Kozmoloji Nedir? Kozmolojinin Kısa Tarihi

Kozmoloji Nedir?

Kozmoloji, kısaca evrenbilim’dir. Büyük ölçekte evrenin yapısı, oluşumu, evrimi ve nihai geleceğiyle ilgilenir. Kozmoloji sözcüğünün kökeni “kozmos” dan gelir. Kozmos ilk kez Platon (MÖ 428/427 – 348/347) tarafından evren anlamında kullanılmış aslen Yunanca bir kelimedir. Eski Yunanlılar dünyanın mükemmel düzene sahip olduğunu düşünürlerdi. Bu yüzden “kozmos” Yunanca hem “düzen, uyum” hem de “dünya” anlamlarına gelmekteydi. Şimdi ise tüm yaratılışı temsil ediyor. Gezegenler, yıldızlar, kara delikler başta olmak üzere evrene dair bilip bilmediğimiz her şeyi kapsamı altına alan bir kelime kozmos.

Kozmolojinin Ortaya Çıkışı

Kozmoloji, son 100 yılda kaydedilen ilerlemelerle öne çıksa da temeli çok daha eskilere dayanan bir bilimdir. “Etrafımızda neler oluyor?”, “Nereden geldik?”, “Nereye gidiyoruz?”, “Uzayda yerimiz nedir?” gibi basit sorularla eski çağlarda ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu sorular yerlerini “Evrende düzen nasıl işliyor?” sorusuna bırakmıştır. Böylece Modern Kozmoloji doğmuştur.

Modern Kozmolojiden bahsetmeden önce eski çağlarda üretilmiş kozmoloji mitlerine değinmek gerekir. Çünkü kozmoloji, tarihi insanlık kadar eski olan bir bilimdir. Geçmişte hüküm süren hemen hemen her uygarlığın evrenin başlangıcına dair bir fikri olmuştur. Bu fikirler genelde dinsel ögelerle süslenmiştir. Öyle ki; çoğu ilkel grup, evrenin başlangıcında kaos olduğuna ve sonrasında tanrıların bu kaosu bir düzene soktuğuna inanmıştır. Bu tür inançlar günümüz dünyasında efsane olarak nitelendirilmektedir. Yazılı belgeler sayesinde ulaşabildiğimiz ilk kozmoloji efsaneleri Mezopotamya Uygarlıkları’na aittir.

En Eski Kozmoloji Mitleri

Mezopotamya Kozmolojisi’ne göre başlangıçta yer ve gök tek bir bütünden ibaretti, yapışıktı. Sonra birbirlerinden ayrıldılar ve Dünya ortaya çıktı. Kökeni Sümerler’e kadar giden bu efsaneye göre yeri ve göğü birbirinden ayıran, Sümer tanrısı Enlil’dir. Tanrı Enlil rüzgar ve fırtına tanrısıdır. Öyle görünüyor ki Sümerler; yere yapışık olan göğün, Enlil’in rüzgar üflemesiyle yükseldiğine inanmışlardır. Sümerler’den sonra aynı şekilde Babiller de tanrıları Marduk’un yapışık olan yer ile göğü birbirinden ayırdığına inandılar.

Yunanlılar da Mezopotamya uygarlıklarıyla benzer bir inanca sahipti. Efsaneye göre, Gaia (Yunan mitolojisinde yer tanrısı) ile Uranos’un (Yunan mitolojisinde gök tanrısı) birleşmesinden doğan Kronos, annesi Gaia’nın kışkırtmasıyla babasının cinsel organını bir tırpan darbesiyle keser ve denize fırlatır. Uranos’un su yüzeyine saçılan spermlerinden Aphrodites (aşk tanrıçası) doğar. Uranos ise çığlık atarak yukarıya fırlar ve böylece gökyüzü oluşur.

Kozmoloji Nedir? Kozmolojinin Kısa Tarihi

Eski insanların doğru kabul ettiği diğer bir yanlış da evrenin merkezinin Dünya olduğu inancıydı. Ne teleskopların ne de modelleme yapabilen akıllı cihazların olduğu o zamanlarda insanın, var olan her şeyi kendi etrafında dönüyor olarak düşünmesi çok da şaşırtıcı bir durum olmasa gerek.

Bilimsel Nitelik Taşıyan İlk Kozmoloji Modeli

Bilimsel nitelik taşıdığı düşünülen ilk kozmoloji modeli Platon’un öğrencilerinden Eudoksus’a aittir. Eudoksus; öğrencisi Kalippus ile geliştirdiği evren modelinde, dünya dahil güneş sistemindeki gezegenlerin ortak bir merkez etrafında dolandığını ileri sürmüştür. Daha sonra Platon’un diğer bir öğrencisi olan Aristoteles, bu görüşü benimsemiş ve geliştirmiştir.

Aristoteles’e göre yıldızların bulunduğu katmanın ötesinde, içte kalan her şeyi döndüren bir “ilk döndürücü” vardır. Bu ilk döndürücü dediğimiz şeyin tanrı olduğunu düşünenler olmuştur. Ancak Gökyüzü adlı kitabında Aristoteles; “Gökyüzü yaratılmamıştır ve bazı filozofların dediği gibi yok da olamaz. Ebedidir. Ne başlangıcı ne de sonu vardır.”  cümleleriyle ilk döndürücünün tanrıyla bir alakası olmadığını vurgulamıştır. Aslında Aristoteles’in dış katmandakileri döndüren bir etki olduğunu düşünme sebebi çok daha basitti. Onun görüşüne göre hareket eden her şeyin bir hareket ettiricisi olmalıydı. Günümüzde sürtünme kuvvetinin, hareket halindeki cisimlerin hareketlerini sonlandırabileceğini biliyoruz. Yine benzer şekilde, hareket eden cisimlerin, frenleyici bir etki olmadığı sürece hareketlerine devam ettiklerini biliyoruz. Ancak görünen o ki Aristoteles, yaşadığı dönemde bu bilgilerden yoksundu. İşte bu yüzden hareket eden her şeyin sürekli hareket etmesini sağlayan bir hareket ettiricisi olduğuna inanıyordu.

Kopernik Devrimi Nedir? Her Şeyi Nasıl Değiştirdi?

Kozmoloji Nedir? Kozmolojinin Kısa Tarihi

Aristoteles kozmolojisi yıllardır geçerliliğini korumuş, zamanla dinsel dogma haline gelmişti. İnsanlar Tanrı’nın gökte olduğuna inanıyordu. Bu sebeple göğe ulaşmak, onu araştırmaktan daha önemliydi. Her sorunun cevabını din veriyordu. Ta ki Nikolas Kopernik adında bir astronom ve matematikçi De Revolutionibus Orbium Coelestium kitabını yayımlayana dek.

Kopernik; bahsi geçen kitabında, Dünya’yı evrenin merkezinden kaldırıp Güneş etrafında dolanan sıradan bir gezegen konumuna getirmiştir. Düşünceleri adeta devrim yaratmıştır. Ortaya attığı iddialarla Aristoteles’ten beri süregelen birçok yanlış inanışa son vermiştir. Ama yine de doğru çözümleyemediği noktalar olmuştur. Çünkü Kopernik, kendi kozmoloji modelini oluştururken Platon’un etkilerini üzerinden atamamıştır. Gezegen yörüngelerini dairesel varsayması bunun en büyük kanıtıdır. İlerleyen yıllarda Kepler(1571-1630), bu yanlış inancı sonlandıracaktır.

Yazan: Gül Zeynep SİNAN

Kaynak*

Kaynak**

YouTube Kanalımız

Çılgın Fizikçiler (SEO Manager) hakkında 663 makale
Çılgın Fizikçiler ve Bilim İnsanları ekibi ve dışarıdan destek veren gönüllülerin yazıları.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*