Psikobiyoloji Nedir?

Psikobiyoloji Nedir?

Basit Bir Tür İçin Komplike Bir Yaklaşım 

İnsan ırkı varoluşundan bu yana sorgulamaya ve öğrenmeye aç bir biyolojik varlık olarak yaşamını sürdürmüştür. Davranışları, duygu ve hisleri, çevreye uyum sağlama potansiyeli ve kendi içsel durumunu anlamak ve anlamlandırmak, zaman içerisinde psikoloji denilen kavramı ortaya çıkarmıştır. Teknolojinin gelişmesi ve insanın karmaşık yapısı(!) derken, psikoloji terimi farklı alanlarla birleşerek çeşitli alt dallara ayrılmıştır.

Psikoloji ve Biyoloji 

Psikoloji ve biyoloji terimleri tarih boyunca farklı iki olgu olarak düşünülsede, canlı psikoloji üzerinde biyolojik bir etkininde olduğu, ismi tam konulmamışta olsa hep bir arada düşünülmüştür. Aristoteles, Da Vinci, Platon gibi ünlü düşünürler psikoloji üzerine yaptıkları çalışmalarda insan davranışları ve sinir bilimi üzerinde çeşitli bağlantılar olduğunu öne sürmüşlerdir ve felsefe içinde buna “beden / zihin sorunu” denmiştir . Çağdaş psikolojide ise psikobiyoloji adı verilmiştir.

Peki, Psikobiyoloji Neyi Açıklar? 

Kısaca Psikoloji, organizmaların davranışlarını inceleyen ve neden sonuç ilişkisi kurmaya çalışan pozitif bir bilimdir. Psikobiyoloji ise beyin ve insan davranışları arasındaki ilişkiyi inceleyen psikolojinin bir alt dalıdır. Davranışsal sinir bilimi olarak da bilinir. Temelde biyolojik ve nörolojik yapıların davranışsal süreçlerde ki durumunu incelemeyi ve açıklamayı hedefler. Psikobiyoloji, cinsel üremede hormonların rolü; açlık üzerinde şekerin etkisi; hormon salınımı ile stres arasındaki ilişkinin incelenmesi gibi konularla ilgilenir. Çağdaş psikolojide, psikolojik olayların temelinde sinir sistemi yapılarının ve onların etkinliklerinin yattığı kabul edilmektedir. Psikolojide üçüncü davranış türü olarak bilinen psikofizik tepkiler de işte bu biliş/beyin ilişkisini içermektedir.

Çağdaş psikolojide, psikolojik süreçlerin, biliş ve duyguların bir bedende oluştuğu bilinmektedir. Bedenle zihnin ilişki içinde olduğu ve birbirini etkilediği de bilinmektedir. Örneğin, heyecanlandığımız zaman kas gücümüz artar ve normal zamanda yapamadığımız hareketleri yapabiliriz, bir dolabı yerinden oynatabiliriz. O sırada sinir sisteminin sempatik bölümü hareke geçmiştir ve kan, daha fazla, kaslara ve beyne yönlendirilmiştir.

Beyin Dalgalarımız Bizi Ele Veriyor! 

Günümüzde bilim insanları psikobiyoloji alanında daha fazla ilerlemek duygu ve düşüncelerin insan ve hayvan davranışlarına olan etkisini açıklamak adına halen devam eden çeşitli çalışmalar yapmaktadırlar. Bunlardan en bilineni elektroensefalograf kullanarak beyin dalgalarını ölçmektir. Bu sayede biyolojik durumların davranışsal etkilerini gözlemlemekle birlikte pek çok nörolojik hastalık, örneğin epilepsi gibi, tespit edilebilmektedir. Bunun dışında depresyon ve bipolar kişilik bozukluğu tanılarında da beynin yaydığı dalgalar göz önüne alınarak tanı koyma işlemi gerçekleştirilir. Yapılan çalışmalara göre, toplumda normal davranışlar sergilemeyen, halk arasında psikopat olarak tabir ettiğimiz ve suça meyilli insanlarda beyin dalgalarının normal insanlarınkine göre daha yavaş ilerlediği sonucuna varılmıştır.  Ağır kafa travması yaşayan kişilerde de sonradan ortaya çıkan beyin dalgalarının anormalleşmesi gibi durumlarda, uzmanlar tarafından incelenmekte ve elektroensefalograf kullanılarak tespit edilmektedir.

Psikobiyoloji alanında yapılan deneylerde, örneğin geliştirilen bir ilacın test edilmesinde vs., maalesef hayvan denekler kullanılmaktadır. Bilim insanları hayvan deneklerin, süreç boyunca verdikleri tepkiyi ve üzerlerindeki biyolojik etkiyi ölçerek daha karmaşık yapıdaki insan beynini anlama yolunda ipuçları elde ettiklerini söylüyorlar. Kendinden daha güçsüz ve savunmasız canlılar üzerinde bu şekilde bir otorite kurmak, abartılmaya değmeyecek karmaşıklıkta bir zihnin ürünü olsa gerek…

Kaynak*

Kaynak**

Yazan: Şafak YASUN

YouTube Kanalımız

Popüler Yazılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar Bilim insanları çalışmalarında, gezegenlerin yapısı dışında, yaşanabilir bölgede geçirdikleri zaman ve oradan tekrar ayrıldıkları zamanla da ilgilenirler....

Nikola Tesla ’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı!

Nikola Tesla’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı! Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz? Tesla: Bu doğru bir soru,...

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark)

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark) Eski dönemde araştırmacılar, bireyin hafızasını ve IQ seviyesinin yükselemeyeceğini bunu biyoloji bir etken genetik özellik olduğunu iddia ediyorlardı. Fakat günümüz...

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır?

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır? Uzay denildiğinde aklımıza kapkara ve sonsuz bir boşluk gelir. Oysa hepimiz biliriz ki; uzayda...

İlgili Yazılar

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here

%d blogcu bunu beğendi: