Madagaskar, İklim Krizi Kaynaklı Kıtlığın Pençesinde

İklim değişikliği son 15-20 yıldır belki daha uzun süredir duyduğumuz bir kavram. Eriyen buzullar ve sera etkisi ile zihnimizde yer etmiş olsa da iklim değişikliğini geçici bir süreç ya da sadece küresel çapta sıcaklığın artması olarak değerlendiremeyiz. İklim değişikliği tüm coğrafyaları farklı şekillerde etkiliyor. Küresel çaptaki sorunlar artık iklim değişikliğini aşarak “iklim krizi” seviyesine ulaştı. Güney Madagaskar iklim krizi kaynaklı ilk kıtlık ile karşı karşıya.

Ülkedeki durumu incelemeden önce Madagaskar’ı kısaca tanıyalım. Madagaskar, Afrika’nın doğusunda Hint Okyanusu’nda bulunan bir ada ülkesi. Ülkenin yaklaşık nüfusu 28 milyon. Ülkenin doğusu yağmur ormanlarına ev sahipliği yaparken güney kısmı ise az yağışlı ve kurak. Afrika ülkelerinde kıtlık haberlerini ve görsellerini sosyal medya’da pekçok kez görmüşsünüzdür. Madagaskar da 1896’dan beri 16 kez kıtlık yaşadı. Bu sebeple bu kıtlığın da sıradan olduğunu düşünebilirsiniz ama durum böyle değil. Afrika’da alışkın olduğumuz kıtlıklar çoğunlukla ülkelerdeki iç savaş gibi insan kaynaklı sebepler ya da o yıl mevsimlik olarak yağışın az olması sebebiyle yaşanıyor.

Güney Madagaskar’daki kriz ise 4 yıldır yağış yağmamasına bağlı ve BM Dünya Gıda Programı’ndan Shelley Thakral durumu “Yaşanan kıtlığın ana sebebi iklim, savaş ya da çatışma değil”. Hayatları boyunca araba sürmemiş, deodorant sıkmamış, plastik pipet bile kullanmamış 30.000 insan iklim krizi kaynaklı bir kıtlık yüzünden çok zor günlerden geçiyor. İklim krizinni bedelini en ağır ödeyen ülkelerden Madagaskar’ın kişi başı yıllık karbon salınımı 0,16 ton; bu rakam ortalama bir Amerikalı için 16,6 ton ve bir Çinli için 7 ton. Tarımsal üretimin düşmesi yüzünden insanlar böcek ya da kaktüs yiyerek hayatta kalmaya çalışıyorlar. Üniversitelerin yaptığı araştırmalar da küresel ısınmanın Madagaskar’daki su ve gıda sorunuyla bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Ülkede neler yaşanıyor?

Tarım yapılan bazı köyler terk edildi. Al Jazeera’ya konuşan Madagaskarlı bir anne durumu şöyle açıklıyor; “Ekim yaptık ama hiç yağmur yağmadı. Ektiğimiz her şey öldü. Hiçbir şeyimiz kalmadı. Elimizdekilerin bir kısmını sattık, diğerlerini ise haydular çaldı.” Kıtlığın en çok vurduğu kesim izole yaşayan tarım toplulukları olsa da şehirli ve kasabalı Madagaskarlılar da gıda sorununu hissediyor. Ülkede büyük bir gıda enflasyonu var ve ülkeye giderseniz yollarda gıda için dilenenleri görebilirsiniz. Ülkedeki çocukların yüzde 75’i okulu bıraktı ve kendisi, ailesi için yemek bulmaya çalışıyor. Dünya Beslenme Programı verilerine göre 1.14 milyon insan gıda sıkıntısı çekiyor ve 400,000 insan kıtlıkla karşı karşıya. Bölgedeki durumu istatiksel olarak takip etmek zor ama en az 340 kişi kıtlık yüzünden öldü ve Madagaskar’ın acilen maddi desteğe ihtiyacı var.

Gelecekte ne olacak?

Madagaskar’a uluslararası yardımlar yapılsa da bunlar sadece kanayan yarayı kısa süreliğine durduracak önlemler ve tüm ihtiyaç sahiplerinin küçük bir kısmına ulaşabiliyor. İlerleyen yıllarda bu kıtlık sadece Madagaskar ile sınırlı kalmayacak; Afrika, Asya ve diğer kıtalara da yayılacak. Dünya Bankası tahminlerine göre 2050 yılına kadar az gelişmiş ülkelerdeki 140.000.000 insan iklim krizi sebebiyle yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalacak ve iklim mültecisi durumuna düşecek.

“Bir kurbağayı sıcak suya atarsanız hemen zıplayıp kaçar ama ılık suya koyup yavaşça ısıtırsanız farkında olmadan yanar” sözündeki kurbağa gibiyiz. Yıllardır iklim değişikliğinin işaretlerini görsek de henüz yeterli çabayı gösteremedik ve toplumların çoğu gerekli bilince ulaşamadı. Özellikle enerji, gıda, otomotiv ve benzeri sektörlerin mevcut üretim şekillerini değiştirip daha sürdürülebilir ve daha az atık/zararlı madde üreten üretim yollarını seçmesi gerekiyor.

Yazan: Göktuğ DONK

Kaynak*

Kaynak**

Kaynak***

Kaynak****

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here