Nurhan Kahraman Röportajı

Melisa ACAR: Merhabalar hocam. Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için “Çılgın Fizikçiler ve Bilim İnsanları” ekibi adına çok teşekkür ederim. Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? Nurhan Kahraman kimdir?

Nurhan Kahraman: Merhaba herkese. İsmim Nurhan Kahraman. Moleküler biyoloji ve genetik öğrencisiyim. Astrobiyoloji alanına uzun zamandır ilgiliyim. Aslında uzun zaman önce mimarlık ve diş hekimliği ile başladı serüvenim ancak bu alanlarda çalışmalar yürütürken buraya ait olmadığımı daha çok biyoloji, jeoloji ve astronomi içeren bir alanda ilerlemek istediğimi fark ettim. Zaman içerisinde de kendimi tanıdıkça astrobiyoloji alanında ilerlemek istediğimi anladım ve bu alanda araştırmalar yapmaya başladım.

Melisa Acar: Çalıştığınız alan ile ilgili de bilgi verebilir misiniz? Astrobiyoloji nedir? 

Nurhan Kahraman: Öncelikle astrobiyolojinin ne olduğuyla başlayalım. Astrobiyoloji canlılığın başlangıç noktasını ve nasıl oluştuğunu araştıran bir bilim dalıdır. Astrobiyolojinin çok geniş bir araştırma alanı vardır. Bunlardan biri canlılığın nereden geldiğine odaklanmaktadır. Yani DNA, RNA gibi canlılığın yapıtaşlarını oluşturan etmenlerin evrimsel süreçlerinden günümüze kadar olan süreç astrobiyolojinin içerisindedir. Ayrıca Mars gibi gezegenlerdeki yaşam araştırmaları ve canlı vücudunun uzay şartlarına adapte edilebilmesi de astrobiyolojiyi kapsamaktadır. Astrobiyoloji sadece Türkiye için değil Dünya için de çok yeni bir bilim dalı. İlk astrobiyoloji kelimesi NASA’nın 1971 yılındaki evraklarında geçmektedir. Bu kelimenin bir bilim dalı haline gelmesi ise son birkaç yılda gerçekleşmiştir. Dünya genelinde de sayılı okullarda astrobiyoloji bölümü vardır.  

Melisa Acar: Astrobiyoloji alanında ilk Türkçe dergiyi yayınladınız ve iki ayda bir sitenizden yayınlamaya da devam ediyorsunuz. Bu dergiyi yayınlama fikri nasıl oluştu ve derginizin içeriğinden, yayınlanma sürecinden bahsedebilir misiniz?

Nurhan Kahraman: Astrobiyoloji dergisini yayınlama fikrim şu şekilde ortaya çıktı. Uzun zamandır takip ettiğim Cambridge Üniversitesi’nin kendi yayınevininden çıkardığı akademik bir astrobiyoloji dergisi var.  İçerisinde popüler bilimden ziyade güncel akademik gelişmelerin ve makalelerin yer aldığı bir dergi. Astrobiyoloji alanında makale yazarken çok az Türkçe kaynağa rastlıyordum ve akademik çalışmalarda yararlanılabilecek Cambridge Üniversitesi’nin çıkardığı dergi gibi Türkçe akademik bir dergi olsun istedim. Aslında başlangıçta ben de astrobiyoloji, kimya, jeoloji gibi alanlarda çalışmalar yürüten kişilerin çalışmalarını yayınlayabilecekleri bir dergi yayınlamak istemiştim ancak astrobiyoloji alanında bir popüler bilim dergisinin dahi olmadığını fark ettim. Basın yayın kurumu ile görüşmemden sonra da bir e-dergi çıkartma kararı aldım ve çalışmalara başladım. İki ay süren bir ön çalışmadan sonra dergiyi sitemden ücretsiz bir şekilde yayınlamaya başladım. İçeriği ise astrobiyoloji ile amatör olarak ilgilenenlerin dahi anlayabileceği düzeyde. Derginin çıkış noktası bu şekildeydi

Melisa Acar: Mars on Earth Project aracılığıyla Brezilya’da bulunan Habitat Marte Araştırma İstasyon’unda sanal analog araştırmacı olarak yer alacaksınız? Bu süreçten, duygularınızdan ve orada neler yapacağınızdan bahsedebilir misiniz?  

Nurhan Kahraman: Bu, benim için çok güzel bir deneyimdi. Mars on Earth Project Ruha Uslu’nun kurucuları arasında yer aldığı çok büyük bir topluluk. Bu toplulukta 200’ün üzerinde üye bulunmakta ve ben de bu topluluğun bir parçasıyım. Bu topluluk aracılığıyla da Habitat Marte’deki analog astronot programında yer aldım. Analog atronot projesinin kurucusu Julio Rezende Brezilya’da ve oradaki bir üniversitede profesörlük yapıyor ve astrobiyoloji, botanik gibi pek çok alanlarda da projeler yürütüyor. Mars on Earth Project ile bu projeye kaydım yapıldı ve analog astronot olarak adım verildi. Daha sonrasında karşı taraftan kabul geldi ve bir mail aldım. Bu mailde yönergeler, nelerden sorumlu olduğum ve neler yapmam gerektiği anlatılıyordu. 8 kişilik bir ekip vardı ve bu ekip içerisinde Brezilya, Kuveyt, Hindistan gibi farklı ülkelerden kişiler yer alıyordu. Bu sayede pek çok farklı ülkeden kişilerle çalışma imkanı da buldum. Proje sanal olarak gerçekleşti. Görevin içeriği şu şekildeydi: Mars’ta yaşadığımızı farzediyorduk ve farklı istasyonlar bulunmaktaydı. Bu istasyonlardan sorumlu kişiler ve emir komuta zinciri vardı. Ana üsse düzenli olarak raporlama yapıyorduk. Ben de sanitasyon üssünden sorumlu şeftim. Bu proje içerisindeki belirli görevleri yerine getiriyorduk. Bu proje bana çok şey kattı. Ortak dil İngilizce’ydi ancak herkesin ana dili farklıydı ve networkümü de geliştirme fırsatı buldum. Ayrıca yüz yüze yapılacak eğitimlerde olacak. Bunlarda yer almak için seneye birkaç ekibe de başvurmayı düşünüyorum.

