Fildişi Ticareti ve Kaçak Avlanma

Filler yaşayan en büyük kara hayvanlarıdır. Günümüzde yaşayan 3 adet fil türü var; bunların ikisi Afrika’da biri de Asyada yaşıyor. Afrika çalı fili (Loxodonta africana), Afrika orman fili (Loxodonta cyclotis) ve Asya fili (Elephas maximus). Bu devasa hayvanlar bile insanın bitmek bilmeyen para hırsının kurbanı olmuş, coğrafi keşiflerden sonra Avrupalıların Afrika’yı sömürgeleştirmesi ile fil dahil binlerce hayvan türü nesillerini tehdit edecek kadar çok avlanmıştır.

Afrika fillerinin mevcut yaşam alanları

Fildişi Ticaretinin Kısa Tarihçesi

Fildişi (ivory) antik çağlardan beri kıymetli görülen bir malzemeydi. Eski insan uygarlıklarının mamutlardan elde ettikleri fildişlerini bileklik ve heykelcik yapmak için kullandıkları biliniyor, fildişi yüzlerce yıl sanatsal amaçlarla kullanıldı. 3500 yıllık Mısır kayıtlarında Firavun II. Thutmose’un dişleri için 120 filmi avladığı bile yazılıyor, yani fillerin dişleri için avlanması binlerce yıldır devam eden bir olgu. Coğrafi keşiflerle beraber 17. Yüzyılda fildişi ticareti miktarlarında büyük artışlar yaşandı. Batı’daki bıçak, tarak, oyuncak, piyano tuşu, bilardo topu, mobilya ve sanat malzemeleri endüstrileri için Afrika ve Hindistan’daki filler yoğun şekilde avlanmaya başladı. Günümüzde Afrika’nın batısında “Fildişi Sahilleri” isimli bir ülke bulunması bu ticaretin ne boyutlara ulaştığını ve önemini gösteriyor. 1942’de 1.3 milyon olan fil nüfusu 1989’da (global av yasağının yürürlüğe girdiği yıl) 600 bine inmişti. 1977-92 arası süren Mozambik İç Savaşı’nda taraflar savaşı finanse etmek için ülkenin fil nüfusunun yüzde doksanını katlettiler.

Uluslararası fildişi pazarı 1989’da resmi olarak sonlandırıldı. Avcılığı ve fildişini yasaklayan yasaların çıkmasına rağmen Afrika ve Asya’da kaçak avcılık sorunu devam ediyor. Bugün dünya çapında 415,000 fil yaşamakta. Filleri etkileyen tek sorun fildişi avcılığı değil elbette. Yaşam alanlarının yok edilmesi de fillere ağır bir darbe vuruyor. Son otuz yılda Afrika orman fillerinin nüfusu yüzde 86, Afrika çalı fillerinin nüfusu ise son elli yılda yüzde 60 düşüş gösterdi. Batı ülkelerinde fildişine olan talep çok azalmış olsa da Asya marketi hala daha tonlarca fildişi talep ediyor, özellikle Çin. Çin’deki kara marketlerde fildişinin kilogramı yaklaşık 730 dolara alıcı bulabiliyor. Gergedan boynuzlarında olduğu gibi fillerin de öldürülmeden dişlerinin sökülmesine dair fikirler öne atılmış olsa da bu fikir pek mantıklı değil. Fildişi çok sayıda sinir hücresi ve kan damarı içeren canlı bir hücre olduğu için bu işlem hayvanın ölümüne yol açabilir ve çok meşakkatli olacağı için avcılar hayvanları doğrudan öldürerek dişlerini çalmayı tercih edecektir.

Avcılığın Fil Popülasyonları Üstündeki Etkisi

Yaklaşık yüzyıl önce fil popülasyonlarında dişsiz olmak ender görülen bir durumdu. Fildişleri; tehlikeleri def etmek, su bulmak için kuyu kazmak ve ağaç kabuğu koymak için kullanılır. Erkekler için fildişleri daha da önemlidir çünkü çiftleşme mücadelelerinde erkekler dişlerini kullanarak savaşırlar.

Dişsizlik (tusklessness) genetik olarak X kromozunda bulunan bir mutasyondan kaynaklanır ve erkek fillerde ölümcül etki yaptığı için ana rahmindeki erkek fil olması gerektiği gibi gelişme gösteremez. Bu sebeple dişsiz filler yaygın görülürken dişsiz erkekler doğmadan ölüyorlar. Kaçak avcılık yüzünden onbinlerce fil katledilirken dişsiz ya da kısa dişli filler bu katliamdan daha az hasar görerek çıkmayı ve genlerini aktarmayı başardılar. Afrika’daki bazı fil popülasyonlarında dişilerin yüzde doksan sekizi dişsiz. Dişsiz filler kaçak avcılardan korunuyor olsa da bu fil türü için başka sorunları getiriyor.

Yazan: Göktuğ DONK

Kaynak*

Kaynak**

Kaynak***

Kaynak****

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here