Asteroit Nedir?

Basitçe Güneş Sistemi’nde diğer gezegenlerle birlikte Güneş’in etrafında dönen küçük gök taşları diyebiliriz. Asteroid kelimesi “yıldız gibi, yıldız şekilli” anlamlarına gelen yunanca “asteroeidēs” kelimesinden gelir. Uzay kayaları 1800’lerin başında Giuseppe Piazzi tarafından keşfedilmiştir. En önemli asteroidlerin başında gelen ‘Ceres’ ilk keşfedilenler arasındadır. Ceres bilinen en büyük asteroid ve cüce gezegendir. Çapı 580 mil (950 km)’dir.

Asteroidlerin belirli bir şekilleri yoktur, pürüzlü ve düzensizlerdir. Gök taşlarının yüzeyinin regolitten yani ana kayayı kaplayan gevşek; toz, toprak, ince kum ve çakıl taşı gibi heterojen maddeden oluştuğu keşfedilmiştir.

Genel olarak Mars ve Jüpiter arasında, asteroit kuşağında yer alırlar. Asteroid kuşağında, çapı 100 km’den büyük 200’den fazla asteroid vardır. Bunun yanı sıra çapı 1 km’den büyük olan asteroidlerin sayısı 70.000 ile 1.700.000 arasındadır. Asteroid kuşağındaki asteroidlerin arasındaki mesafe ortalama 1 km’dir. Bu mesafe bize çok fazla gelse de astronomik ölçekte düşünüldüğünde oldukça kısadır.

Gelin şimdi ise asteroid, meteor ve meteorid kelimelerinin farkına bakalım. Basit bir şekilde tanımlayacak olursak, ana maddesi aynı olan bu gök taşları bulunduğu konuma göre isimlendirilmiştir. Asteroidin ne olduğundan bahsetmiştik. Dünya atmosferine giren bir asteroid, meteor adını alır. Eğer meteor yeryüzüne ulaşırsa meteorid olarak adlandırılır.

Yeryüzüne ulaşan meteorlardan bahsetmişken aslında yıldız kayması diye bir şey olmadığını da biliyor muydunuz? Hayır, yanlış okumuyorsunuz. Bizim yıldız kayması diye adlandırdığımız durum meteorun atmosfere girmesinden ibarettir aslında. Meteorlar atmosfere girerken yanar ve arkalarında bıraktıkları parlaklık halk arasında yıldız kayması olarak bilinir.

Asteroid Türleri

Asteroitler genel olarak karbonlu, silikatlı ve metalik olmak üzere 3 çeşittir.

  • Karbonlu asteroitler, asteroit kuşağının çevresindeki asteroitlerin yaklaşık %93’ünü oluşturur. Adından da anlaşılacağı üzere oldukça karbon içeren bu asteroitler 2 tür olarak önümüze çıkıyor. Kondrit ve Akondrit.

Kondrit: Küçük kürecikler (0,1mm-10mm) içerir ve bu küreciklere “kondrül” adı verilir. Kondrit tipi asteroitlerin içinde demir silikat, magnezyum silikat, kalsiyum ve sodyum silikat gibi metalik mineraller bulunur.

Akondritler: Kondrülleri olmayan asteroitlerdir. Yapı bakımından Dünya’daki kayalara benzerdir.

  • Metalik göktaşları, asteroitlerin yaklaşık %5’ini oluşturur. Demir, nikel, fosfor ve kükürt içeren metalik minerallerden oluşur. Bulunmuş bazı gök taşları demir yapıdadır. Hatta öyle ki mıknatısların bu asteroitlerin bir yüzeyini güçlü bir şekilde çektiği gözlemlenmiştir.
  • Diğer çeşidimiz olan ‘Silikatlı’ bir diğer adıyla ‘Taşsı Demirli’ gök taşları, uzay kayalarının %2’lik kısmını oluştururlar. En nadir bulunan asteroit çeşididir. Yapısında neredeyse yarı yarıya demir ve nikel bulundururlar. Metal kısım, kaya kısmı matris misali çevreler. 

Yazan: Cansu ASLANTÜRK

Kaynak*

Kaynak**

Kaynak***

Kaynak****

Kaynak*****

MTA Şehit Cuma Dağ Tabiat Tarihi Müzesi / Tanıtım Panosu

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here