Mamutların Soyunu Biz mi Tükettik?

Mamutların Soyunu Biz mi Tükettik?

 

Mamutlar (bilimsel adı : Mammuthus), pekçoğumuz onları Buz Devri filmlerindeki sevimli Manny karakteri ile tanıdı. Mamutlar filgiller ailesinden gelen nesli tükenmiş bir hayvan cinsidir. Mamut cinsinin bazı alt türleri ise; Yünlü mamut (M. primigenius), Step mamudu (M. trogontherii), Güney fili (M. meridionalis), Cüce mamut (M. exilis) ve Preri mamududur (M. columbi).

Bulunan en eski kalıntılar mamutların 4 milyon yıl önce Etiyopya’da ortaya çıktığını ve oradan diğer kıtalara yayıldığını gösteriyor. Avrasya ve Kuzey Amerika’ya yayılan mamutlar yaşadıkları bölgelerin iklim özelliklerine uyum sağladılar. Mamut cinsinin son üyeleri MÖ 1700 yılına kadar yaşadılar, yani piramitler inşaa edilirken mamutlar hâlâ dünyamızın bir parçasıydı. Peki ama bu heybetli canavarların soyu neden tükendi?

Mammuthus columbi’ye ait bir iskelet, George C. Page Müzesi, Los Angeles, ABD

Bilim insanları mamutların soyunun nasıl ve niçin tükendiği üzerinde tam bir fikir birliğine varamamış olsa da  en önemli faktörlerin insanlar tarafından aşırı avlanması ya da iklimde yaşanan değişikliği olduğu düşünülmekte. MÖ 15 ila 12 bin yıl öncesine baktığımızda yünlü mamutların insanlar tarafından avlandığını görebiliyoruz, mağara resimlerindeki mamut çizimleri bu avlanma etkinliğini kanıtlıyor. Bol etli olması, postlarının ısınmada kullanılabilir olması ve dişlerinin süs eşyası olarak işlenebilmesi mamutları insanlar için önemli bir av hayvanı haline getirmişti. Daha da eskiye gidersek 1.8 milyon yıl önce Homo Erectus da mamut eti tüketiyordu ama mamut etini avlanarak değil leş yiyicilik yaparak temin ettiği düşünülüyor. Doğu Avrupa’da bulunan kalıntılar da 40 bin yıl öncesinde mamut kemiklerinin insanlar tarafından araç olarak kullanıldığı belgeliyor.

Mamutların Soyunu Biz mi Tükettik?

Kuzey Amerika’daki mamutlar  Kuvaterner buzullaşması (2.5 milyon yıl önce) esnasında yok oldular. Avrupa ve Asya’daki mamutlar ise çok daha uzun süre hayatta kalmayı başarmış ama onların da soyu 10 bin yıl önce tükendi. Aynı dönemde Homo Sapiens yani modern insan bu bölgelerde yayılmaya başlamıştı. 12 bin yıl önce yaşanan buzul erimesi ve artan su seviyeleri mamutların habitatına zarar verdi ve besin kaynaklarında hatrı sayılır miktarda azalmaya yol açtı.

Bilim insanları iklim değişikliğinin tek başına mamutların yok olmasının sebebi olamayacağını düşünüyor çünkü buzul çağı boyunca çok sayıda ısınma hareketi gerçekleşse de hiçbiri bu çapta bir kitlesel yok olmaya açmamıştı. Mamutların soyunun tükendiği dönem insanların Avrasya ve Amerika’ya yayıldığı döneme denk geldiği için bilim insanları Homo Sapiens’in av faaliyetlerinin iklim değişikliği yüzünden yaşam alanları daralan mamutlara son darbeyi vurmuş olabileceği görüşünde. Aşırı avlanma ya da iklim değişikliği dışındaki diğer hipotezler ise mamutların salgın bir hastalığın ya da meteor çarpmasının kurbanları olmuş olabileceği.

Alaska’nın St. Paul Adasında yaşayan mamut popülasyonu MÖ 3750’ye kadar hayatta kaldı ama su seviyesindeki aşırı yükseliş onların da sonunu getirdi. Bu tarihten sonra sadece Sibirya’nın Wrangel Adası’nda küçük bir tüylü mamut popülasyonu hayatta kalmayı başarmış ve nihayetinde MÖ 1700 yılında son mamut popülasyonu da yok olmuştur. Bilim adamları Wrangel Adası’nda yaşayan mamutların sürekli kendi küçük popülasyonları içinde çiftleştiği için genetik çeşitliliğin azaldığını ve bunun da popülasyonun sonunu getirdiğini düşünüyor. İnsanlar doğrudan mamutları yok etmemiş olsa da yok oluşlarında büyük bir katkısı olduğu anlaşılıyor.

 

Mamutları Tekrar Canlı Kanlı Görebilir Miyiz?

Mamut ve dinozor gibi canlıları geri getirebilmek uzun zamandır insanlar tarafından hayal edilmekte. Günümüze çok daha yakın bir zaman diliminde yaşadıkları düşünülünce mamutların şansı dinozorlardan fazla gözüküyor. Mamutları tekrar üretmek ve klonlamanın mümkün olup olmadığı kadar başarı durumunda klonlanan mamutlara ve serbest bırakılırlarsa doğal çevreye nasıl bir etki yapacağı da tartışma konusu.

Güney Koreli Bilim Adamı Hwang Woo-Suk 2013 yılında mamutları altı yıl içinde geri getirmeyi planlıyordu, 2020 yılında hala ortada bir mamut olmadığına göre amacını gerçekleştiremediği görülüyor. Bazı araştırmacılar mamutları geri getirmenin imkansız olduğunu ama tüylü mamut-fil hibritlerinin yapay bir rahimde oluşturulabileceğini savunuyor. Aynı familyaya mensup olmaları sebebiyle tüylü mamut ve fil genleri %99 gibi yüksek bir oranda benzerlik gösteriyor.

Mamutların Soyunu Biz mi Tükettik?

Yazan: Göktuğ Donk

Kaynak*

Kaynak**

Kaynak***

Kaynak****

Kaynak*****

Kaynak******

Kaynak*******

YouTube Kanalımız

Popüler Yazılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar Bilim insanları çalışmalarında, gezegenlerin yapısı dışında, yaşanabilir bölgede geçirdikleri zaman ve oradan tekrar ayrıldıkları zamanla da ilgilenirler....

Nikola Tesla ’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı!

Nikola Tesla’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı! Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz? Tesla: Bu doğru bir soru,...

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark)

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark) Eski dönemde araştırmacılar, bireyin hafızasını ve IQ seviyesinin yükselemeyeceğini bunu biyoloji bir etken genetik özellik olduğunu iddia ediyorlardı. Fakat günümüz...

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır?

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır? Uzay denildiğinde aklımıza kapkara ve sonsuz bir boşluk gelir. Oysa hepimiz biliriz ki; uzayda...

İlgili Yazılar

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here

%d blogcu bunu beğendi: