Roket Biliminin Doğuşu ve Uzay Fethinin Başlangıcı

Roket Biliminin Doğuşu ve Uzay Fethinin Başlangıcı

M.Ö 400 yıllarında o günün şartlarına göre insanlara pek de mümkün gelmeyen bir olay gerçekleşti. Archytas adında Yunanlı bir adam şaşırtıcı olan bir şey yaptı ve tahtadan yapılmış bir kuşu uçurmayı başardı. Bunu anlatmamın sebebi bu tahta kuşun roketlerin atası sayılıyor olması. Bu tahta kuş roketlerde kullanılan temel prensibin başarıyla uygulandığı ilk örnek.

Hikayenin devamı da hepimizin bildiği gibi gelişiyor, havai fişeklerle. Mühendisliğin en büyük başarılarından biri olan roketlerin işleyiş prensipleri havai fişekler ile aynı. Alman havai fişek üreticisi Johann Schmidlap, o günlerde eğlence için kullanılan havai fişeklerini daha ileriye taşıdı. Aşamalı roketi geliştiren Schmidlap kısaca bir büyük biri küçük iki roketi birbirine bağladı. Bu buluş günümüzdeki roketlerde hâlâ kullanılmaktadır.

Roket biliminin resmen doğuşu 17. yy’da oldu. Bunun nedeni 17.yy’ın ünlü bilim insanı Newton’un tarafında Newton yasalarıyla birlikte roketlerin nasıl çalıştığını ve uzay boşluğunda da çalışabileceğini açıklıyordu.

İnsanlar çalıştı, roketler ve roket bilimi gelişti. Ve o gün geldi, 8 Eylül 1944’te insanlar korkunç bir güne uyandı. Önce Paris ardından Londra gökyüzünden yağan dev uçan bombalar tarafından vuruldu. V-2 balistik füzeleri, Nazi Almanya’sının son hamlesiydi. Bu füzeler Hitlerin savaşı kazanmasını sağlamadı fakat bu füzeler tarihin akışını değiştirdi. V-2, atmosferde çok yükseğe çıkabiliyor ve uzay sınırına yaklaşabiliyordu. Bunun yaratıcısı ise  1882’de doğan Amerikalı Robert H. Goddard’dı. Geçirdiği çocukluk hastalığı sırasında kendi kendine aerodinamik öğrenmiş, daha sonra uzay uçuşunun mümkün olduğuna ikna olmuştu. Dünya’nın yerçekimini aşmanın yolunun çok aşamalı sıvı yakıtlı roketler olduğunu keşfetti. 1919’da bu düşüncelerini ”Method of Reaching Extreme Altitudes” adlı kitabında çalışmalarını daha da genişletti. Goddard 16 Mart 1926’da sıvı yakıtlı bir roketle ilk başarılı uçuşunu gerçekleştirdi.

Ayrıca benim oldukça hoşuma giden bir bilgiyi de paylaşmak isterim. Amerikan Roket Biliminin babası Robert H. Goddard (1882-1945) ve Alman meslektaşı Hermann Oberth (1894-1989), çocukların da okudukları Aya Seyahat ve Ayın Etrafında gibi bilim kurgu eserlerinden ilham almışlar.

Hermann Oberth

Robert Goddard

1957’ye kadar bir çok bilim insanı tarafından roket bilimi geliştirildi. 4 Ekim 1957′ de Sovyetler Birliği tarafından uzaya ilk yapay uydu olan Sputnik 1 gönderildi. O gün Uzay Çağı insanlar için başlamış oldu. Bu sayede kızışan uzay yarışı, roket bilimini ve teknolojisini ileri götürmeye devam ediyor.

Bu yazıda hepimizin aklında bir şeyler oluşması için küçük bir giriş yapmak istedim. Daha katetmemiz gereken çok yol, öğrenmemiz gereken bir sürü bilgi var… Aşağıya yukarı da bahsettiğim A Method of Reaching Extreme Altitudes kitabını okuyabileceğiniz sitenin linkini bırakıyorum, göz atmayı unutmayın. Okuduğunuz için teşekkürler.

Yazan: Ecenur ÖZTÜRK

Kaynak*

YouTube Kanalımız

Popüler Yazılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar Bilim insanları çalışmalarında, gezegenlerin yapısı dışında, yaşanabilir bölgede geçirdikleri zaman ve oradan tekrar ayrıldıkları zamanla da ilgilenirler....

Güneşin 2,5 milyon katı parlaklığındaki Yıldız Kayboldu

Güneşin 2,5 milyon katı parlaklığındaki Yıldız Kayboldu Bilim insanları 2019 yılında Güneşin 2,5 milyon katı parlaklığındaki büyük kütleli bir yıldızın ortadan kaybolduğuna tanık olmuşlardı. Astrofizikçilerden oluşturulan...

Her Şeyi Değiştiren Teori – Genel Görelilik Teorisi

Her Şeyi Değiştiren Teori - Genel Görelilik Teorisi Merhabalar bugün tam 104 yıl önce 1916 yılında bir deha tarafından ortaya atılan bir teori hakkında konuşacağız. Genel...

Nikola Tesla ’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı!

Nikola Tesla’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı! Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz? Tesla: Bu doğru bir soru,...

İlgili Yazılar

2 Comments

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here

%d blogcu bunu beğendi: