Daha Fazlası

    Güneş Sistemimizin Bir Numaralı Gezegeni: Merkür

    Güneş Sistemindeki Gezegenler – Güneş Sistemimizin Bir Numaralı Gezegeni: Merkür

    Gökyüzündeki kısa ve hızlı hareketlerinden dolayı adını Roma tanrılarının habercisinden alan Merkür, Güneş’e en yakın olan gezgendir. Güneş’e en yakın gezegen olmasına rağmen en sıcak gezegen Merkür değildir, Venüs’tür. Merkür Güneş Sistemi’ndeki en küçük gezegendir; öyle ki Dünya’nın uydusu Ay’dan biraz büyüktür. Konumu ve büyüklüğü bakımından zifiri karanlık gecelerde çıplak gözle görülmesi mümkün değildir. Yine de doğru zamanda ve doğru konumda Merkür’ü özel ekipmanlara gerek duymadan görebilmek mümkündür.

    Merlür, Fotoğraf: NASA John Hopkins University Applied Physics Laboratory

    Merkür’ün Evrimi

    Güneş Sistemi’ndeki bütün diğer gezegenler gibi Merkür de 4.5 milyar yıl önce oluşmuştur. Güneş’in oluşumundan kalan tozlardan ve gazlardan yoğunlaşan Merkür, günümüzde bildiğimiz metalik çekirdek ve kayalık yüzeyden oluşan haline geldi. Oluşumundan sonra hızlıca soğudu ve bu yüzden ilk bir milyar yılda magmanın dış kabuktan kaçmasını önlemiş oldu. Magmanın kaçmasınnın önlenmesiyle yüzeydeki jeolojik aktivitenin (volkanizma gibi ) sonlanabilmesi için yeterince daralmış oldu.

    Merkür’ün Yüzeyi Fotoğraf: John Hopkins University Applied Physics Laboratory Carnegie Institution of Washington

    Bazı temel görüşlerin ve kabullerin olmasına karşın gezegenin nasıl oluştuğuna dair kesin bir şey söylemek pek de mümkün değildir. Bu sebepten Merkür’ün evrimi için çeşitli teoriler mevcuttur. Önceleri Merkür’ün demir zengini bir gezegen olmasından dolayı yüzeyinin, yalnızca yüksek donma sıcaklığına sahip maddelerin katılaşabildiği ‘Solar Nebula’ yani  Güneş Bulutsusunun iç bölgelerinden gelen maddelerin birikmesiyle oluştuğuna inanılıyordu.

    Merkür. Fotoğraf;NASA – Güneş Sistemimizin Bir Numaralı Gezegeni

    Güneş Sistemi’nin oluşumuna dair modern teorilere göre ise; Merkür yüzeyinde biriken maddeler muhtemelen Güneş Sistemi’nin bir kısmında oluşmuştur. Hatta Merkür’ün sadece yüzeyi değil, kendisi astreoit kuşağından içeri doğru bir yerlerde oluşmuş olabilir. Daha sonra yerçekiminin etkisiyle protogezegenler Merkür’ün konumunu değiştirmiş olabilirler.

    Bazı bilim insanları ise Merkür’ün evriminin, gezegenimizin uydusu Ay’ın evrimine benzemekte olduğunu ileri sürmektedirler. Şöyle ki; Merkür’ün erken çağlarında gerçekleşmiş olan devasa bir çarpışma gezegenin dış yüzeyini gezegenden tamamen ayırmış ve geriye sadece gezegenin demir zengini çekirdeğini bırakmış olabilir.

    Bunlarla birlikte Güneş rüzgarları, astreoitler, kuyruklu yıldızlar ve göktaşları Merkür’ün yüzeyinin şekillenmesinde rol oynamaktadır.

    Günümüzde bilim insanları hala Merkür’ün evrimiyle ilgili çalışmalarına devam etmektedirler. Bunun için gezegende meydana gelen jeofiziksel, jeolojik olaylar incelenmektedir. Bu çalışmalara göre Merkür’ün günümüzde bile jeolojik olarak etkin olduğu görülmektedir. Güncel yerçekimsel alan ölçümleri Merkür’ün dış çekirdeğinin hala erimiş durumda olduğunu göstermektedir. Bu veriler gezegenin soğumasının hala bitmemiş olduğunu göstermektedir.

    Merkür’ün Karakteristik Özellikleri

    Merkür’ün Güneş Sistemi’ndeki en küçük gezegen olduğunu söylemiştik. Uydumuz Ay’dan kısmen büyük olan gezegen, Dünya’dan ise yaklaşık 2.6 kat daha küçüktür. Karasal bir gezegen olan Merkür’ün yüzeyi kayalık yapıdadır.

    Fotoğraf:NASA 

    Merkür’ün atmosferi yoktur. En sıcak gezegen olmamasının sebebi de budur; atmosfer yokluğundan dolayı Güneşten gelen sıcaklık gezegende tutulmaz. Merkür ekstrem sıcaklık geçişlerine sahiptir; gündüzleri 800 Fahrenayt (yaklaşık 400 °C) olan yüzey sıcaklığı, geceleri -290 Fahrenayt’a (yaklaşık -170°C) kadar düşebilir.  Atmosferi olmadığı için Merkür’ün yüzeyi de tıpkı Ay yüzeyi gibi kraterlidir. Atmosfer yokluğu uzay boşluğundaki nesnelerin etkisini engelleyemez ve gezegene çarpan nesneler (göktaşları gibi) kraterleri oluşturur.  (Eğer atmosfer olsaydı, cisimlerin hızını yavaşlatacak ve çarpışmaların etkisini küçültecekti.)

