Radyoaktif Adam Ernest Rutherford Kimdir?

Ernest Rutherford Yeni Zelandalı-İngiliz deneysel fizikçi ve 1908 yılı Nobel Kimya Ödülünün sahibi.

Eğitim Hayatı

Rutherford, Liseyi burslu okudu. Üniversiteyi ise yine burslu olarak Christchurch’teki Canterbury College’tan 1892 yılında lisans ertesi yıl ise üstün bir başarı ile yüksek lisans derecesini aldı. Bir yıl daha okulda kaldı ve bu sırada demirin yüksek frekanslı manyetik alanlardaki mıknatıslanma özellikleri üzerine araştırma yaptı. Hertz’in birkaç yıl önce bulduğu elektromanyetik dalgaları sezen bir dedektör yapmayı başardı.

1895 yılında İngiltereye gitti. Burada Cambridge Üniversitesinde J.J. Thomson’ın yanında çalışmaya başladı. Cambridge’de iken elektromanyetizma üzerine deneylerini sürdürdü ve hertz dalgalarını 3 kilometre uzaklıktan gönderip almayı başardı.

Aralık 1895 yılında x ışınlarını bulduğunu açıklamasıyla beraber ikili bunun üzerine çalışmaya başladılar. X ışınının gazlar içinden geçerken çok sayıda artı ve eksi elektrik yüklü parçacık ortaya çıkmasına, yani iyonlaşmaya yol açtığını, bu parçacıkların birleşerek nötr atomlar oluşturduğunu buldular.

Rutherford ayrıca bu iyonların hızını ve birbirleriyle birleşerek  yeniden gaz molekülleri oluşturma süresini belirlemeye yönelik bir yöntem geliştirdi. İyonlaşma gücü yüksek olan ama kolaylıkla soğurulabilen ışın türünü alfa ışınları, daha az iyonlaşmaya yol açan ama girim gücü daha yüksek olan ışınlara ise beta ışınları olarak adlandırdı. 19. yüzyılın sonuna doğru pek çok fizikçi artık fizikle alakalı gerçekleştirecek bir yenilik kalmadığını düşünüyordu ancak Rutherford üç yıl gibi bir sürede yeni bir fizik dalı ortaya çıkardı: Radyoaktiflik.

Radyoaktifliğin bir elementin atomlarının başka bir elementin atomlarına kendiliğinden dönüşme süreci olduğu sonucuna vardı. maddenin değişmezliği kavramına sıkı sıkıya bağlı birçok bilim insanı bu görüşe karşı çıkacak ama Rutherford’un görüşlerinin doğruluğu kısa sürede anlaşılacaktı. Bu başarısının üzerine Rutherford 1903 yılında Royal Society üyeliğine seçildi. Ertesi yıl aynı kurumun başarılı bilim insanlarına verdiği ödül olan Rumford Madalyası ile ödüllendirildi. Alfa ışınlarının elektrik ve manyetik alanlarda sapmaya uğradığını1903 yılında belirleyen Rutherford, sapmanın yönünü inceleyerek, bu ışınların artı elektrik yüklü parçacıklardan oluştuğu sonucuna vardı ayrıca bu parçacıkların hızını ve elektrik yükü/kütle oranını ölçmeyi başardı.

Ancak bunların dışında Rutherford’un bilime yaptığı en önemli katkılardan biri 1911 yılında geliştirdiği Rutherford Atom Modelidir. Alfa parçacıklarının ince metal levhalardan geçişini inceleyen Rutherford, alfa parçacığı artı yüklü olduğundan, levhadan geçişi sırasında metal atomlarındaki artı yüklerin banal etkisiyle sapmaya uğrayacağını ama parçacığın kütlesi çok büyük  olduğu için bu sapmaların çok küçük olacağını düşünüyordu.

Yaptığı deneylerde alfa parçacıklarının gerçekten de genel olarak çok küçük saptamalar gösterdiği (%90 oranında) ama arada büyük açılarla sapan parçacıkların bulunduğu hatta bazen bir parçacığın hareket yönünü değiştirip geriye döndüğü gözlendi. Böylesine büyük kütleli bir alfa parçacığının bu kadar sapması için atomdaki bütün artı yüklerin bir noktada yoğunlaşmış olması gerekiyordu. Bu yapıya çekirdek dendi ve buna dayanarak Rutherford atomun boşluklu bir yapıdan oluştuğunu keşfetti. Rutherford’un bu görüşten yola çıkarak oluşturduğu modele Rutherford Atom Modeli ya da Çekirdekli Atom Modeli olarak adlandırılır. Atom modelleri Rutherford’un atom modeli son atom modeli değildir. Rutherford’un arkasından Bohr ve Modern atom modeli vardır.

Yazan: Arda KÖROĞLU

Kaynak*

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here