Melisa Acar: Astrobiyoloji pek çok bilim dalını içerisinde barındıran bir alan. Bu alanda ilerlemek isteyen kişilere tavsiyeleriniz nelerdir? Ayrıca bir fizik öğrencisi olarak da bu sorunun cevabını çok merak ediyorum. Fizik veya matematik gibi olanlarda okuyan kişiler ileride astrobiyoloji alanında çalışmalar istiyorlarsa ne yapmalarını tavsiye edersiniz?

Nurhan Kahraman: Senin de söylediğin gibi astrobiyoloji pek çok alanı içerisinde barındıran yani multidisipliner bir alan. Yani astrobiyoloji pek çok bilim dalını kapsar. İyi bir astrobiyolog olmak isteyen kişi sadece tek bir alanda ilerleyerek istediğini elde edemez. Kendisini diğer alanlarda da geliştirmesi gerekmektedir. Lise dönemlerinde bölüm seçimi yaparken çok zorlanmıştım. Çünkü biyolojiyi, astronomiyi, jeolojiyi de çok seviyordum ve o dönemlerde astrobiyoloji yaygın olmadığından bilmiyordum ve pek çok farklı bölümü denedim. Ama bunların bana göre olmadığını fark ettim ve astrobiyoloji ile tanışınca da bu alana ait olduğumu anladım. Bence astrobiyoloji alanında ilerleyebilmek için farklı alanlara aynı yoğunlukta ilgi duyulması gerekmektedir. Tek bir alana ilgi duyularak astrobiyolojide ilerlenebileceğini düşünmüyorum. Bu yüzden aslında biyoloji haricinde başka bir alan okuyarak astrobiyolog olmak büyük bir avantajdır. Bir matematikçi uzayda yaşam arayan bir roverı programlayabilir. Üstelik şuan tabiri caizse uzaya astrobiyologları değil astrobiyolog robotları gönderiyoruz. Bu robotları programlayan bilgisayar bilimci, matematikçi veya fizikçilere, elde edilen raporları okuyabilecek astrofizikçilere de ihtiyacımız var. Sonuçta bilim pek çok koldan oluşmaktadır. Bu yüzden astrobiyoloji multidisiplinerdir ve teknoloji ilerledikçe de matematikçilere, fizikçilere de ihtiyaç artacaktır. Okuduğunuz bölüm fark etmeksizin eğer maymun iştahlıysanız bu tür multidisipliner alanlar size göredir diyebilirim.

Melisa Acar: Astrobiyoloji birbiriyle bağlantılı olduğunu düşünmediğimiz pek çok alanla ilişkili. Astrobiyolojideki yapay zeka uygulamalarından, kullanıldığı alanlardan ve neler yapılabileceğinden bahsedebilir misiniz?

Nurhan Kahraman: Elon Musk’ın yapay zekayla yaptığı pek çok çalışma var. Mars’ın ileri dönemlerdeki durumu, ziraat gibi pek çok şey de yapay zeka kullanılıyor. Senin de dediğin gibi astrobiyoloji pek çok alanla bağlantılı. Yapay zeka da bunlardan biri. Araştırmalarda kullanılan cihazlardan, Roverlara, topraksız tarımdan, istasyonlara kadar birçok alanda yapay zeka kilit noktamız olacak. 

Melisa Acar: Bu alanda ilerlemek isteyen kişilerin okumasını önerdiğiniz kitaplar, siteler vs var mıdır?

Nurhan Kahraman: Tabii.

Astrobiyoloji – David Catling

Yaşamın Kökleri – J. M. Smith – E. Szathmary

Yaşam Üzerine Sohbetler – Chris Impey

RNA Dünyasından Yaşam – Michael Yarus

Yeryüzünün Ötesi – C. Wohlforth – A. Hendrix

Yaşam Nedir? – Addy Pross

Kitaplarını önerebilirim.

Melisa Acar: Son olarak katıldığınız her seminerde size ilham olan bir sözü paylaşıyorsunuz. Bizimle de size ilham olan bir sözü paylaşabilir misiniz?

Nurhan Kahraman: Tabii.

You’re an interesting species. An interesting mix. You’re capable of such beautiful dreams, and such horrible nightmares. You feel so lost, so cut off, so alone, only you’re not. See, in all our searching, the only thing we’ve found that makes the emptiness bearable, is each other.”

Carl Sagan/Contact

Melisa Acar: Sorularımız bu kadardı. Bu değerli röportaj için tekrardan çok teşekkür ederim. Bilimle kalın.

Nurhan Kahraman: Ben teşekkür ederim nazik davetiniz için. Bilim dolu günler dilerim.

Nurhan Kahraman Instagram: @nurhan.astro

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here