Tabula Rasa Nedir? (Boş Levha Hipotezi)

Tabula rasa ya da boş levha hipotezi, insanların dünyaya gelirken ya da daha sonra gelişecek ya da ortaya çıkacak hiçbir genetik, doğuştan ya da evrimsel içerik ya da süreç taşımadığını ileri sürer. İnsanlar daha çok, üzerine bir şeyler yazılacak ya da geri yüklenecek boş bir levha, yazılmamış bir diske benzer. Böylece de, kim olduklarını neye dönüşeceklerini ve neye inanacaklarını kişisel deneyimleri belirleyecektir.

Gerek Aristo, gerek Akinolu Thomas, “doğacı” ya da “kalıtsalcı” okullara karşı, bu radikal “terbiyeci” ya da “çevreci” düşünce okulunu benimsedi. Bu görüşe temel karşı çıkışsa, insan aklının ya da arama yapabilirsiniz ruhunun göklerdeki bazı gelişmiş biçimlerde “önceden var olduğu” görüşünü savunan Platoncu okuldan geldi. Çağdaş kavramsa, zihnin doğumda üzerinde edineceği ya da depolayacağı herhangi bir bilgi ya da süreç bulunmaksızın bomboş beyaz bir halde ve aynı zamanda da önceden belirlenmiş ya da doğuştan gelen güdülerden de özgür olduğunu düşünen 17. yüzyıl ampirik filozofu John Locke’a dayandırılmaktadır. Bu anlamda, insanlar kendi kaderlerini ve kimliklerini yaratmakta özgürdürler. Yani kendi gemilerinin kaptanıdırlar, kaderlerinin efendisidirler, kendi zihinlerinin… ve kaderlerinin yazarıdırlar.

Öte yandan bir çok bilim insanı ve düşünür, tabula rasa için davranışçı bir yaklaşımla yahut eleştirel yaklaşımla şu sözleri dile getirmişlerdir:

Tabula rasa üzerine yazılmış ilk mesajların en zor silinebilenler olması şart değildir.” (Jerome Kafan, 1976)

Hırsız ve katil de, tıpkı bir hayırsever gibi kendi doğasını izler.” (T. H. Huxley, 1873)

Doğa her zaman eğitimden daha güçlü olmuştur.” (Voltaire, 1739)

Bana bir düzine sağlıklı, iyi gelişmiş bebek ve onları kendi dünyamda yetiştirmem için izin verin; içlerinden rastgele seçilecek herhangi birini alıp kendi istediğim herhangi bir dalda uzman olarak – yetenekleri, eğilimleri, tutkuları, kapasiteleri, uğraşıları ve atalarının ırkı ne olursa olsun, doktor, avukat, sanatçı, büyük tüccar ve hatta dilenci, hırsız olarak yetiştireceğime garanti veririm.” (J. Watson, 1930)

 

Marksizmin ve komünist doktrinlerin en temel görüşlerinden biri, insanların kişiliklerinin kendi ekonomik sınıfları ve sınıf savaşı içindeki rolleri tarafından şekillendirildiğidir ve anlaşılabileceği gibi, bu oldukça çevreci bir yaklaşımdır.” (George Albee, 1982)

 

 

 

Yazan: Gözde ADIYAMAN

Kaynak: Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Psikoloji Fikri / Adrian Furnham

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here