Neden Sayıları Tanıyamıyor ?

Neden Sayıları Tanıyamıyor ? Beynindeki Sorun Ne?

Araştırmacıların sadece isminin baş harflerine dayanarak adlandırdığı R:F:S kod isimli hasta 60 yaşında. Artık sayıları tanımıyor. Garip bir görme bozukluğu olan bu hasta araştırmacıları şaşırtmaktadır. Adam artık iki ile dokuz arasındaki sayıları tanımlayamıyor. Buna rağmen harfleri ve diğer sembolleri, sıfır ve bir rakamını sorunsuzca tanıyabiliyor. Peki neden böyle? Beyninde nasıl bir sorun var?

İşte bu sorunun cevabını araştıran Cambridge`deki Harvard Üniversitesi`nden Teresa Schubert liderliğindeki bilim ekibidir.

Artik sayıları tanıyamayacağınızı ve sayı diye önünüze konulan sembolleri rastgele çizilmiş, spagettiye benzeyen çizgiler olarak algıladığınızı düşünün. PNAS dergisinde işte tamda böyle bir sorunu olan adam ile ilgili yapılan araştırmanın sonuçları yayınlandı.

R.F:S olarak isimlendirilen adamın beyninde olanları en basit şekile indirgeyerek anlatabilmek için bazı terimlerin ne anlama geldiğini kısaca anlatmamız gerekli.

Serebral Korteks : Beynin üstünde bulunan gri bir örtüdür. Kalınlığı 1,5 mm ile 5 mm arasındadır. Beynin diğer kısımlarının çoğunun beyaz renkte olmasını sağlayan yalıtımın kortekste bulunmasindan dolayi rengi gridir. Serebral korteks sağ ve sol yarım küre olmak üzere iki yapısal kısma ayrılmaktadır. Ağırlığı beynin 3/2 si kadardır ve neredeyse beynin bütün yapilarinin üzerini örter. İnsan beyninin en gelişmiş kısmı olup, düşünme, algı ve dil gibi işlevlerden sorumludur.

Gelelim şimdi Bazal Ganglion`a : Beynin orta kısmında bulunan prefrontal korteks (bütün kaynaklardan gelen bilgilerin düzenlendigi ve birleştirilip ortaya çıkarılacak davranışa karar verecek bölge) ile ayni zamanda alt motor ve duyu bölgeleri arasındaki iletişim ve yönetimi sağlayan yapıların genel adı.

Nörodejeneratif : Nöronlar, beyni ve omuriliği bünyesinde barındıran sinir sisteminin yapı taşı. Nöronlar normalde çoğalmaz ve kendilerini yenileyemez. Bu nedenle hasar gördüklerinde yokluklari hissedilir. Bu yokluklarinin her birinin ayrı bir hastalık adı vardır. Parkinson, Alzheimer veya Huntington hastalığı gibi.

İşte R:F:S olarak adlandırılan hasta, serebral korteksi ve bazal gangliyonları etkileyen nadir bir nörodejeneratif hastalıktan muzdarip. Hafıza problemleri ve kas seğirmeleri gibi beklenen şikayetlere ek olarak hasta görme kaybından da şikayetçi. Onun için kendisine gösterilen iki ila dokuz arasındaki sayıları sadece “spagetti” olarak tanımladığı garip çizgiler olarak görüyor.

Şaşırtıcı bir şekilde, bir ve sıfır sayıları herhangi bir soruna neden olmuyor. Roma rakamları ile yazılmış sayıları ve harfler ile iki, üç diye yazılmış sayıları da tanıyabiliyor. Bilim insanları tarafından yapılan diğer testlerde iki ila dokuz arasındaki rakamlar devreye girdiğinde hastanın algısının her zaman durduğu ortaya görüldü. Örneğin, ilgili rakamların hemen yakınında bulunan veya üzerlerine yerleştirilen görüntüleri tanıyamadı.Kemanın çizimini tanıyor ama üç sayısının içine gömülmüş keman resmini algılayamıyordu.

Hastaya rakamları nasıl gördüğünü çizmesi söylendiğinde, çizdiği resmi aşağıda görüyorsunuz.

Elektroensefalografi (EEG) yardımıyla Schubert ve arkadaşları, bazen sayılarla birleştirilen bazen de birleştirilmeyen yüzlerin fotoğraflarını göstererek hastanin kafasında neler olduğunu araştırdılar. Her iki durumda da benzer beyin dalgası modellerini keşfettiler – R.F.S. Yüzü kendi algisina uygun ifade şekline göre tanıyabildi ya da tanıyamadı.

Yalniz R.F.S isimli hasta ile yapılan testlerde dikkat çeken sonuçlardan biri de rakamların içine gizlenmiş yüzleri farkında olmadan tanıması oldu. Bu durum bilinçli farkındalık olmadan bile beynin karmaşık işlem gerektiren adımları gerçekleştirdiğini gösteriyor. Belki de bunun için hasta muhtemelen sıfır ve bir rakamlarını tanımlayabiliyor. Çünkü bilişsel olarak özel bir anlamı var ve ayrıca şekilleri çok basit. Aynı zamanda harf olarak “O” ve “I” harflerine benziyor.

Çeviri: İ. Kaya

YouTube Kanalımız

Kaynak*

 

Popüler Yazılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar Bilim insanları çalışmalarında, gezegenlerin yapısı dışında, yaşanabilir bölgede geçirdikleri zaman ve oradan tekrar ayrıldıkları zamanla da ilgilenirler....

Nikola Tesla ’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı!

Nikola Tesla’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı! Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz? Tesla: Bu doğru bir soru,...

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark)

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark) Eski dönemde araştırmacılar, bireyin hafızasını ve IQ seviyesinin yükselemeyeceğini bunu biyoloji bir etken genetik özellik olduğunu iddia ediyorlardı. Fakat günümüz...

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır?

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır? Uzay denildiğinde aklımıza kapkara ve sonsuz bir boşluk gelir. Oysa hepimiz biliriz ki; uzayda...
Önceki İçerikBöceklerin İmparatorluğu
Sonraki İçerikGerçek Jurassic Park

İlgili Yazılar

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here

%d blogcu bunu beğendi: