Komada İken İnsan Ne Hisseder Ya Da Hisseder mi ?

Komada İken İnsan Ne Hisseder Ya Da Hisseder mi ?

Bu soruya en güzel yanıtı koma deneyimi yaşayanlar verebilir. Onlar acaba çalışmayan bir vücuda sahip, bilinci açık insanlar mı yoksa tamamen bilinçsiz bir şekilde mi yıllarca yatağa mahkum yaşıyorlar? Bilinci açık ise çevrede olup bitenlere tepki verememek, ben buradayım, sizleri duyuyorum diyememek nasıl bir duygudur ?

İşte bu sorularımıza cevap verebilecek bir isim, Martin Pistorius. 11 yaşında geçirdiği bir çesit menenjit hastalığından (kriptokokal menenjit) beyin ölümü gerçekleşti denilerek bitkisel yaşama girmiş bir çocuk. 12 yıl boyunca komada kalan Martin bu deneyimini şu sözler ile açıklıyor. ” Komaya girdikten birkaç ay sonra bilincim yerine geldi. Kendimi kafese konulmuş gibi hissediyordum. Vücudum hiçbirşeye tepki vermiyor, konuşulanları duyuyor, fakat bir şey söyleyemiyordum. Odamda hemşirelerin televizyonda açtığı dinozor çizgi filminden nefret ediyordum fakat hep aynı çizgi filmi açıyorlardı.. Bir şey söyleyemiyordum. Bir gün annem geldiğinde, elimi tuttu ve Martin keşke ölsen dedi. Çok üzülmüştüm, onu da anlıyordum, tepki veremiyordum. Karanlıkta, çalışmayan bir vücutta hapistim.” Daha sonra bir terapistin vücudunda ki bazı hareketlenmelerini ciddiye alıp tedaviyi başlatması üzerine , tam 12 yıl sonra iyileşti. Şimdi ise 39 yaşında ve evli. Koma deneyimlerini anlatan, »Ghost Boy« ( Hayalet Çocuk) adlı bir kitap yazdı.

Ünlü fizikçi Stephen Hawking tarafından kullanılan beynin görüntüleme tekniğinin benzeri bir cihazın, komada yatan insanlara uygulanabilmesi, vücut ile beyin arasında ki iletişime ve komadan ansızın uyanmalarının sebebini öğrenmeye, direkt hastalar ile bu yolla iletişime geçilip tedavide doğru yol izlemesine önemli bir katkı sağlayacağını biliyoruz. Martin Pistorius ve onun gibi karanlık dünyalarından kurtulan hastaların deneyimlerinin ciddiye alınıp, böyle bir cihazın komada yatan hastalar için cankurtaran olacağını umuyor ve bilim dünyasından iyi haberler bekliyoruz.

Özgün Yazı ve Çeviri : İ. Kaya

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: