Neden Güleriz?

Neden Güleriz?

Daha konuşamadan gülüyoruz. Ama neden? Bilimin insan kahkahasının gizemine bazı cevapları var ve bazıları sizi şaşırtabilir.

Neden Güleriz?

Farklı şeylere gülebilsek de, tüm kültürlerden insanlar güler. (Bir keresinde bir iş için mülakata girdim ve yaptığım şakaların hiçbiri tutmadı. O işi alamadım.) Maymunlar da güler. Bunu biliyoruz çünkü işi hayvanları gıdıklamak olan bilim insaları var. Şaka yapmıyorum. Ne hayat demi ama!

İnsanlar, henüz konuşamadan 3 aylıkken gülmeye başlar. Bu, sağır veya kör olan bebekler için bile geçerlidir. Görünüşe göre Peekaboo (bebek oyunu), özellikle küresel bir kalabalığı memnun ediyor. Ve bunu biliyoruz çünkü bebek kahkahası çalışmak da gerçek bir iş.

Kahkahanın her yerde bulunan doğası, onun bir amaca hizmet etmesi gerektiğini düşündürür, ama ne?

Neden Güleriz?
Neden Gülüyoruz? İşte Birkaç Bilimsel Neden

Kahkaha açıkça sosyal bir işleve hizmet eder. Başka bir kişiye, onlarla bağlantı kurmak istediğimizi işaret etmenin bir yolu. Aslında, binlerce kahkaha örneği üzerinde yapılan bir çalışmada, bir konuşmadaki konuşmacıların, dinleyicilere göre yüzde 46 daha fazla gülme olasılığı olduğu bulundu.

Ayrıca bir grupta gülme olasılığımız 30 kat daha fazladır. 2,5 ila 4 yaş arasındaki küçük çocukların, başka bir çocukla birlikte izledikleri bir çizgi filme gülme olasılıklarının sekiz kat daha fazla olduğu bulundu, ancak tek başlarına olsun ya da olmasın, çizgi filmin komik olduğunu bildirme olasılıkları aynıydı.

Evrimsel olarak konuşursak, bu bağlantı sinyali muhtemelen hayatta kalmada önemli bir rol oynuyor. Bir yabancıyla tanıştığımızda şunu bilmek isteriz: Benimle niyetin nedir? Ve başka kiminle uyumlusun?

24 farklı toplumu kapsayan ve 966 katılımcıyı kapsayan bir çalışmada bilim insanları, birlikte gülen insan çiftlerinin kısa seslerini dinlediler. Bazı durumlarda çift yakın arkadaştı, bazılarında ise çift yabancıydı.

Çalışmaya katılanlardan eş zamanlı kahkahaları dinlemeleri ve kahkaha atanların paylaştığı arkadaşlık düzeyini belirlemeleri istenmiştir. Sadece kahkaha sesini ipucu olarak kullanarak, yeni tanışan insanlarla uzun süredir arkadaş olan insanlar arasındaki farkı güvenilir bir şekilde anlayabiliyorlardı. Bu sonuçlar sadece gerçek kahkaha ve arkadaşlık arasındaki bağlantıyı değil, aynı zamanda başka birinin şakasına gülüyormuş gibi yaptığımızda kimseyi kandıramadığımızı da gösteriyor.

Gülmenin insandan insana sağladığı bağı bir adım öteye taşıyan bir diğer teori ise, gülmenin birbirini tımarlama eyleminin yerine geçebileceğidir. Başka birini tımarlamak, primatlarda görülen bir davranıştır. Başka birini tımarlamak cömert, tek taraflı bir davranıştır. Güven ve zaman yatırımı gerektirdiğinden, bakım yapan ve bakım yapılan kişiyi arkadaş gibi bağlar.

Topluluklarımız büyüdükçe, bağlar kurmak için birbirimizi tımar edemezdik. Yani bu artık bir arkadaşlık teklifi sergilemek için tercih ettiğimiz bir yöntem değil. (Ve bu muhtemelen iyi bir şey.) Ancak, tımar yoluyla sunulan bağlılık gibi, kahkahayı da taklit etmek zordur, en azından bariz olmadan. Ve tımardan farklı olarak, daha büyük bir grupta yapılabilir ve daha hızlı bir izlenim verir. Gerçekten güldüğümüzde, rahat olduğumuzu ve ait olduğumuzu hissettiğimizi gösteririz.

Mayo Clinic’e göre, kahkahanın çok sayıda fiziksel sağlık yararı da var. Kahkaha oksijen alımınızı artırabilir, bu da kalbinizi, ciğerlerinizi ve kaslarınızı harekete geçirebilir. Daha fazla gülmek, vücudumuzun bizi mutlu etmek ve hatta ağrı veya stresi azaltmak için ürettiği iyi hissettiren kimyasallar olan endorfinleri serbest bırakır. Kalp atış hızımızı ve kan basıncımızı kahkaha yoluyla artırma ve ardından azaltma eylemi de nihayetinde sakinleştirici ve gerginliği gidericidir. Kahkaha, stres ve hastalık azaltıcı nöropeptitlerin salınmasıyla bağışıklık sistemimizin tepkisini bile artırabilir.

Dolayısıyla kahkaha, insanın hayatta kalmasının önemli bir yönü olan işbirliğine işaret eder ve daha sağlıklı bir vücudu teşvik eder. Arkadaşlarla akşam yemeğinde birkaç kahkahanın tadını çıkarmak için zaman ayırdığınızdan emin olun.

Yazan: Bilge KAPLAN

Kaynak:

Why Do We Laugh?, 09.02.2020, Scientific American

Bilge Kaplan (Altın Yazar) hakkında 243 makale
1993 yılında Antalya'da doğdum. Molekuler Biyoloji ve Genetik bölümünden mezunum. Şimdi Covid laboratuvarında moleküler biyolog olarak çalışıyorum. Biyoloji,kimya,fizik, matematik en güzel ilgi alanlarim.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*