Satranç ve İlginç Hikayesi

0
421
Satranç ve ilginç Hikayesi

Satranç ve İlginç Hikayesi

Bundan yaklaşık 1400 yıl evvel Hindistan’da savaşmayı çok seven bir kral varmış. Bu kralın en büyük zevki savaş stratejilerini komutanlarına denetmekmiş. Savaş yıllarca sürer, karşılıklı halklar büyük zarar görür, bir süre sonra barış olsa da kral bu huyundan vazgeçemez ve sebepsiz yere bir başka komşusuna savaş açarmış. Yıllarca süren bu savaşlar elbette halkı perişan eder ve içten içe isyanlara sürüklermiş ama yapacakları da bir şey yokmuş çünkü krala karşı gelmek öldürülmek veya zindanda çürümek anlamına gelirmiş. Bunalmış olan halk çaresizlik içinde Hindistan’ın en bilgili kişisi Yüce Bilgin’e gitmiş. Halk derdini ona anlatmış ve bir şekilde kralı savaşmamaya ikna etmesini istemiş.

Satranç ve ilginç Hikayesi

Yüce Bilgin eve kapanıp düşünmem lazım demiş.Halk heyecanla kapıda beklemeye başlamış. Bir, iki, üç, dört derken bir hafta geçmiş ve Yüce Bilgin evinden çıkmış. Halk heyecan içerisindeyken Bilgin “Beni krala götürün” demiş.

Krala Yüce Bilgin’in geldiğine dair haber verilmiş. Kral sevinmiş çünkü ne kadar cahil olsa da Yüce Bilgin’i takdir edermiş. Onu tahtında güzel bir şekilde karşılamış.
“Hoşgeldin Bilgin. Bu ziyaretinin sebebi nedir?”
“Değerli kralım size bir hediye getirdim!” “Çok sevindim. Eminim ki güzel bir şey düşünmüşsündür. Nedir O?”

Yüce Bilgin’in kucağında bir kutu varmış.Kutunun içinden değişik şekilli taşlar çıkmış. Kral tabi ki ne olduğunu anlayamamış ama Yüce Bilgin anlatmaya başlamış:

– Kralım siz savaşmayı çok sevdiğiniz için size aynı gün içerisinde defalarca savaşma imkanı verecek bir oyun getirdim. Bu ufak taşlar askerleriniz. İki tane atlı birliğiniz ve iki tane de filli askerleriniz var. Yine aynı şekilde iki tane savaş arabanız var (kaleyi anlatıyor) Eh siz de oyunda şahsınız! Ve de yanınızda baş yardımcınız vezir olacak.

– Bu gördüğünüz satranç tahtası üzerinde karşıdaki düşmanla savaşacaksınız!
Kral hemen oyunla ilgilenmiş. Taşların nasıl hareket ettiğini öğrenmiş. Oyunu öyle sevmiş ki bir daha komşularıyla savaşmamış çünkü satranç tahtasında savaşmak hem masrafsız hem de daha eğlenceliymiş.

Hindistan halkı böylece büyük bir beladan kurtulmuş. Öte yandan kral bu oyunu öyle beğenmiş ki Yüce Bilgin’e dile benden ne dilersin demiş.Parada pulda gözü olmayan Yüce Bilgin “Kralım sizden çok fazla şey istemem buğday verseniz yeter. Bakın bu satranç tahtası 64 kare. Birinci kareye bir buğday ikincisine 2, üçüncü kareye 4, dördüncü kareye 8 ve sonra hep böyle iki katı olacak şekilde her kareyi doldurmaya yetecek kadar buğday yeter demiş.Kral kızmış. “Yüce Bilgin ben sana altın, elmas, toprak, malikane verebilirdim. Sen sadece buğday mı istiyorsun, hayret!” demiş.Kral bu karışık hesap yerine verin bir çuval buğday da gitsin desede bilgin tam olarak istediğinde ısrarlı olunca kral da ister istemez peki demiş.

Birkaç saat sonra tahıl depolarından sorumlu kişi kralın huzuruna varıp tüm depoların boşaldığını ama hala gereken sayının çok uzaklarında olduğunu söyleyince iş anlaşılmış ve bir hesap yapılmış. Toplam buğday hesaplanınca 570 milyar ton buğday gerektiği bulunmuş. Bu kadar buğday yaklaşık 1000 yılda ancak üretilirmiş. ( Tabi bu hesap o günün şartlarında kabaca yapılmış bir hesap.) Bu hesabı duyan kral Yüce Bilgin’i zekasından dolayı yine tebrik etmiş.

Yüce Bilgin’in krala vermek istediği mesaj aslında “Sen ne kadar önemli bir insan olursan ol, adamların, vezirlerin, askerlerin olmadan hiçbir işe yaramazsın” demekmiş.
İşte satrancın bulunuş hikayesi böyledir. Görüyoruz ki bir strateji oyunu olan satrancın sistemi üslü sayılara dayanmaktadır. Matematik güzeldir.. Matematik her yerdedir..

Kaynak:

*Trakya Üniversitesi Matematik Konferansı
*Matematiksel ve Üslü Sayısal Tübitak Yayınları

YazanDemet SEVİM

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here