Kuantum Çoklu Evrenler

Büyüklüğü önemli olmaksızın, maddi olan her şey moleküllerden, atomlardan ve atomaltı parçacıklardan oluşur. Bu bakış açısı Everett`i kuantum mekaniğinin Çoklu Dünyalar yaklaşımına ve Kuantum Çoklu Evrenler anlayışına götürdü.
Elli yıldan fazla bir süre sonra, Everett`in yaklaşımının doğru olup olmadığını hala bilmiyoruz. Ama kuantum kuramının dayandığı matematiği ciddiye (Tam anlamı ile ciddiye) alarak Everett bilim dünyasının en önemli buluşlarından birini yapmış olabilir.
Çoklu Evren Modelleri varlıklarını sayılara ve denklemlere borçludur. Bu varsayımı fazla ciddiye aldığımızı ya da belki de yeterince ciddiye almadığımızı zaman gösterecektir.
Bilim insanlarını paralel dünyalar üzerine düşünmeye sevk eden matematiğin hepsinin veya bir kısmının gerçeklikle ilişkisi kanıtlanırsa, Einstein`ın meşhur sorusunun, yani evrenimiz sahip olduğu özelliklere sırf başka evrenler mümkün olmadığı için mi sahiptir sorusunun yanıtı kati bir ” HAYIR ” olacaktır.
Evrenimiz, mümkün olan tek evren değildir. Özellikleri çok farklı olabilirdi. Pek çok çoklu evren önerisinde, o çoklu evreni oluşturan diğer evrenlerin özellikleri de farklı olacaktır.
O halde, belli şeylerin neden oldukları gibi olduklarının esastan bir açıklamasını aramak anlamsızdır. Bunun yerine, istatistiksel olabilirlik ya da basit rastlantıyı kozmos kavrayışımıza ( olağanüstü geniş bir kozmos) kararlı bir şekilde dahil edebiliriz.
Ulaşacağımız sonuç bu mudur kimse bilmiyor. Fakat sadece yılmadan çalıştığımız takdirde kendi sınırlarımızı keşfedebiliriz. Sadece kuramların peşinde akılcı bir şekilde koştuğumuz taktirde gerçekliğin enginliğini gözler önüne serebiliriz.
Yazan: İ. Kaya

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here