Olbers Paradoksu Nedir?

Yaklaşık 200 yıl önce Alman astronom Heinrich Wilhelm Olbers şöyle bir soru ortaya atmıştır: Eğer sonsuz uzayda, sonsuz sayıda yıldız düzgün olarak yayılmış ise neden geceleri gökyüzünü kapkaranlık görüyoruz? Olbers’e göre trilyonlarca yıldızın bulunduğu evrenimizin bize ışıl ışıl görünmesi; tıpkı Güneş’in gündüzleri Dünya’mızı aydınlatması gibi, diğer yıldızların da evrenimizin her bir köşesini aydınlatması gerekmektedir.

Olbers bu düşüncelerinin gerekçelerini şu şekilde açıklamıştır: Merkezinde bulunduğumuz bir küre varsayalım ve bu kürenin yarıçapı arttıkça nasıl bir değişim gözleyeceğimizi düşünelim. Işığın şiddeti, uzaklığın karesiyle ters orantılı değiştiğine göre bu küre üzerinde bulunan yıldızların parlaklıkları da uzaklığın karesi ile ters orantılı olarak azalacaktır. Buna karşılık, eğer yıldızlar uzayda düzgün olarak dağılmışsa, kürenin üzerindeki yıldızların sayısı, bu yüzeyin yüzölçümü (yani kürenin yarıçapının karesi) ile orantılı olarak artacaktır. Bu iki zıt etki birbirini yok edeceğinden, her bir küre yüzeyinde bulunan yıldızların bize göndereceği toplam ışık şiddeti aynı kalacaktır. Dolayısıyla her katmanın bize göndereceği eşit ışık şiddetleri toplamının sonsuz olması gerekecektir.

Olbers’in ortaya attığı bu fikirler zamanında çok ilgi gördü. Öyle ki dönemin ünlü şairlerinden Edgar Allan Poe, 1848’de yazdığı “Eureka” adlı şiirinde paradoksa çözüm niteliğinde; arka planda yer alan yıldız ışımalarının, ışığın hızının sonlu olmasından dolayı henüz bize ulaşamadığını ileri sürdü. Ancak bu çözüm önerisi evrenimizin sonsuz geçmişe sahip olmasıyla bağdaşmıyordu.

Sadece Poe değil, o zamanların birçok ünlü ismi Olbers’in ortaya attığı paradoksa çare bulabilmek için kafa yormuştur.

Olbers Paradoksu Nasıl Çözüldü?

1920’li yıllarda Edwin Hubble’ın galaksilerin birbirinden uzaklaştığını fark etmesiyle Büyük Patlama Teorisi zamanın en güçlü evren modeli haline geldi. Büyük Patlama Teorisi’ne göre evren sonsuz veya sonsuz yaşta değildir. Bu durumun anlaşılmasıyla Olbers Paradoksu çözüme kavuşturulmuştur.

Daha detaylı açıklamak gerekirse, evren bize ışıl ışıl görünmez çünkü tüm yıldızlar ezelden beri var değildir. Bazılarının yaydığı ışığın henüz bize ulaşabilmesi için yeterli zaman geçmemiştir bile. Dünya’ya ulaşan en eski ve ilk ışık 13.82 milyar yıl boyunca yol almış olan ışıktır. Bundan daha eskisinin ulaşması teorik olarak imkansızdır. Bu da günümüzde halen genişlemekte olan evrenimizin devasa büyüklüğüyle kıyaslandığında, geceleri gökyüzüne baktığımızda neden karanlık gördüğümüzün açıklamasıdır.

Yazan: Gül Zeynep SİNAN

Kaynak*

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here