    Aslında Merkür’ün çok ince bir atmosferi vardır. Bu ince atmosfere ekzosfer de denilmektedir ve bu ince atmosfer çoğunlukla oksijen, sodyum, hidrojen ve potasyumdan oluşmaktadır. Bulunan bu ince atmosferin pek de etkili olduğu söylenemez, ekzosfer gezegeni olağan bir atmosfer gibi korumaz. Dolayısıyla atmosfer yoktur varsayımını yapmak yanlış olmaz.

    Merkür Yüzeyi. Fotoğraf:NASA (Renklendirilmiş) Güneş Sistemimizin Bir Numaralı Gezegeni

    Merkür’ün hiç uydusu yoktur, çünkü Güneş’e çok yakındadır. Eğer Merkür’ün herhangi bir uydusu olsaydı; Güneş’in uyguladığı şiddetli yerçekiminin etkisiyle uydu yörüngesinden çıkardı.

    Güneş Sistemi’ndeki en hızlı gezegen Merkür’dür. Güneş’e en yakın gezegen olduğundan bir tam turu yapmak Merkür için daha kısa sürmektedir. Merkür’ün Güneş’in etrafında bir tam tur dönmesi 88 Dünya günü sürmektedir.  Merkür kendi etrafında Dünya’ya oranla daha yavaş dönmekte, bu sebepten de bir Merkür günü daha uzun sürmektedir. Merkür’de bir gün 59 Dünya gününe eşdeğerdir.

    Bütün bunlar göz önüne alındığında Merkür’de olağan gün doğumu ve gün batımları da olmuyor tabii ki. Merkür’de 180 Dünya günüde bir gün doğumu gerçekleşmektedir.

    Merkür’ün Keşfi

    Merkür yalnızca şafak vaktinde ve alacakaranlıkta çıplak göz ile yakalanabilir ve genellikle ufuk çizgisi civarında görülür. Tabii bu gözlem sadece Merkür Dünya ve Güneş’in arasından geçtiğinde mümkündür.

    Merkür’ü gözlemlemek için ileri teknolojiye sahip olmak şart değildir. Bu sebeple Merkür antik çağlardan beri bilinmektedir. En az 5000 yıl öncesinde Sümerlilerin Merkür’ü yazı tanrısı Nabu ile ilişkilendirdikleri bilinmektedir.

    Fotoğraf: NASA

    Merkür’e şafak vaktinde ve alacakaranlıkta gözükmesinden dolayı akşam yıldızı ve sabah yıldızı isimleri de verilmiştir. Yunan astronomlar iki isimle anılmasına rağmen Merkür’ün tek bir gezegen olduğunu söylüyorardı. Ayrıca M.Ö. 500’de Heraklitos Merkür’ün ve Venüs’ün Dünya’nın değil Güneş’in etrafında döndüğünü söylemiştir.

    Antik gözlemleri bir kenara bırakırsak, ilk modern gözlem diyebileceğimiz gözlem 17. yy’da Galileo Galile ve Thomas Harriot tarafından teleskoplar ile yapılmıştır.

    Merkür Görevleri: Gezegene Gönderilen Uzay Araçları

    Mariner 10 ve MESSENGER uzay araçları olmak üzere iki uzay aracı Merkür’ü ziyaret etmiştir.  NASA tarafından gerçekleştirilen ve Merkür’e yapılan ilk uçuş Mariner 10 uçuşudur. 1974 ve 1975’te Mariner 10 gezegene üç alçak uçuş gerçekleştirdi. Bu alçak uçuşlar gezegenin %45’lik kısmının fotoğraflarını çekti.

    MESSENGER Uzay Aracının Üçüncü Uçşunda Çektiği Merkür’ün Kuzey Ufku Fotoğraf:NASA

    Diğer uçuş yine NASA tarafından gerçekleştirilen MESSENGER (Mercury Surface, Space ENvironment, Geochemistry, and Ranging)  uçuşudur. Merkür yörüngesine girmiş ilk sonda olan MESSENGER; gezegenin çekirdeğini, manyetik alanını ve bileşimi hakkında araştırma yapıp veri toplamıştır. 2011 Mart ayında MESSENGER uzay aracının Merkür’ün yörüngesine girmesiyle başlayan görev, 2015 Nisan ayında aracın Merkür yüzeyine planlı bir şekilde çarpmasıyla sonlanmıştır.

    Yazan: Elif IŞIK

    Kaynak*

    Kaynak**

    Kaynak***

    Kaynak****

    Kaynak*****

    Kaynak******

    Kaynak*******

    Kaynak********

    YouTube Kanalımız

    Elif Işık
    17 Eylül 1998 tarihinde İstanbul Kadıköy'de doğdum. İlkokula Çakmak İlköğretim Okulu'nda başladım. Lise eğitimimi Atakent Anadolu Lisesi'nde bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi Fizik Bölümü'nü kazandım. Üniversiteye başladığım ilk sene İngilizce hazırlık okudum. Şimdi ise fizik bölümü üçüncü sınıf öğrencisi olarak eğitim hayatıma devam etmekteyim.

    Popüler Yazılar

    İlgili Yazılar

    Leave a reply

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    %d blogcu bunu beğendi: