Yozgat’tan Mars’a Uzanan Başarı Hikâyesi

Evet, bugün sizlere bir başarı hikayesinden bahsetmek isterim.

Hikayemizin kahramanı Elif Eda Güneş.

Yozgat'tan Mars'a bir uzay yolculuğu: Elif Eda Güneş - Son Dakika Haberler
Yozgat’tan Mars’a Uzanan Başarı Hikâyesi

Başarıları ve azmiyle etrafını güneş gibi ışıl ışıl aydınlatıyor.

Onun hikâyesi Yozgat’ın bir köyünde başlıyor.

Elif Eda Güneş köy okulunda bin bir güçlükle okuyor, Mars’a gönderilen keşif aracını tasarlayan şirketin yarışmasına proje gönderiyor, henüz 19 yaşında yapay zekâ geliştiriyor ve şimdi bu başarılarıyla köy köy gezip kız çocuklarına ilham oluyor.

Okuma yazma bilmeyen bir anne ve çiftçi bir babanın çocuğu olarak doğan Güneş (özellikle soyadını kullanmayı tercih ediyorum çünkü Elif de bu aralar ismi yerine soy ismini kullanıyor) çok enteresan bir yeteneğiyle bilgisayarı olmadan kodlama öğrenerek yazılım dünyasına adım atıyor.

Tamamen kendi çabasıyla yazılım yaparak Mars için keşif aracı tasarlayan şirketin yarışmalarına proje gönderen Ancha Space Uzay teknolojileri ekibine dâhil oluyor.

Şimdi de onkoloji alanında proje üreten ve aynı zamanda köy köy gezip kız çocuklarına rol model olan Güneş “Kabına Sığmayanlar” etkinliği için yakın zamanda İstanbul’a da davet edildi.

Bu gelişinde kendisiyle yapılan bir röportajda Güneş başarıya giden yolu bizlere şöyle tarif ediyor,

“Doğduğum köyde genç yoktu. Arkadaşım yoktu. Çünkü gençler gidiyordu köyden. Hep yaşı büyük insanları gözlemleyerek büyüdüm. İki ablam var. Birleştirilmiş bir sınıfta okudum ilkokulu. Annem okuma yazma bilmiyordu. Ben anneme ve birkaç kadına da okuma yazma öğrettim. Babam çiftçi.”

Elif Eda Güneş: Yozgat'tan Mars'a Uzanan Hikayenin Cesur Kahramanı
Yozgat’tan Mars’a Uzanan Başarı Hikâyesi

Ve gözlemin önemini aktarmaya devam ediyor,

“Ben insanları gözlemlemenin şans olduğunu düşünüyorum. Şu an kadın haklarını savunuyorsam öyle bir köyde doğduğum içindir. Çünkü köyümüzde yaşayan hiçbir kadın kendi haklarının bilincinde değildi. Çoğu şiddete uğruyordu. Ben bunları görüp artık değişmesi gerektiğini düşündüm. Ailem okumamı istiyordu ama okuyup öğretmen, hemşire, doktor olmamı istiyorlardı. Annem hâlâ “O kadar yola gidiyorsun hemşire olsaydın” diyor.”

Güneş bilgisayar olmadan kodlamayı öğrenmesini ise bakın nasıl anlatıyor,

“Ben okulun ötesinde hayal kurdum. Hep dünyayı değiştirmeyi hayal ettim. Evin çatısına çıkar yıldızlara bakardım. Evreni tanımaya çalışırdım. 13 yaşına kadar hiç bilgisayarım olmamıştı. Köyde internet de olmadığı için tamamen kâğıt kalemle kodlama öğrenmiştim. İlçeye gidip pdf dosyalar çıkarıp, kâğıt kalemle kodlamayı tamamen kendim öğrenmiştim. 8’inci sınıfta çok çalıştım. Çünkü kaderimi değiştirecek şeyin çalışmak olduğunu biliyordum. Çalıştım ve Kayseri’de okul kazandım.”

