Virüsler Hayvanlardan İnsanlara Nasıl Sıçrar?

Virüsler Hayvanlardan İnsanlara Nasıl Sıçrar?

Bu sorunun cevabını iyi anlamak, aynı zamanda virüslerden korunmak için insanoğlunun yapacağı ilk adımdır.

Mevcut korona salgınının kökleri, vücudumuza giren birçok virüs gibi hayvanlar alemindedir. Aynı şekilde, yarasalarda gelişen SARS-CoV-2 patojenin de daha sonra muhtemelen başka bir hayvan yoluyla insanlara atladığını tahmin ediliyor.

Sorulması gereken soru ise; Tür bariyeri üzerinde böyle bir sıçrama nasıl meydana geliyor? Yeni korona virüsü gibi zarflanmış virüsler neden bu kadar salgın eğilimlidir?

Covid-19, İspanyol gribi veya HIV gibi hastalıklar insanlık tarihindeki büyük pandemiler çoğunlukla, hayvanlardan insanlara sıçrayan patojenler tarafından tetiklendi. Virüslerin neden olduğu bulaşıcı hastalıklar söz konusu olduğunda, bunun hayvanlardan bulaşma oranı yüzde 70’ten bile fazladır.

Çoğu grip virüsü kuşlardan kaynaklanır, HIV maymunlarda yaygın olan bir virüse bağlıdır ve Ebola ve yeni korona virüsü SARS-CoV-2 yarasalarda gelişmiştir.

Virüslerin hayvanlardan insanlara atlamasının sebebini 3 adımda açıklayabiliriz…

İlk Adım: İletişim

Bu virüsler insan vücuduna nasıl giriyor ve hayvan konakçılar hiçbir hastalık belirtisi göstermese bile neden bizi hasta edebiliyor?

Tür bariyerinin üzerinden atlamak için en önemli ön koşul gayet açıktır: Virüs veya virüsün taşıyıcısı insanlarla temas etmelidir. Bu nedenle, özellikle insanlar ve hayvanların bir araya geldiği yerlerde, yeni virüs enfeksiyonlarının ve salgınlarının artması tesadüf değildir. Bu, birçok çiftlik hayvanının bulunduğu kırsal alanlardaki risk değil sadece, aynı zamanda Çin’in 60 milyon nüfusa sahip Wuhan şehrindeki pazar gibi canlı ve ölü vahşi hayvanların satıldığı pazarlarda da bu risk fazlaca mevcuttur..

İnsanların daha önce el değmemiş alanları istila ettiği veya vahşi hayvanların yaşam alanlarını yok ettiği her yer, virüsün bulaşma riskinin ilk adımı olan iletişimin gerçekleşmesi için zemin hale gelir. Çünkü bu, insanlar ve vahşi hayvanlar arasında aniden, parazitlere ve patojenlere atlama şansı sunan yeni temas yaratır.

Aynı zamanda yakın çevremizde ve şehirlerimizde, günümüze adapte olan ve örneğin idrar veya dışkı yoluyla bize virüs bulaştırabilen birçok hayvan mevcuttur. Bunun bir örneği, Almanya’daki Hanta virüsünü de iletebilen kırmızı farelerdir..Bu fareler tehlikeli Hanta virüsünü, insanlara elle temas olmadan bile bulaştırabilir. Bunun icin enfekte hayvanların idrar, dışkı veya tükürüğü bile yeterlidir.

İkinci Adım: Yerleştirme Noktası

Başarılı bir sıçrama için ikinci ön koşul, insan hücrelerinin virüsün binişidir. Virüsler kendilerini çoğaltamazlar, ancak konakçılarının hücre makinelerine bağlanmak ve kilit anahtar sistemi gibi uyumlu olmaları gerekir. Bunu yapmak için, önce hücre ile kenetlenmek ve nüfuz etmek zorundalar. Bunun içinde virüsün, insan hücresindeki belirli yerleştirme noktalarının kilidine, bir anahtar gibi uyan bir yüzey proteinine ihtiyacı vardır. Virüs, hücrelere ancak bu bağlanma yerinin yapılandırması eğer tam olarak uyuyorsa saldırabilir.

Korona virüsü durumunda, bu gibi çıkıntı yapan taç proteinlerinin bir kısmı bu görevi üstlenir. Bu protein üzerindeki bağlanma yeri o kadar mutasyona uğramaktadır ki artık hava yollarımızın ve akciğerlerimizin hücreleri üzerindeki bir reseptöre mükemmel şekilde kenetlenme bilmektedir. Bu yüzden bu virüs öksürük ve zatürreyi tetikler.

