Plüton: Güneş Sistemi’nin Uzak ve Yalnız Üyesi

Günümüzde hala birçok bilim insanı tarafından tartışılan bir konu, Plüton gezegen olarak sınıflandırılmaya uygun mu yoksa değil mi? Bilim dünyasının fikirleri bu konu hakkında ikiye ayrılmış durumda. Gelin Plüton’un bu karışık hikâyesini yakından tanıyalım.

Öncellikle keşfedilme hikâyesini inceleyecek olursak,

Plüton’un varlığına dair ilk kanıtlar Amerikalı gök bilimci Percival Lowell tarafından ortaya atıldı. Lowell, Neptün ve Uranüs’ün yörüngelerindeki sapmaları gözlemleyerek bunun nedeninin başka bir gezegen olabileceğini düşündü. Ardından 1909’da böyle bir gezegen için çeşitli gök koordinatları öne sürdü. 19 Mart 1915’te, Lowell Gözlemevi’nde Plüton’un iki fotoğrafının çekilmesine rağmen, bu yeni cisim fark edilemedi. Lowell’ın ölümünden sonra gözlemevi Clyde Tombaugh’a Plüton’u saptama görevini verdi. 1930 yılında ise Clyde Tombaugh kesin olarak Plüton’un varlığını keşfederek, “Plüton’nun Kaşifi” oldu.

İsminin, klasik mitolojide yer altı dünyasının tanrısı olarak kabul edilen  “Plüton” olarak konulmasına oy birliği ile karar verildi.

Eskiden 9. gezegen olarak tanınan, günümüzdeyse Kuiper Kuşağı’na (Kuiper Kuşağı, güneş sisteminin kenarında bulunan bir halkadır. Esas olarak uzay kayaları ve cüce gezegenlerden oluşur) ait cüce gezegen olarak sınıflandırılan bir gök cismi olan Plüton’un Güneş etrafındaki yörüngesi o kadar geniştir ki, 1930 senesinde Clyde W. Tombaugh tarafından Lowell Gözlemevi’nde ilk defa keşfedilmesinden bu yana henüz Güneş etrafında 1 tam turunu tamamlayamamıştır.

Bu turu öngörülen verilere göre, 23 Mart 2178 Pazartesi günü tamamlayarak 1 yılını doldurması bekleniyor. Bir diğer deyişle, Plüton’un 1 yılı yaklaşık olarak 248.09 Dünya yılına eşit.

Plüton’un gezegenlikten çıkarılmasına geldiğimizde,

2005’te Eris’in keşfedilmesiyle beraber bilim insanları Plüton hakkında şüpheye düştü. Eris, Plüton’dan daha büyük bir Kuiper Kuşağı cismi olarak dikkatleri üzerine çekti. Eğer Plüton bir gezegen ise diğer Kuiper Kuşağı cisimleri gibi, Eris de gezegen sınıfına sokulmalıydı. Bu durumda, “bir cisme gezegen denmesi için, objektif ve bilimsel dayanak ne olmalıydı?” gibi sorula bilim insanları arasında tartışılmaya başlandı.

Bu tartışmalara bir son vermek amacıyla 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği (IAU/ International Astronomical Union) astronomi terminolojisinde yetkili tek kurum olarak duruma el koydu. Yeni bir gezegen tanımını 14-25 Ağustos 2006 tarihleri arasında Prag’da yapılan 26. Genel Kurul Toplantısı’nda masaya yatırdılar. IAU’ya ait Gezegen Tanımlama Komitesi Güneş Sistemi’nde bulunan gezegen ve diğer gökcisimlerinin üç sınıfa ayrılmasını önerdi:

  • Gezegen: Güneş etrafında bir yörüngede dolanan kendi kütle çekimi altında, hidrostatik denge halinde ve hemen hemen küresel bir şekle sahip olan ve yörüngesinin yakın komşuluğunu temizlemiş olan bir gökcismidir.
  • Cüce gezegen: Güneş etrafında bir yörüngede dolanan, kendi kütle çekimi altında, hidrostatik denge halinde ve hemen hemen küresel bir şekle sahip olan ancak yörüngesinin yakın komşuluğunu temizlememiş olan ve kendisi bir gezegenin uydusu olmayan gökcismidir.
  • Güneş Sistemi’nin Küçük Nesneleri: Güneş etrafında yörüngede dolanan ve yukarıdaki tanımlara girmeyen diğer gökcisimlerinin tümü. Dolanma dönemleri 200 yıldan daha uzun küçük cisimlerin tümü.

Bu tanımlardan sonra Plüton ve Eris’in cüce gezegen tanımına daha uygun olduğu, dolayısıyla Plüton’un Cüce Gezegen olduğuna 237 evet, 157 hayır ve 30 çekimser oyla karar verildi. Plüton’un asıl neden olarak zayıf kütle çekiminden dolayı ‘gezegenlik’ sıfatını kaybettiğini düşünen çok sayıda bilim insanı da mevcut.

Tüm bu olaylardan sonra Plüton ise Güneş Sistemimizin uzak ve yalnız üyesi olarak “Cüce Gezegen” sıfatıyla güneş etrafında hareket etmeye devam ediyor.

Yazan: Göksu YÜCEL

Kaynak*

Kaynak**

Kaynak***

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here