 7 buçuk milyar insan yaşamakta. Eğer 7 buçuk milyar sayısına ulaşmak için hiç durmadan, dinlenmeden sayacak olsaydık, gerekli olan süre 237 yıl olurdu çünkü her yeni basamakta saymak için harcadığımız süre artacaktır. Daha da ilginç olanı ise evrene dair tüm bildiklerimizi “gözlemlenebilir evren” terimiyle ifade ederiz ve tüm bilgilerimizin toplamı, gerçek evrenin yalnızca % 4’üne karşılık geliyor. Yani geriye kalan %96’lık devasa bölümüyle ilgili hiç bir bilgimiz yok. Böyle bir büyüklüğü hayal edebildiniz mi?

    Son olarak çok yakın bir zamanda keşfedilen ve İcarus adı verilen yıldızı da anmadan geçmeyelim. Resimde çember içindeki minicik nokta… Hubble Uzay Teleskobuyla şimdiye kadar gözlemleyebildiğimiz en uzak gök cismi olan bu yıldızın bize uzaklığı 9 milyar ışık yılı. Yani İcarus’un 9 milyar yıl önceki halini görüyoruz. Belki de bu yıldız çoktan ölmüştür fakat biz bu yıldızı, 9 milyar yıl daha göreceğiz… Bu yazıda evrenin büyüklüğü karşısında ne kadar küçük olduğumuzu konuştuk, bir başka yazıda ise maddenin küçüklüğü karşısında ne kadar büyük olduğumuzu konuşacağız.

    Yazan: Mustafa İMAMOĞLU

    Kaynak*

    Kaynak**

    YouTube Kanalımız

    En Basit Anlatımıyla Evren Ne Kadar Büyük?

    Popüler Yazılar

    İlgili Yazılar

    Leave a reply

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    %d blogcu bunu beğendi: