Ses Bozuklukları

Öncelikle ses nedir? Genel tabiriyle, havada dolaşan ve insan kulağı tarafından algılanabilen mekanik titreşimlerden bahsederiz. Bilim insanları, “sesin”, insan kulağı tarafından duyulmayacak kadar yüksek ve alçak frekanslara sahip olabilen ve katı, gaz, sıvı olmak üzere her türlü maddesel ortamda yayılabilen daha kapsamlı bir tanımı kullanırlar.

Ses Bozuklukları Nelerdir?

Ses bozukluğu; sesin perde, şiddet ya da rezonansında meydana gelen anormallik olarak adlandırılır. Kişinin konuşurken zorlanması, ses kalitesinin bozuk (kısık, burundan konuşuyormuş gibi vb.) olması, konuşma esnasında nefes koordinasyonunun sağlanamaması, ses şiddetinde düşüş, kişinin şarkı söylerken tiz ve pes notalara geçişlerde zorlanması, boğazda acıma, yanma ve kaşıntı hissi, ses bozukluğunun başlıca belirtileridir.

Ses bozukluğu, kişinin sosyal ve iş yaşamını olduğu kadar psikolojik durumunu da olumsuz yönde etkiler. Özellikle öğretmen, avukat ve ses sanatçısı gibi; iş yaşamında sesini aktif olarak kullanması gereken kişiler ses bozukluğundan daha fazla etkilenir. Kişi sesinden dolayı sosyal hayatta pasifleşebilir ve iletişim kurmaktan kaçınmak isteyebilir.

Ses Bozuklukları Nedenleri:

Bağırarak konuşma, aralıksız çok konuşma gibi sesin yanlış kullanımı, Dizartri ve ses teli felci gibi nörolojik hastalıklar, Sulkus vokalis (Ses teli oluğu), Ses teli papillomu ve kanser gibi organik nedenler, alkol ve sigara tüketimi gibi alışkanlıklar, gırtlağın alınması ve kalp ameliyatı gibi tıbbi operasyonlar, alerji ve reflü gibi kronik hastalıklar ses bozukluğuna yol açabilir.

Ses Bozuklukları Nelerdir?

Ses Kısıklığı Ciddi Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir mi?

Ses bozukluğunun en sık rastlanan belirtisi ses kısıklığıdır. Her 3 kişiden 1’i hayatının belli döneminde ses kısıklığı yaşamıştır. Geçici ses kısıklığının nedenleri grip, boğaz ağrısına da sesin fazla kullanımı olabilir. Bir haftadan uzun süren ses kısıklığında ise kişinin vakit kaybetmeden bir KBB hekimine başvurması gerekir. Çünkü yaşanan bu tür ses kısıklığı belirtileri, nodülden kaynaklanabileceği gibi kanser gibi ciddi bir hastalığın habercisi olarak da ortaya çıkmış olabilir. Bu konuda yapılan araştırmalarda, gırtlak kanseri teşhisi konan kişilerin %52’sinin ses kısıklığını önemsiz bir belirti olarak gördüğü ve doktora başvurmayı ertelediği gözlemlenmiştir.

Ses bozukluğuna daha yatkın olan meslek gruplarına bakacak olursak;
En başta öğretmenler, pazarlamacılar, ses sanatçıları, oyuncular, avukatlar, satış temsilcileri ve çağrı merkezi çalışanlarıdır. Meslekleri gereği çok fazla konuşmaları gereken bireylere ek olarak, gürültülü ortamda çalıştıkları için de risk altında olan meslek elemanları da bu gruba girer. Bunlara örnek olarak servis elemanları, fabrika çalışanları, polis memurları ve öğretmenler verilebilir.

Bu Meslek Gruplarında En Sık Rastlanan Ses Hastalığı Olan Ses Teli (Vokal Kord) Nodülü Nedir?

Ses telinin serbest kenarlarında oluşan nasırımsı yapılardır. Ses teli nodülü genel olarak sesin yanlış kullanımı (bağırarak konuşma, çok hızlı konuşma, çok fazla konuşma, gürültülü ortamlarda konuşma, sık boğaz temizleme ve öksürme vb.) sonucunda oluşur. Belirtileri genel anlamda; ses kısıklığı, seste yorgunluk, seste çatallanma vs. şeklinde sıralanabilir.
Nodül tedavisinde öncelikli olarak ses terapisi tercih edilir, ancak; ses terapisine yanıt vermeyen vakalarda cerrahi müdahale de söz konusu olabilir.

Bu Meslek Grupları Çalışanlarında Nasıl Bir Yol İzlenmektedir?

Bahsedilen meslek gruplarında ses bozukluğu meydana gelmeden önce önleyici çalışmalar yapmak büyük önem taşır. Böylece kişide oluşması muhtemel ses problemlerinin önüne geçilerek; günlük yaşamda, iş yaşamında ve sosyal hayatta yaşanabilecek olası sorunlar önlenebilir. Ses terapistinin bu grupla yaptığı çalışmalar kişinin belli egzersizlerle ses tellerini güçlendirmesini, öne odaklı konuşmayı öğrenmesini, nefes koordinasyonu sağlamasını ve konuşma alışkanlıklarını yeni baştan inşa etmesini sağlar.*

Ses Bozukluğundan Korunmak için Nelere Dikkat Edilmelidir? 

Günde en az 2 litre su içilmelidir; su, ses tellerinin nemini korur.     

Kullanılan yastık yüksek olmalıdır.

Abur cubur fazla tüketilmemelidir.

Çay, kahve, yüksek kafeinli veya asitli içecekler minimum düzeyde tüketilmelidir.

Alkol ve sigara kullanılmamalıdır.

Fazla baharatlı yiyecekler yenmemelidir. Gürültülü ortamlarda konuşmaktan kaçınılmalıdır.

Uygun olmayan perde ve şiddette konuşulmamalıdır. Grip, nezle gibi hastalıklarda fazla konuşmaktan kaçınılmalıdır.

Kalabalık bir gruba konuşma yaparken amplifikasyon sisteminden (ses yükselticisi, FM sistemleri) yararlanılmalıdır.

Konuşurken ağızdan soluk almamak; solunum desteğini arttırmayı öğrenmek, ses bozukluklarını önlemeye yönelik kalıcı yöntemlerdir.

Yazan: Eslem OĞUZ

Kaynak*

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here