Metafizik Nedir?

İlk felsefeciler “fizik bilimlerinin ötesinde” anlamına gelen metafizik sözcüğünü felsefeye kazandırmışlardır. Felsefenin dört ana düşünce alanının dördüncüsüdür. Varlık, evren, varoluş, tanrı, özellik gibi alanları inceler. Ayrıca metafiziği tanımlamada çoğu felsefeci yetersiz kalmıştır. Bunun nedeni ise uzun yıllar boyunca metafiziğin içine Din felsefesi, Algı felsefesi, Dil felsefesi ve Bilim felsefesi yer almaktadır. Metafizik temelde neyin gerçekten var olduğunu ve bu görüşün ardındaki gerçekleri arar. Varlıkları birbirinden ayıran ögeler bir tarafa ayrılırsa geri kalan nedenler ve ilkeler metafiziğin konusudur. Metafizik maddenin ötesindeki nedene odaklanır. Var olan her şey için geçerli olan ilkeleri, neyin gerçekten var olduğunu ve görünüşün ardındaki kalıcı gerçekliği araştırır.

Metafizik ile uğraşan ilk filozoflar Eski Yunan filozoflarıdır. Zihin tarafından bilgi nesnesi edinilebilen, ama gerçek dünyada bulunmayan şeylerin (soyut) araştırarak işe başlamışlardır. İlk metafizikçiler gerçek dünya ile zihinsel dünya arasındaki farkı ayırt etmişler daha sonra da hangisinin gerçekliğinin daha yüksek olduğunu tartışmaya başlamıştırlar. Doğa, zaman ve uzam, Tanrı’nın varlığı ve nitelikleri gibi sorunları da kavrama ve anlama çabasına girişmişlerdir.

Metafiziğin İlkeleri

Diyalektik her şeyin değiştiğini savunan bir felsefi akım olmasına karşın Metafizik ise diyalektiğin tam tersidir. Mendel’e göre metafizik durağandır. Hegel ise metafiziğin bazı ilkelerini tanımlamıştır. İlk ilke özdeşlik ilkesidir. Bu ilke boyutlar ile ilgilidir. Varlıkların boyutlarının değiştirilemeyeceğini savunulur. Üç boyut olduğu açıklanırken, insanoğlunun hiçbir şekilde boyut değiştiremeyeceği açıklanır.  İkinci ilke aşılmaz sınıflandırmalar ilkesidir. Bu ilkede ise vurgulanmak istenen şey varlıkların birbirinden farklı olduğudur. Son ilke ise zıtların karşıtlığı ilkesidir. Bu ilkede ise zıt boyutların aynı yapıda boyut değiştirmesini açıklar.

Bilim ve Metafizik

Bilimin gerçeklikle ilgilendiğini ve nelerin var olduğu konularında bilgi verdiği genel olarak kabul görmüştür. Bu durumda bilim ve metafiziğin aynı doğrultuda olduğu söylenebilir, çünkü iki disiplin de bize varlığın ve var olan şeylerin doğasına dair bilgi verir. Bu durumda bilim ve metafizik arasındaki sınırı problemler üzerinden çizmek yanlıştır. Eninde sonunda bilim ve metafizik bize var olan yaşamda büyük resmi anlamamızı kolaylaştırmak için uğraşır. Ancak bu iki disiplin arasında kesin bir sınır çizmek gerekiyorsa bu sınır kullanılan araçlar ve yöntemler ile çizilmelidir.

Örnek vermek gerekirse; fizik en temel bilim dallarından biridir. Fizikçiler çeşitli fiziksel özelliklerden bahsederken hiçbir zaman “Özellik var mıdır?” sorusunu sormaz. Ayrıca yöntem bakımından bakılırsa metafizikçiler genelde gözleme çok önem verirler. Ancak metafizikçiler bilim adamlarının yaptığı gibi çalışmalar yapmazlar. Yapılan deney ve deneyime dayanan bölümler bilime kıyasla çok daha sınırlıdır. İşte bilim ve metafizik arasındaki fark tam burada başlar.

Yazan: Hasan SALHİ

Kaynak

Kaynak**

Kaynak***

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here