Daha Fazlası

    Peto Paradoksu Nedir?

    Peto Paradoksu Nedir?

    Kanser gizemini hala korumakta olan bir türdür. Kanseri yok etmek için yapılan bazı çalışmalar sırasında bilim insanları tarafından biyolojik bir paradoks keşfedildi. Bu paradoks canlının büyüklüğüne oranla kanser olma riskiyle ilgilidir. Canlı ne kadar büyük ise kansere yakalanma olasılığı o kadar azalmaktadır. Peki, nasıl? Sebebini öğrenmek için okumaya devam ediniz.

    Perde arkası görevliler hücreler

    Organizmaların çalışmasındaki perde arkası görevliler hücrelerdir.  Hücre protein ve lipitlerden oluşmuştur. İnsanlarda 30-40 trilyon civarında hücre bulunmaktadır. Bu canlının yapıtaşı olan hücreler her zaman düzenli işleyiş göstermeyebilmektedir. Hücre içerisinde yer alan DNA’da gerçekleşen mutasyon sonucu hücrenin bölünme hızı normalden farklı olarak düzensiz şekilde artış göstermektedir.  Sistematik şekilde ilerlemeden çoğalan bu hücre toplulukları,  bir araya gelerek tümör dokuları oluşturmaktadırlar. Genellikle canlıların hücre boyutları aynıdır fakat canlıların hücre sayıları ise değişkenlik gösterebilmektedir. İnsanların farelere oranla daha fazla hücresi vardır. Buna rağmen fareler ile insanların kansere yakalanma oranları neredeyse aynıdır.  İnsanlardan binlerce kat fazla hücreye sahip olan balinalarda ise kanser neredeyse hiç rastlanmamaktadır. Bu olay ise Peto Paradoksu ile açıklanabilir. Bilim insanları kütlece çok büyük olan bu canlıların kansere nasıl yakalanmadığını iki farklı teoriye dayandırmaktadırlar: hiper tümörler ve evrim

    Hiper Tümörler ve Evrim

    Peto Paradoksu (Evrim)

    Milyonlarca yıl önce çok hücreli canlıların gelişmesi süresince büyük kütleli canlılar da hücrelerinin artmasıyla oluştu. Bunun sonucunda bazı hücrelerin işlevleri bozularak kanser hücreleri ortaya çıktı. Bu sebeple bu canlıların kanser için metabolizmaları savunma geliştirdiler bu adaptasyona uyamayan canlılar ise öldü. Kansere yakalanan bu canlılar genlerinde yer alan hatalardan dolayı kansere yakalandılar.  Proto-onkogen dediğimiz normal genler mutasyonlarla kanser gelişiminin başlangıcı olan onkogenlere dönüşebilir ve bu olay ise hiçte iyi değildir. Bahsettiğimiz gibi mutasyona uğrayan bu hücreler hücrenin kendini öldürtme yeteneğini kaybetme, saklanma vb. gibi birçok özellik elde eder. Fakat Tümör baskılayıcı gen veya tümör supresör gen metabolizmanın bozulmaması için düzensiz bölünebilme göstermekte olan kanser hücrelerini yok eder ve mutasyona uğramış bu genleri ortadan kaldırır. İnsana oranla daha büyük canlılar için tümör baskılayıcı genin canlılarda adaptasyon sürecinde çok sayıda edinildiği düşünülmektedir. Bu sebeple bir balinanın vücudunda tümörün gelişebilmesi insana oranla daha fazla kütleye ve tümör baskılayıcı gene sahip olması onları kansere yakalanmama konusunda avantajlı konuma getirdiği düşünülüyor.

    Peto Paradoksu(Hiper tümörler)

    Bir diğer düşünce ise hiper tümörlerdir. kanser hücrelerinin çoğalıp birleşmesi sonucu tümörler oluşur. Tümörler bulundukları sistemin yanında kendi gibi tümörlerle de savaş halindedir. Böylece kendi kendilerini yok ederler. Bu düşünceye göre de balinalarda çok sayıda tümörün var olması bu tümörlerin birbirleriyle savaşmalarından dolayı fark edilmeden birbirlerini yok ettikleri söylenebilir.

    Yazan: Beyza ÖZKUNDAKCI

    Kaynak*

    Kaynak**

    Kaynak***

    Kaynak****

    Kaynak****

    YouTube Kanalımız

    Çılgın Fizikçiler
    Çılgın Fizikçiler ve Bilim İnsanları ekibi ve dışarıdan destek veren gönüllülerin yazıları.

    Popüler Yazılar

    İlgili Yazılar

    Leave a reply

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    %d blogcu bunu beğendi: