Paralel Evrenler Ne Kadar Gerçek? 

Paralel Evrenler Ne Kadar Gerçek? 

Paralel evrenler veya diğer adıyla çoklu evrenler teorisini hepimiz duyduk. Benim gibi sıkı bir bilimkurgu hayranıysanız daha çok duymuşsunuzdur. Zamanının kült yapımı olan X Files dizisinde pek yer almasa da peşinden gelen Fringe bolca işledi. Dark’ ın çıkış noktası kalmadığında da paralel evrenler senaryoyu kurtardı.

Peki gerçekten paralel evrenler var olması mümkün olan bir  teori mi ? Farklı dünyalarda fiziki versiyonlarımız yaşıyor mu? Zaman zaman yaşadığımız dejavu bile paralel evrendeki ikizimizle bağlantılı olabilir mi?

Aslında fani homosapiens bilinç kazanmaya başladığından beri kendini hep başka yerlerde hayal etti. Mitoloji ve dinlerin tarihlerine baktığımızda bu soruların cevaplarını aradıklarını görmemek imkansız. İnsan  bilinç kazanıp, keşfettikçe uzayı anlamaya başladıkça cevaplarını bilimde ve kanıtlarda aramaya başlamış oldu.

Soru soruyu açtı bazen cevaplar sorulara sebep oldu ve Güneş sistemimizden başlayarak yavaş yavaş nasıl bir evrende yaşadığımızı anlamaya başladık. Henüz ‘tam anlamıyla çözmüş değiliz ve kat edilmesi gereken çok yolumuz var. Ama birkaç yüzyıl öncesine bakarsak bilim dünyası özellikle son 30 yılda inanılmaz bir ivmeyle ilerlemektedir. Gözlemlenen  evrenin 13,7  milyar yıl yaşında olduğunu ve her şeyin ‘’Büyük Patlama’’ ile başladığını bilmekteyiz. Ancak her şey Büyük Patlama ile mi başladı? Burada dikkati çekmek istediğim her şey kelimesidir. Gözlemleyemediğimiz evrenler olabilir ,evrenimiz döngüsel olabilir ya da hiper büyüklükte olan uzayın içerisinde (istatiksel olarak mümkün) sonsuz sayıda evren olabilir. Henüz içeriklerini bilmediğimiz Kara Delikler bu evrenlere arası geçişi sağlayan kapılar olabilir.

Size bir bilim kurgu filminden  bahsetmiyorum. İnsanlık tarihinde bilim önce hipotez, sonrasında teori, deney ve  pratik kanıtlar ile ilerlemiştir. Bizlerin bugün kanıtlayamadığı süreçler ilerde kanıtlanabilir.

Şuana kadar elimizde çoklu evrenlerle ilgili net kanıt var mıdır? Hayır, henüz bir kanıtımız yok ancak elimizde teoriler var. Hatta çok sayıda teoriler ortaya sürülmüştür. Tegmark bu teorileri 4 ana grupta toplar.

1) Çok uzaktaki Hubble Hacimleri teorisi:  Sonsuz ve genişleyen meta evrende bizim  evrenimize benzeyen çeşitli kopyaların olabileceğidir. Bizlerin az farkla kopyalarının olduğu evrenler olabilir. Yani ‘’burada prensipte olabilecekmiş olabilecek her şey, aslında başka bir yerde olmuştur’’ şeklinde özetlersek, o evrendeki kopyalarımız gelecek hayatlarını etkiledikleri seçimler yaparlar.

Bu  teoride evrenler aslında bizimki gibi fizik yasalarına sahiptir ve Büyük Patlama ile kopyalar oluşmuş kabul edilir.

2)Tür Çoklu Evrenlere ihtiyaç duyan başka alan ise Büyük Patlama’ dan sonraki Şişme Kuramı’ dır. Büyük Patlama’da oluşan sonsuz sayıda evren baloncukları var olmuştur. Meta evren’ de yüzen sonsuz sayıda  baloncuk evrenlerden birinin içinde; biz ister istemez uygun yaşam olanında kendimizi bilinçsizce buluruz. Çünkü yaşam için uygun olmayan baloncukların içinde neler olduğunu fark edecek uygun yaşam formları yoktur.

3) Tür Çoklu Evren tarzı ise kuantum fiziğinin paralel evrenleri ve bunların çeşitlemelerini içerir. Model aynı zamanda çok boyutlu fizik modelleriyle de örtüşür. Mesela sicim kuramlarında görülen 11 boyutlu uzay zaman yapısı Çoklu Evrenler ile anlam kazanır.

4) Matematiksel Evrenler: Tegmark’ın sınıflandırdığı 4.Tür Çoklu Evren ise tüm fizik yasaları farklıdır. Bunlara ‘’Matematiksel Evrenler’’ demek daha doğru olur.

Bu kadar çoklu evrenden bahsettikten sonra ‘’Çoklu Evrenler arası geçiş mümkün müdür?’’ sorusuna bakabiliriz. Bu açıkçası hiç mümkün değil hatta imkansız olarak tanımlanabilir. Belki kara deliklerin bu tip bir yolculuğa açılan kapılar olabileceği düşünülse de  yaşadığımız evrendeki fizik yasaları buna müsait değiller.

Başka evrenlerde  benzer kopyaların olabileceğini söylemektedir ancak bu kopyalar farklı birer  bireylerdir.

Sonuç olarak bakarsak Çoklu Evrenler olması muhtemel evrenler olmakla birlikte, henüz net kanıtlarla ulaşamadığımız bir alandır. Ancak bilim önce teoriler üretmekle, araştırmakla ve deneylerle  kendini kanıtlar.

Diğer evrendeki bizlere buradan selam olsun…

Yazar: Derya GİZLENCİ

Kaynakça

Başka dünyalar” var mı? Can KOÇAK, 20.05.2024

YouTube Kanalımız

Derya Gizlenci hakkında 7 makale
Bilime inanan araştırmayı seven bir öğretmen

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*