Güneş Sisteminde Daha Önce Bilinmeyen 461 Yeni Gök Cismi Bulundu

Güneş Sistemi’nin dış sınırları garip ve gizemli bir yer oluşturur. Soğuk ve karanlık bir gezegen olan Neptün’ün yörüngesinden ‘’Kuiper Kuşağı’’ adı verilen bir buzlu nesne sürüsü, Güneş Sistemi  doğduğundan beri pek değişmediği düşünülen  Güneş’İn yörüngesinde döner.

Güneş Sisteminde Daha Önce Bilinmeyen 461 Yeni Gök Cismi Bulundu

Güneş’in yörüngesi çok karanlık, uzak ve nesneler çok küçük olduğu için gökbilimcilerin orada tam olarak ne olduğunu fark etmeleri zor.  Bu durum, yakın zamanda yapılan bir araştırmanın sonuçlarını oldukça harika hale getiriyor. Karanlık Enerji Araştırması’ndan elde edilen verileri kullanan gökbilimciler, 461’i yeni keşfedilen  815 trans-Neptün nesnesi (TNO) adı verilen gök cisimleri tanımladı.

Bu keşfin Güneş Sistemi’nin nasıl oluştuğunu daha iyi modellememize ve belki de yakalanması zor dokuzuncu gezegeni aramamıza yardımcı olabileceği düşünülüyor.

Güneş Sisteminde Daha Önce Bilinmeyen 461 Yeni Gök Cismi Bulundu

Bilim insanları, keşfedilen yeni nesneleri katalogladı ve yayımlanmak üzere gönderildi. Aynı zamanda araştırma, ArXiv adlı internet sitesinde de bu katalog erişime açıldı.

Araştırmacılar makalelerinde, ‘’Bu katalogda 817 onaylanmış nesne var (461 tanesi ilk kez bu çalışmada keşfedildi).’’ yazdılar.

Bilim insanları, ‘’Bu, trans-Neptün nesnelerinin yer aldığı bugüne kadar tek bir keşiften elde edilen en büyük ikinci TNO kataloğu ve bu katalog çok bantlı fotometriye sahip en büyük katalog.’’ İfadelerine yer verdiler.

Diğer yandan, Karanlık Enerji Araştırması, TNO’ları aramak için bu yola çıkmadı.

Ağustos 2013 ile Ocak 2019 tarihleri arasında bilim insanları, güney gökyüzünde 575 gece kızılötesi ve kızılötesine yakın veri topladı. Amaç, karanlık enerjiden etkilendiği düşünülen evrenin genişleme hızını hesaplamak için süpernova ve galaksi kümeleri gibi çeşitli nesneleri ve fenomenleri incelemekti.

Geçen yıl gökbilimciler, temelde bir kuyrukluyıldız ve gezegen olmayan her şeyi içeren bir kategoride yer alan 100’den fazla yeni küçük gezegen bulmak için bu verileri analiz ettiler.

Aynı ekip tarafından yürütülen ve geliştirilmiş bir algılama hattı kullanılarak yapılan yeni çalışma, 461 tane daha ekliyor. Araştırmacılar ayrıca sonuçları karşılaştırmak ve kullandıkları tekniklerin doğru olup olmadığını görmek için TNO algı simülasyonlarını da çalıştırdı.

Uzayın bu bölgesi büyüleyici. Yörüngelerini bozacak çok az şey varken gökbilimciler, TNO’ların erken Güneş Sistemi’nin dinamiklerinin izlerini koruduğuna inanıyorlar. Bu süre zarfında, mevcut modellere göre gezegenler oluşuyor ve hareket ediyordu –sistem bugünkü halinden çok farklı görünüyordu.

Buna ek olarak bir TNO alt kümesinin yörüngeleri gerçekten gariptir. Bu TNO’lara, ortalama yörünge mesafesi (Veya yarı büyük eksen) 150 astronomik birimden daha büyük olan aşırı TNO’lar denir. 

Bazı gökbilimciler, aşırı TNO’ların orada yerçekimsel bir kargaşaya neden olan bir şeyin kanıtı olduğuna inanırlar – Varsayımsal dokuzuncu gezegen. 

Bu nesnelerin çoğunu bulamadık. Bu sebeple her yenisini bulduğumuzda, dokuzuncu gezegenin varlığını bulmaya veya ortadan kaldırmaya yardımcı olabilecek ek bir veri noktası ekliyor.

Yeni katalog, dördü 230 astronomik birimden büyük, yarı büyük eksenlere sahip olan karışıma 9 aşırı TNO daha ekliyor.

Ayrıca araştırmacılar, cisimlerin basit bir oran ile yörünge dönemlerine sahip olduğu Neptün ile yörüngesel rezonanslara sahip bir dizi nesne buldular.

Araştırmacılar, tüm bu yeni bilgiler sayesinde dış Güneş Sistemi anlayışımızda önemli bir artış olduğunu söylediler. Şimdiye kadar Karanlık Enerji Araştırması’nın verileri, bilinen tüm TNO’ların yaklaşık %20’sine katkıda bulundu. Bu da oldukça yüksek bir oran.

Araştırmacılar, ”Bunlar, Trans-Neptün bölgesi için formasyon modellerinin daha ayrıntılı istatistiksel testleri için değerli olacaktır”, diye yazdılar.

Yazan: Nazlıcan GÜVENOĞLU

Kaynak*

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here