Niçin Herkesin Zekası Farklıdır?

Zekaya sebep olan şey, beyindeki nöronlar arası ilişkiler ve nöronların kendi çalışmalarının toplamıdır.

 

Tüm zeka, bunların sayısının artması ve  gelişimiyle ilgilidir. Her canlının beyni birbirinin aşağı yukarı  aynısıdır; ancak aradaki zeka farkı, nöronların sayısı, aralarındaki  bağlantı sayısı, tipleri ve benzerleriyle ilişkilidir. Bunların sayısı  arttıkça, zeka da ister istemez artacaktır.

Elbette,  beynimizin gelişmesinin pek çok çevresel ve genetik etmene  bağlı olduğunu unutmamamız gerekmektedir.  Beyin, canlıların aldıkları  günlük enerjinin genellikle 5`te 1`ine yakınını tüketir.

Zeka kalıtsal bir özelliktir ve çocuk zekasının %80’nini annesinden  alır. Bunun gibi yetenek de kalıtsaldır fakat yeteneği keşfetmek için  belli bir sosyal çevre gerekmektedir.Aile unsuru ise bireyi oluşturan en  önemli unsurdur. Bireyin kişilik gelişiminde, yeteneklerinin farkına varmasında aile en önemli etmendir.

İki türlü zeka vardır,  duygusal ve analitik zeka. Bunların insan yaşamında uyumlu hareket etmesi çok önemlidir.

Duygusal zekanın kavram ve tanım olarak gelişimi yenidir. Kavramı ilk olarak kullananlar, doğal toplum ile bütünleştirip açıklamak yerine insanın kendi duygularını bilip yönetmesi, toplumun diğer üyeleriyle iyi  ilişkiler kurma ve onların iyi yönetmenin aracı olarak ele alabiliriz.

Günümüzün ilişki ve yaklaşımları değerlendirildiğinde sınıflı toplumla birlikte insanların mantık yapılanmalarında ve sorunları ele alış tarzında önemli değişiklikler olmuş, doğal topluma özgü olan hesap plan ve yaklaşımların egemen olduğu analitik zekaya bırakmıştır. 

Dolayısıyla bireyciliğin şahlandırıldığı kapitalist toplum da ilişkileri yönetmek ve yönlendirmek esas olarak analitik zekanın bir ürünü olmaktadır.

İnsan türünün toplumsal tarzında yaşaması analitik zekanın gelişim seviyesiyle bağlantılıdır. Analitik zeka hızlı toplumsal gelişmeyi sağlar. Fakat duygu boyutundan yoksun olduğundan serbest kaldığında çok tehlikeli olur. Özellikle iktidar ve savaş kültürüne alışıldıktan sonra analitik zeka hırçınlaşır. Bu zeka en çarpıcı ifadesini yakın çağların imha savaşlarında göstermiştir.

Adeta bir makine düzeninde çalıştığı için acı, korku, sevgi gibi duygulardan yoksunluğu, empati ve sempatiyi tanımaması bu imhacı özelliğini çok tehlikeli kılmaktadır buna içinde çalıştığında en sağlıklı çözümleme yeteneği yüksek birey ve toplulukların oluşumunda belirleyici rol oynar.

Acımasız yöneticilerin, niçin böyle olduklarını böylelikle anlamış olduk, başta Adolf Hitler olmak üzere bütün diktatör ve seri katiller, işkenceciler vs. beyinsel fonksiyonlarında uyumu bulamamış, duygusal zekasını yitirmiş, insanlar olduklarını bilimsel olarak da anlamış olduk.

 Umarım gelecekte, bu konuda bilim, yöneticileri testten geçirecek ve hasta ruhlu olup olmadıklarını tespit edecek bir cihaz da geliştirebilir.

Yazar: İ. Kaya

You may also like...

2 Responses

  1. Süha dedi ki:

    Beyine şişlik seviyesinde alınan bir darbe zekayı etkilermi

  2. kerem dedi ki:

    Zeka ile akıl arasındaki fark nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: