Yeni Bir Dil Öğrenirken Beynin Hangi Bölgesi Çalışır?

Dil öğrenmeye çalışan insanların çoğu, günlük hayatta maruz kalmadığımız bir dilin öğrenilmesinin ne kadar zor olduğunu bilirler. Genellikle de günlük hayatta kullanamadığımız bir şey olduğundan konuşamayız ve daha çok metinler okuyarak anlama kabiliyetimizi güçlendiririz.  

Öğrenmeye çalıştığımız dil hakkında bir Podcast dinlerken veya video izlerken genelde detayları anlamasak bile cümle yapısından çıkarabilir ve ne denilmek istendiğini az çok anlarız. Bu yüzden her heceyi ya da her kelimeyi ayrı ayrı anlamamıza gerek yoktur.  

Yeni Dil Öğreniminde Beyin Hem Meşgul
Yeni Bir Dil Öğrenirken Hangi Lobumuz Çalışır?


Bilişsel sinirbilimci Kshipra Gurunandan, günlük hayatta bir dile maruz kalmadıkça öğrenmesi zorlaşıyor ve zamanla hevesimizi köreltebiliyor. Günlük hayatınıza öğrenmeye çalıştığınız dile maruz kalmanızı sağlayın diye söylüyor. 

Gurunandan, öğrendikçe, göreceli anlaşılma kolaylığının, dili işleyen beyin alanındaki değişikliklerle açıklanabileceğinden şüpheleniyordu. 1800’lerden beri çoğu insan için beynin sol yarım küresinin dil için gerekli olduğu bilinmektedir. Mesela, sol yarım küre herhangi bir şekilde zarar görürse, sağ yarım küremiz dil görevini üstlenebiliyor. Bu durum ise bize dil için sol yarım küremizde özel bir alan olmadığını gösteriyordu. 

Ancak son zamanlarda bunun o kadar basit olmadığını anlamaya başladık.  

Yabancı Dil Öğrenmek için Bilmeniz Gereken 11 Altın Kural | Paratic

Beynin iki tarafının da anlama ve konuşmada olan işleyişini öğrenmeye çalışan Gurunandan ve ekibi İngilizce ve Baskça öğrenmeye çalışan İspanyol gönüllülerin beyinlerini inceledi. 

Kendi ana dillerinde ve yeni dillerinde okuma, dinleme ve konuşmayı içeren dil testlerini yaptılar.  Ardından, her görevdeki dillerin her biri için dil bölgelerindeki aktivasyonun sol yarım kürede mi yoksa sağ yarım kürede mi daha büyük olduğuna baktılar.  

Araştırmacılar, dil öğrenen kişi ne kadar ilerlemiş olursa olsun, beynin sol tarafındaki dil bölgelerinin öncelikle aktive edildiğini keşfettiler. Ancak okuduğunu ve dinlediğini anlama çok daha değişkendi. 

Dil öğrenmenin başlarında, ana dil ve öğrenilmeye çalışan dilin aynı yarım küreyi çalıştırdığı, fakat daha fazla yabancı dili öğrenince ise farklı yarım küreleri aktif hale getirdiği anlaşıldı. Bu büyük farklar ise reading dediğimiz okuma konusunda çok belirginken, zamanla speaking dediğimiz konuşmada ise bunun olmadığı görüldü. 

The Neural Processing of Second Language Comprehension Modulated by the Degree of Proficiency: A Listening Connected Speech fMRI Study

Bunun üzerine araştırmacılar, konuşmanın sol yarım kürede daha kısıtlı olabileceğini, çünkü konuşma üretiminin motor kontrolüne adanmış özel devreler içerdiğini düşünüyor. 

Kshipra Gurunandan; 

 ‘’Yeni bir dil öğrenmek her zaman sizi zorlayacaktır, fakat hiçbir şeyin bunu durdurmasına izin vermeyin. Öğrenmek her zaman zorlu ve zevklidir. Önemli olan bu mottoyu kaybetmemek ve zevk alarak çalışmaktır. Zevk aldığımız işi yaparken zorlukların bir bir üstesinden geldiğimizi göreceğiz ve her şey daha kolay hale gelmeye başlayacaktır.’’ diye de ekledi.  

Çeviren: Cemil KIRAÇ

Scientific American Dergisinden Çeviridir.

Yazar: Susanne BARD

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here