Genel Kültür Bilgileri 19

– Mançinel ağacına İspanyollar tarafından “ölüm elması” da denir. Meyveleri elma gibi görünür ve yenildiğinde ölümcül olabiliyor.  Eğer Ağacı yakmak isterseniz zehirli, kör edici gazlar yayar ve ağacın özü de cilt hastalıklarına yakalanmanıza neden oluyor.

– Baltık Denizi’ndeki Riems adası, dünyadaki potansiyel olarak en tehlikeli adadır. Bu küçük adada Friedrich Loeffler Enstitüsü laboratuvarları bulunmaktadır.  Dünyadaki en tehlikeli virüs ve patojenlerin çoğu, enstitünün laboratuvarlarında saklanmaktadır.  Bilim adamları bu adada hayvanlar üzerinde deney yaparak ölümcül salgın hastalıkları araştırır, izler ve çözüm üretmeye çalışır. Dünyanın en yüksek biyolojik koruma seviyesi olan dördüncü seviyedeki  koruyucu önlemler ile çevrilidir.

– Korozyon reaksiyonları, muhtemelen yeryüzündeki mali açıdan en zararlı kimyasal reaksiyonlardır.  Paslanan otoyollar, köprüler, binalar, borular, vs.’nin yıllık maliyeti yaklaşık 3,3 trilyon ABD doları olduğu tahmin edilmektedir.  Sanayileşmiş ülkeler için onarım maliyetleri gayri safi yurtiçi hasılanın yaklaşık % 3-6’sına mâl olur.

– İnsanların kan rengi kırmızıdır fakat yeryüzündeki bütün canlıların farklı kanı sadece kırmızı değildir. Mavi, yeşil, sarı ve mor kana sahip canlılar da yaşamaktadır.

Genel Kültür Bilgileri 19

– “Uzaylı el sendromundan” muzdarip olanlar ellerinden birinin hareketini kontrol edemezler. Örneğin, hasta kişi sağ eliyle yemek istemesine rağmen sol eli onu engellemeye çalışır veya aşırı durumlarda, uzaylı el hastayı (kendini) boğmaya çalışır.

– En çok acı veren dikenlere sahip bitki Avustralya ısırgan otu’dur. Giysilere nüfuz eden iğneleri moroidin zehiri içerir. Bu zehir, kimyasal olarak çok kararlı olduğu için haftalarca hatta aylarca sürebilen şiddetli bir yanma hissini tetikler.  Sırf bu yüzden uzun süren acılara dayanamayarak canına kıyan insanlar olduğu biliniyor. Halk arasında bu bitkiye “intihar bitkisi” de deniyor.

– Mamutlar yaklaşık 4,500 yıl önce yaşadı.  O sırada Mısır’da Giza piramitleri inşa ediliyordu.

– Nötron’u keşfeden Chadwick, protonu keşfeden Rutherford’un öğrencisiydi.  O da elektronu keşfeden Thomson’ın öğrencisiydi.

– Kurbağalar, 1930’lardan 1960’lara kadar gebelik testi olarak kullanıldı.  “Kurbağa testinde” hamile olduğu düşünülen kadının idrarı erkek kurbağanın lenf kesesine enjekte edilirdi. Eğer kadın hamile ise HCG hormonu idrarında bulunur ve bu da kurbağanın sperm üretmesini sağlar. Yöntem kurbağalar için ölümcül değildir fakat acı vericidir.

Çeviri: İ. KAYA 

Kaynak: Wirtschaftspsychologiefakten

YouTube Kanalımız

1 Comment

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here