Daha Fazlası

    Her Şey Teorisi Nedir?

    Her Şey Teorisi Nedir? Evrendeki Her Şeyi Açıklayan Bir Teori Var mı?

    Genel Görelilik ile Kuantum Mekaniğini Birleştirmek Mümkün mü?

    Çok uzak zamanlardan bu yana fizikçiler bilinen tüm kuramları tek bir başlık (Her Şeyin Teorisi) altında birleştirmek için çabalıyor. Fizikçilerin bu vazgeçilmez gayesindeki temel sebep aslında oldukça basit. Bir kuram ne kadar fazla ve birbirinden farklı fenomeni açıklığa kavuşturabilirse o kadar kuvvetli olur. Evrenimiz de katman katman ortaya çıkarılmayı bekleyen fenomenlerle dolu olduğundan ‘Her Şeyin Teorisi’ evreni anlamak isteyen herkese özellikle de fizikçilere büyük ölçüde yardımcı olacak gibi görünüyor.

    Peki ya nedir bu ‘Her Şeyin Teorisi’ ? Adından da kolaylıkla anlaşılacağı gibi evrendeki tüm maddelerin, kuvvetlerin, uzay-zamanın birbiriyle ilişkisini matematiksel olarak en temele indirgeyecek teoridir.  Öyle görünüyor ki günümüzde birçok teori kusursuza yakın denecek şekilde doğru işliyor. Buna karşın halen cevabını veremediğimiz onlarca soru var. Bu sorulardan en çok tartışılanı ve büyük ihtimalle bizi “Her Şeyin Teorisi”ne  ulaştıracak olanı, kütleçekimin kuantum teorisine göre nasıl hareket ettiğidir.

    Evreni anlamak için sahip olduğumuz iki büyük teori vardır: Bunlar 20. yy ‘ın başlarında ortaya atılan Einstein’ın Genel Görelilik Kuramı ile Max Planck’in öncülerinden olduğu Kuantum Mekaniği’dir. Her iki teori de evrenin işleyişini kendi ölçeklerinde açıklamayı başarmıştır ancak tek sorun ikisinin de birbiriyle tamamen uyumsuz olmasıdır. Modern fiziğe ve bilime bambaşka bir boyut kazandıran bu iki teoriye gelin yakından bakalım;

    Bir elimizde kuantum mekaniğinden daha önce bulunan klasikleşmiş bir teori, Genel görelilik var. Genel göreliliğe göre kütlesi olan herhangi bir madde uzayı ve zamanı o denli büker ki etrafında bulunan herhangi bir nesne ona doğru harekete meyillenir. Yani kütleçekim eskiden sanılanın aksine iki objenin birbirine uyguladığı çekim kuvveti değil, uzay zamanın bükülmesidir.

    Öteki elimizde ise parçacıklara dair temel kuvvetlerin çoğunu açıklayan Kuantum Mekaniği teorisi var. Kuantum mekaniğine göre evrendeki, kuvvet dahil her şey ‘kuantum parçacıkları’ olarak kabul edilir. Bu kuantum parçacıkları birbirleriyle etkileşime girdiklerinde farklı türde parçacık alışverişinde bulunurlar. Kuantum mekaniğinin klasik fiziğe göre akıl almaz sonuçları vardır. Klasik fizikte bir madde aynı anda sadece bir ortamda bulunabiliyorken kuantum fiziğinde bu durum tam tersidir. Sayısız olasılıktan söz edebiliriz. Detaylara farklı bir yazımızda değinelim.

    Kuantum Mekaniği ve Genel Göreliliğin kısaca ne olduğunu öğrendik. Buraya kadar her şey mükemmel işliyor ancak iki teoriyi birleştirmeye kalktığımızda görüyoruz ki Kuantum Mekaniği düz (bükülmemiş) bir uzay için geçerliyken genel görelilik bize kütleçekimin uzay-zamanda bükülmeler yarattığını söylüyor. İşte bu noktada karmaşa beliriyor. Ne yazık ki henüz bu karmaşanın içinden tam anlamıyla çıkabilmiş değiliz. Fizikçiler ve bilim insanları halen yanıt arayışı içinde. Ortaya atılan fikirlerden en çarpıcı olanı “Sicim Kuramı” belki de evrenin sırlarına kapı aralayacak. Henüz bilmiyoruz ama yakında öğreneceğiz…

    Yazan: Gül Zeynep Sinan

    Kaynak*

    YouTube Kanalımız

    Gül Zeynep Sinan (Bronz Yazar)
    Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencisi. Robotik, otomasyon ve astrofiziğe meraklı. Bilim ve sanat tutkunu.

    Popüler Yazılar

    İlgili Yazılar

    Leave a reply

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    %d blogcu bunu beğendi: