Klinik Çalışmalarda Fazlar Ne Anlama Geliyor?

Klinik araştırmaların dört tip aşaması vardır. Faz 1 ve faz 2 araştırmalar çok küçük hasta gruplarında, denekler ve gönüllülerde yapılır. Faz 1’in amacı ilacın kullanılabilir dozunun bulunmasıdır. Hayvan deneylerinden gelen bir ilacı insanda denemek istediğinizde doz hakkında bir fikriniz vardır fakat belli bir sınır içinde farklı dozların karşılaştırılıp en güvenli ve etkili dozun bulunması gerekir. Hangi dozda ne kadar yan etki olduğu Faz 1’de araştırılır.

Faz 2’de, Faz 1’de saptanan güvenli doz biraz daha geniş bir grup üzerinde denenir ve gene ilacın güvenliğine ve bu dozun hastalık üzerine etkililiğine bakılır. Faz 1 genelde onlu rakamlarla, 50-60 hasta ya da gönüllü üzerinde yapılırken, Faz 2 200-300’lü rakamlarda yapılır. Bu sadece ilaçlar için değil, aşılar için de böyledir. Faz 2’de de eğer bir dozun etkili ve güvenli olduğunu saptanırsa, o zaman Faz 3 aşamasına gelinir.

Faz 3’te karşılaştırma ilacı olarak kullanılabilecek, etkinliği daha önceden kanıtlanmış bir ilaç varsa yeni ilaç o ilaçla karşılaştırılır. Hiçbir şey yok ise çalışma plasebo kontrollü olarak yapılır. Aslında plasebo kontrollü çalışma, bilimsel çalışma anlamında en ideal durumdur. Plasebo kontrollü çalışmalar bilimsel veri üretmek açısından en üst düzeyde bilginin elde edildiği çalışmalardır. Ancak burada önemli bir nokta, eğer o hastalık için önceden bilinen ve etkinliği gösterilmiş bir ilaç varsa, etik olarak yeni ilaç çalışması plasebo kontrollü olarak yapılamaz, yeni ilacın bilinen ilaçla karşılaştırılması gerekir.

Faz 3’e gelindiğinde çalışma artık binler, hatta on binler düzeyinde gönüllüyle yürütülür. Covid-19 aşılarının çalışmaları 30 binli, 40 binli rakamlarla yapıldı. Türkiye’de Hacettepe Üniversitesi’ndeki aşı çalışması 12 bin civarındaki gönüllü ile yapılmıştır. Bunlar geniş kapsamlı, etkinlik belirleme çalışmalarıdır. Bir ilaç Faz 3 aşamasında da başarılı olursa sağlık otoritesine başvurup bu ilaç için ruhsat ya da kullanım izni almak söz konusu hale gelir.

Klinik Çalışmalarda Fazlar Ne Anlama Geliyor?

Faz 3 aşamasını geçip ruhsat almış ilaçlarla yapılmış çalışmalara da Faz 4 çalışmalar denir. Bunlar genellikle çok büyük hasta gruplarında 50 bin, 100 bin ve belki daha büyük hasta gruplarında ilacın gene etkililiğinin ve yan etki sıklığının araştırıldığı çalışmalardır.

Örneğin iki yıl önce antihipertansif olarak ruhsat almış bir ilaç var. Bu ilacın hekimler tarafından kullanım oranlarını, hastaların kullanım sırasında karşılaştıkları yan etkileri ve hasta uyumunu değerlendirmek amacıyla bir çalışma yapılıyor. Bu çalışmada herhangi bir girişim söz konusu değildir sadece gözlem amacıyla yapılır. Bunlara “girişimsel olmayan, gözlemsel çalışmalar” denir.

Başka bir örnekte; diyelim ki elinizde ruhsat almış A ilacı var. Bunu daha önce ruhsatlanmış bir başka antihipertansif ile etkililik ve yan etki farklılığı açısından karşılaştırıyorsunuz. İlaçların her ikisi de ruhsatlı olduğu için bu bir faz 4 çalışmasıdır. A ilacının, henüz ülkemizde ruhsatlanmamış, ancak yurt dışında onaylı bir başka antihipertansif ile etkililik ve yan etki sıklığı açısından karşılaştırılması ise ilaçlardan biri ruhsat aşamasını geçmemiş olduğu için Türkiye açısından Faz 3 çalışması olur.

Bu tür klinik araştırmalarda gönüllülerin çalışmaya katılmasını sağlayan zorlayıcı hiçbir unsur olmaması gerekir. Örneğin öğrenci-hoca, askerlik, ast-üst ilişkisi, işveren-çalışan gibi herhangi bir ilişkinin olmaması şarttır. Çünkü çalışmanın teklif edildiği hasta öneriyi reddedebilir ve bu durumda hastalığının mevcut tedavisinden hiçbir şekilde mahrum edilemez. Halbuki üstte sayılan durumlardan birisinde gönüllü kendini çalışmaya katılmaya zorunlu hissedebilir. O nedenle bu tür gönüllüler çalışmaya alınamazlar.

Gönüllülere cezbedici hiçbir maddi imkân sağlanamaz, yalnızca yol-yemek gibi ihtiyaçları karşılanır. Bunun tek istisnası faz 1 çalışmalardır. Çünkü faz 1 çalışmalar genellikle az sayıda sağlıklı gönüllü üzerinde yapılır, onların da bu türden bir çalışmaya girmek için nedeni yoktur ve sırf bilim uğruna çalışmalara katılacak insan bulmak da pek mümkün değildir. Bu durumda bu az sayıdaki gönüllüye belli maddi katkıların yapılması kabul edilebilir, ama faz 1 dışında herhangi bir aşamada bu tür bir maddi katkı olması söz konusu değildir.

Yazan: Alev Özlem ÖZDEMİR

Kaynak: Murat Akova, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Bilim Akademisi üyesi; Hacettepe Ünv. Bilimsel Araştırma Topluluğu (HÜTBAT) konuşmasından derlenmiştir.

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here