Ölümsüzlük Sıkıcı mı Olurdu?

Beşer faaliyetlerinin çoğu anlamını tekrar edilemeyecek olmalarından alırlar. Biz hali hazırda varolduğumuz insana şekil veren tercihler yapar ve kararlar alırız. Bir bahçedeki gölge ve ışık örüntülerinin dolayımsız deneyiminin bizde var ettiği haz, nispeten, bu tecrübenin belki de bir daha tekrar göremeyeceğimiz kısa zamanlı etkisi hakikatinden kaynaklıdır.

Ölümsüzlük Sıkıcı mı Olurdu?

Ölümlü olmamız, belki bir geleceğe sahip olamayacağımız hakikatini düşündürerek, şuanın değerini bilmeye bizleri yönlendirir. Seçtiğimiz tercihlerin örüntüsü ve başımızdan geçenler, bizlere kendi tarihimizi verir. Öldükten sonra sonsuza kadar yaşayacak olursak bu halde mananın bu kaynağı (“bir şeyin anlamlı olmasının onun tekrarlanamazlığından dolayı olması”) bir noktadan sonra bizim için mümkün olmayacaktır. Bütün her şeyi yapmak ve tekrar etmek için vakit hep olacaktır.

Bernard Williams (1929-2003) bu halde ölümsüzlüğün can sıkıcı ve de sonuç olarak anlamsız olacağını söylemiştir. Ölüm olgusu ve ölümün kaçınılmaz oluşu, hayatımıza sahip olduğu manasını büyük oranda kazandıran şeydir.

Eleştiriler

Ölümün Ardından Yaşamın Varolan Yaşama Benzer Olduğunu Kabul Etmek

Bir şeyleri yapmak için zamana sahip olmak ve de bu dünyada tecrübe ettiğimiz her bir şeyin öteki dünyada da deneyimizin konusu olacağı düşüncesi manasını kaybeder ve sıkılmanın nedenidir. Ayrıca yardımsever bir Tanrı, büyük olasılıkla, bizim ölümden sonraki yaşamımızda bıkmamızı istemezdi. Dolayısı ile böyle bir Tanrı varsa, ölümün ardından yaşam mevcut dünyadaki gibi yaşamdan tahayyül edilemez derecede farklı olmak zorundadır.

Eğer bu şekilde ise, şu durumda, vakte tabii sonlu varolmalar olarak şekillenmiş olmamız ve bir gün öleceğimiz malumatına vakıf olmamız, bizim vefatımızdan sonraki böyle bir yaşamı devam ettirebileceğimiz ya da ettiremeyeceğimiz sorusuna da hak kazandırır. Benim kim olduğum az zamanımı neyle geçireceğime karar vermemle sıkı sıkıya bağlı olduğundan dolayı, şahsım adına böyle bir hayattan hangi manada söz edebilirim? Şayet bu soruya verilebilecek bir cevap, bunun Tanrı’nın üstesinden gelebileceği bir şey olduğunu söylemek olursa, öyleyse bu, inancın hatalı yöne gitme ihtimalini de beraberinde getirip, tekrardan inanca başvurmak olacaktır.

Yazan: Gözde ADIYAMAN

Kaynak*

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here