Aynı şekilde, keneler tarafından bulaşan TBE virüsü gibi diğer virüslerle, yüzey proteinleri sinir sisteminin hücreleri üzerindeki yerleştirme bölgelerine bağlanır ve bu yüzden bu virüs menenjite neden olur.

Bir virüsün mutasyonu yüzey proteinlerinde ne kadar kolay olursa, bu patojenin yeni bir konakçıya adapte olma olasılığı o kadar artar. Çünkü bazen bağlanma bölgelerinin yapısındaki küçük değişiklikler yeni tür hücrelere erişmek için yeterlidir. Bu konuda özellikle yetenekli “şekil değiştiriciler”, zarflanmış virüslerdir.

Zarflanmış virüsler, genetik materyalleri etrafında protein açısından zengin kapsülle birlikte, ek bir kabuğa sahip olan korona virüsü gibi virüslerdir. Bu virüs zarfı, özellikle değişken yüzey proteinleri ile kaplı bir zardan oluşur. Bu nedenle, hayvanların çoğunun zarflı virüsler tarafından tetiklenmesi ve uyumu tesadüf değildir.

Korona virüsünde, dış yüzeyindeki çemberinden çıkıntı yapan bazı taç proteinleri insan hücreleri ile kenetlenmeyi başarması, insanı virüsün yeni konağı yapmıştır.

Üçüncü Adım: İnsandan İnsana Bulaşma

Bir hayvan virüsünü bir pandeminin potansiyel bir tetikleyicisine dönüşmesini sağlayan bir adım daha vardır: Bu adımda virüsün insan hücrelerinde çoğalabilmesi ve daha sonra kişiden kişiye atlaya bilmesidir.

Yaygın olan ve birçok insanı hasta eden, ancak bu adımı atamayan viral patojenler vardır. Bu, örneğin Hanta virüsüdür. Aynı zamanda TBE virüsü veya dang hummasına neden olan virüs için de bu durum geçerlidir. Onun için bu virüsler, pandemiye dönüşmemiştir.

Ne yazık ki durum, mevcut koronavirüs SARS-CoV-2, Ebola veya birçok influenza varyantı için farklıdır: Bu virüsler artık hayvan taşıyıcılarına ihtiyaç duymaz, ancak doğrudan insandan insana bulaşabilir. Bu mümkündür, çünkü patojenler soluduğumuz hava ile kan, tükürük veya diğer vücut sıvıları aracılığıyla dış dünyaya ulaşır ve daha sonra diğer insanlar tarafından emilebilir.

Covid-19 patojeni SARS-CoV-2 maalesef özellikle insandan insana bulaşma da “çok yönlüdür”. Öksürürken, hapşırırken, nefes alırken ve konuşurken hatta enfekte hastaların dışkılarında da damlacık enfeksiyonu ile bulaşır. Ek olarak, bu virüs birkaç saat ila günlerce pürüzsüz yüzeylerde deforme olmadan durabilir ve bu da enfeksiyon riskini artırır.

Daha da kötüsü, 2003’te yaygın olan SARS virüsünün aksine, bu virüs ilk belirtiler ortaya çıkmadan önce enfekte olan tarafından, ilk başlarda hiçbir belirti göstermediği için, çevreye salınır. Bu yüzden koronavirüs enfeksiyonları ateş ve öksürük gelişmeden önce genellikle bulaşıcıdır ve onun için yayılır. Bu durum, patojeni bu kadar başarılı ve mevcut pandeminin tutulmasını çok zorlaştırır.

Çeviri: İ.Kaya
Kaynak*

Dikkatinizi çekebilecek video:

Popüler Yazılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar

Gökbilimciler Dünyanın Kesin Ölüm Tarihini Hesaplamayı Başardılar Bilim insanları çalışmalarında, gezegenlerin yapısı dışında, yaşanabilir bölgede geçirdikleri zaman ve oradan tekrar ayrıldıkları zamanla da ilgilenirler....

Nikola Tesla ’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı!

Nikola Tesla’nın 116 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Röportajı! Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz? Tesla: Bu doğru bir soru,...

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark)

IQ Yükseltme (%40 Varan Fark) Eski dönemde araştırmacılar, bireyin hafızasını ve IQ seviyesinin yükselemeyeceğini bunu biyoloji bir etken genetik özellik olduğunu iddia ediyorlardı. Fakat günümüz...

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır?

Işık Saçan Güneş Ve Yıldızlarla Dolu Olduğu Halde Neden Uzay Siyahtır? Uzay denildiğinde aklımıza kapkara ve sonsuz bir boşluk gelir. Oysa hepimiz biliriz ki; uzayda...

İlgili Yazılar

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here

%d blogcu bunu beğendi: