Günümüzde Yaygın Görülen Psikolojik Rahatsızlıklar: Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Panik Atak

Gelişen ve değişen dünya koşullarında birçok farklı yenilikler ve düzenlemeler gerçekleşebilmektedir. Teknolojik gelişmelerle değişen dünya şartları sonucunda insanların rutinleri de değişmektedir. Bu değişimler imkân açısından oldukça refaha ulaştırabilse de bir bakımdan bazı olumsuz sonuçlar da doğurabilmektedir. Bunların çoğu da stresin yarattığı psikolojik rahatsızlıklardır. Bu yazımda da 2 psikolojik rahatsızlığı inceleyeceğiz.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Bu rahatsızlıklardan ilki TSSB’ dir. Genel olarak ölüm, kaza, deprem, savaş, cinsel istismar vb. olaylara maruz kalındıktan sonra görülen bir psikolojik rahatsızlıktır. Bu olayları yaşayan kişilerin hepsinde travma sonrası stres bozukluğu görülmeyebilir çünkü bu hastalığın görülme ihtimali o olaylara şahit olma sıklığı veya kişinin kendi kişilik yapısına bağlı olarak değişebilir. Örneğin; Cinayet mahallinde çalışan polisler gibi işlerini travmatik ortamlarda sürdürenlerin TSSB yaşayıp yaşamadıkları düşünülebilir. Ancak olaya müdahil olmadıkları ya da maruz kalmadıkları sürece, karşılaştıkları durumlar başlı başına travma sonrası stres bozukluğuna neden olmadığı görülmüştür. TSSB’ de travma yaratan olayların ortak özelliklerine gelecek olursak; olayın çok ani bir şekilde gerçekleşmiş olması, acı veren darbenin çok ağır oluşu, çaresizlik ve çevreden yardım alamama durumları bu hastalığın etkilerini arttıracak şekilde tetiklemektedir. Örneğin: 17 Ağustos 1999 depreminden sonra yapılan bir taramalar sonucunda depremzedelerin %20’sinde TSSB görülmüş ve deprem yardımlarının gecikmesinin travmayı arttırdığı tespit edilmiştir.

Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişilerde belli başlı belirtiler görülür. Bu hastalığa sahip insanlar olayın üzerinden belli bir zaman geçmesine rağmen olayı tekrar tekrar zihinlerinde canlandırıp sanki o olayı tekrar yaşıyormuş gibi hissedebilirler ve yüksek sese karşı duyarlılıkları oldukça artar. Hasta aşırı telaşlı ve korku içindedir ve aşırı duyarlı olduğu için en küçük uyarana irkilme tepkisi verir. Fakat bu hastalık psikoterapist eşliğinde ve ilaçla düzelebilir.

Şimdi de bir sonraki psikolojik rahatsızlıktan devam edelim.

Panik Bozukluk

Halk arasında panik atak olarak da adlandırılır. Bu hastalık panik atakların sık sık oluşması sonucu oluşur ve beynimizdeki sinir hücrelerinden salgılanan serotonin ve noradrenalin hormonlarının düzensiz çalışması sonucunda etkisini gösterir. Bu hastalığa sahip insanların normal zamanlarında hiçbir şeyi yoktur fakat nöbet anı geldiği zaman aşırı terleme ve endişe, boğulma hissi, çarpıntı vb. semptomlar gösterebilirler. Hatta bu hastaların en büyük korkularından biri nöbet bittikten sonra diğer nöbetin gerçekleşme zamanıdır. Panik atağa sahip olan insanlar genelde yalnız başlarına kaldıkları zaman kendilerini bir yere kapatma eğilimini gösterebilirler çünkü yalnız kaldıkları zaman kendilerine zarar verecek bir şey yapma korkusuna kapılıp kuruntu yapmaya başlarlar ve ölüm korkusu onlarda oldukça yüksektir. Kendilerini kapattıkları yerler genel olarak bir oda veya bahçe olabilir. Bu hastalık da ilaçla ve psikoterapiyle birlikte düzelebilir.

Bu hastalıkların tedaviyle yok olacak olması olumlu gelişmeler olması iyi bir gelişme olsa da insanların bu konudaki bilinçliliklerinin arttırılması gerekmektedir. Çünkü bazı insanlar bu tip rahatsızlıklara sahip olmalarına rağmen psikoterapistlere olan ön yargılardan dolayı tedaviyi reddedebilmektedir ve bu da kendileri ve çevresindekiler için daha olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Umarım bir gün bu tarz ön yargılar son bulur ve insanlar bilinçlenir.

Yazan: Yasmina YEGE

Kaynak*

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here