İçerisinde Göller, Ormanlar Hatta Hayvanlar Bulunan Mağara

Fantastik olaylar, mekanlar her zaman ilgimi çekmiştir. Peki ya yeraltı dünyasını sembolize eden mağaralar sizin de ilginizi çekiyor mu?

Mağaralar gizemini her zaman korumuş ve her zaman merak uyandırmıştır. Anadolu’da yaygın bir inanış vardır: Mağaraların dipsiz olduğu, denizlere kadar uzandığı söylenir. Mağaralar, Masonluk’ta ki bazı inanışlara göre ise “bilinç” bazı inanışlara göre “bilinmezlik” anlamına gelen imgedir.

Duyduğumuz, okuduğumuz, gördüğümüz, bildiğimiz bir çok kaynak mevcut, mesala bir kaçına değinmek gerekirse;
  • Yeraltı dünyasının kaynağı sümer ülkesidir. Sümer hükümdarı Gılgamış yeraltından öbür dünyaya geçmiş, orada uyumuş tekrar uyanmış.
  • Demetter’ in kızı Persephone yeraltında ölür, dirilir ve yeryüzüne çıkar.
  • Zeus’un annesi Gaia ve İbrahim peygamberin annesi bir mağaraya gizlenmiş.
  • Eyüp peygamber bir mağarada çile çekmiş.
  • Havariler mağarada din telkini yapmış
  • Rahipler üzerlerindeki baskıların arttığı dönemlerde mağaralarda ibadetlerini gerçekleştirirlermiş.
  • Eshab-ı Keyf ( yedi uyurlar ) efes yakınlarında ki bir mağarada 309 yıl uyumuş, uyanmış ve ölmüşler   ve bugün hala bazı yogiler mağaralarda meditasyon yapıyorlarsa bi bildikleri olduğunu düşünüyorum:)

Dünyanın En Büyük Mağarası Son Doong, Vietnam

Bu mağara öylesine büyük ki kendisine ait yağmur ormanları, nehirleri, gölleri, küçük dağları ve hatta hayvanları var. Yani kendine özgü bir ekosisteme ev sahipliği yapıyor. Bu iç dünya ilk olarak 1991 yılında bir köylü tarafından keşfedilir. Köylü mağaranın içerisinden gelen seslerden korkar oradan ayrılır ve 18 yıl boyunca bir daha hiç uğramaz. Anlattıkları köyünde yayılır ve bir Amerikalı bir araştırmacı, köylüyüde dahil ederek 13 kişilik bir ekip kurar. On günlük bir maceranın ardından, çok ilginç açıklamalarda bulunurlar. Mağaranın içinden gelen sesler doğrudur ve büyük insan ayak izleri olduğunu belirtmişlerdir.

İçerisinde Göller, Ormanlar Hatta Hayvanlar Bulunan Mağara

Mağara dünyanın en büyük mağarası olarak açıklanır. Avusturalyalı fotorafçı Spies Mypost yaptığı bir röportajda mağarayı  şu cümlelerle anlatır. “Girişi oldukça küçük ve mağarada ki sis, sıcaklık havanın dışarıda ki hava şartlarından soğumasından kaynaklı olarak çevrede bulunan ormana doğru yükseliyor. Ziyaretçilerin tırmanma ipleri ve halat kullanması gerekiyor. Yaklaşık 260 fitlik bir duvardan iniş yapılmasının ardından büyük bir kaya yığınından geçiliyor.” izlemenizi tavsiye ettiğim Youtube vidosunu aşağıya ekliyorum iyi seyirler….

Yazan: Damla Buket TAŞ

Kaynak*

Kaynak**

Kaynak***

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here