Kehribar İçindeki Yengeç

Kehribar fosilleri, soyu tükenmiş organizmaların, aksi takdirde erişilemeyecek olan anatomisi, biyolojisi ve ekolojisinin anlık görüntülerini sağlar. Kehribardaki en iyi bilinen fosiller karasal eklembacaklılardır -esas olarak böceklerdir- oysa suda yaşayan organizmalar nadiren bulunur. Kehribar silleri özellikle de küçük, omurgasız hayvan gruplarının evrimi hakkında bizlere önemli bilgiler sunar. 

Kehribar İçindeki Yengeç

Yale Üniversitesi’nde Javier Luque ve ekibi Myanmar’da 100 milyon yıllık bir kehribar parçasında hapsolmuş olan minik yengeci incelediler. Bu, kehribar içinde gerçek bir yengeçin en eski oluşumu ve bilinen en eski taç grubu “Eubrachyuranlardan” biridir. Eubrachyuran, anatomi, ekoloji ve tür zenginliği açısından günümüzde en çeşitli yengeç grubudur. 

Mikro bilgisayarlı tomografi (BT) dijital rekonstrüksiyonları, antenlerin, büyük bileşik gözlerin, çok sayıda ince kıllı ağız parçalarının ve hatta solungaçların korunduğunu ortaya koymaktadır. Tebeşir devrinden bilinen diğer yengeçlerin aksine Cretapsara athanata olarak isimlendirilen fosil, günümüzdeki yengeçlere çok benziyor ve gelişkin gerçek yengecin özelliklerini taşıyor. Ancak küçüklüğü nedeniyle araştırmacılar, hayvanın çok küçük bir tür mü yoksa yavru mu olduğunu kesin olarak söyleyemiyorlar. Cretapsara athanata, kehribar içinde bulunan gerçek bir yengecin en eski örneği ve daha gelişmiş olan Eubrachyura‘nın da bilinen en eski temsilcilerinden biri. Diğer şaşırtıcı bir durum ise minik yengecin kehribar içine hapsolması. Bu da, hayvanın denizde değil, ağaçların yakınlarında yaşadığını gösteriyor. Fakat mikro tomografi görüntülerinde yengecin gelişmiş solungaçlara sahip olduğu ama akciğerlerinin bulunmadığı görüldü. Bu sonuçlara bakıldığında yengecin sudaki yaşama uyumlu olduğu söylenebilir. Araştırmacılar bu sonuca göre yengecin  hem karada hem de suda yaşadığını düşünüyorlar.  

Daha önceki araştırmalar ilk tatlı su ve kara yengeçlerinin en yakın deniz akrabalarından Erken Kretase sırasında veya [~125 milyon yıl öncesi] öncesinde ayrıldığını göstermektedir. Bununla birlikte, deniz dışı ortamları kolonize ettiklerine dair doğrudan kanıtlar da oldukça azdı. Bu tür denizde yaşamayan en eski yengeç fosilleri 50 milyon yıllıktır. Fakat son bulunan örnek tam 100 milyon yıllık. Bu nedenle minik yengeç fosili, gerçek yengeç soyağacındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Paleontologlar Cretapsara athanata’nın alçak acı sularda veya tatlı sularda yaşadığını hatta zaman zaman karaya çıktığını düşünüyorlar. Bu da tatlı suda ya da karada yaşayan ilk yengeçlerin evrimi için yepyeni bir bakış açısı sunuyor. 

Nitekim genetik karşılaştırmalar ve moleküler tarihlendirmeler, yengeçlerin denizleri ilk kez 130 milyon yıl önce terk ettiklerini ve tatlı suya ve karaya uyum sağladıklarını göstermiştir. Fakat fosil buluntularda karaya çıkan bu eski yengeçlerle ilgili hiçbir iz yoktu şimdiye dek. Son yengeç fosili, moleküler ve fosil veriler arasındaki boşluğu da dol- durmuş oldu. Çünkü son buluntu paleontologların açıkladığı gibi, ilk yengeçlerin karasal veya yarı karasal habitatlarda dinozorların zamanında olduğu kadar erken bir tarihte bulunduklarını kanıtlıyor. 

Yazan: Bilge KAPLAN

Kaynak*

Kaynak**

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here