Girişimcilik Bölümü 1. Sınıf Öğrencilerimizden Elif Eda Güneş, Hayat ve Başarı Hikâyesi ile TedxReset'te Yer Alacak | T.C. İstanbul Kültür Üniversitesi
Yozgat’tan Mars’a Uzanan Başarı Hikâyesi

Elif Eda Güneş’in Kayseri’deki hayatını dinleyelim şimdi de kendisinden,

“Kayseri’de yalnız okudum. 9’uncu sınıftayken Kayseri Üniversitesi’ne gidip kimya laboratuvarına girmek istediğimi söyledim. O laboratuvara gidip geldim, beni aldılar. 1 ay bana orada temizlik yaptırdılar, çay taşıdım. Sonra cihazları öğrendim. Yapılanları izledim. Telefonum olunca araştırmaya başladım. İnternette NASA’dan astrofizikçi Umut Yıldız Hoca’ya ulaştım. Mars’a insansız keşif aracı yapan ekibin projeleri için ekipler oluşturuluyordu gençlerden. Ancha Space’e katılmak için 6 kez mektup yazdım. Ve beni kabul ettiler.”

Hiçbir başarının tesadüf olmadığını ise şu sözleriyle ispatlıyor,

Avrupa Uzay Vakfı tarafından düzenlenen European Rover Challenge yarışmasına yeni teknolojiler geliştirmek için girdik. Türk ekip olarak 17 kişiydik. 15’i erkek öğrenci, Türkiye’nin farklı illerinden gelen lise ve üniversite öğrencileri. Ekibe girerek yazılımla tanıştım. 65 takım arasından 38’inci olduk. Benim için çok öğretici oldu. Yurtdışına gidemedim ama Kayseri’den yazılımı yaptım. Günde 4 saat uyudum. Yarışmaya katıldık. Aynı zamanda Kayseri’deki Teknopark’ta bir girişim şirketine girdim.

Güneş’in gelecekle ilgili planlarıysa şöyle,

“Üniversite sınavına gireceğim. Ve ben başka şeyler yapmak istedim. Çünkü yaşadıklarım normal değil. Ben çocuklara bakınca kendi çocukluğumu görüyorum. Teknopark’taki girişim ortamında proje yaptım. Acil Elektrot Manevra Sistemi geliştirdim. Yapay zekâyla ilgili, gizli buzlanmaya karşı acil uyarı sistemi.”

Yaşadığı iki farklı olumsuzluğu kendi dünyasında olumluya çeviren Güneş bakın bu hadiseleri nasıl anlatıyor,

“Kaza geçirmiştim. Baktım neredeyse gidecektik, kaza geçirince ‘Bu olmamalıydı’ dedim. Ben girişimcilikle ilgili bulduğum her eğitime katıldım. Hedefim ise çok sayıda çocuğa ve gence ulaşmak. Ben çocuklara yönelik kuluçka merkezleri açmak istiyorum. Köy okullarını geziyorum. Kayseri ve Yozgat’taki tüm okulları gezdim. Okullarda erkekler hayallerini aktarıyor, kızlar isimlerini bile söylerken çekiniyor. Bu beni çok üzüyor. Kelebek etkisi yaratmak, iyi bir rol model olmak istiyorum. Hastanelerin onkoloji bölümlerinde çocukları ziyaret ediyor, oralarda gözlemler yapıyorum.”

İkinci talihsiz olayı ise şöyle aktarıyor,

“Sağlık alanında proje geliştirmeye çalışıyorum. Tıp kitaplarını okuyorum. Onkoloji çok ilgimi çekiyor. EKG cihazları tam doğruyu söylemiyor. ‘Daha iyi ne yapabiliriz?’ diye araştırıyorum. Ben 11 yaşındayken büyük bir korku yaşadık. Bana yanlış teşhis konuldu, lösemi olduğum söylendi. Sonra olmadığım anlaşıldı. O yüzden çok çalışmak istiyorum bu alanda.”

Bir öğretmen olarak Elif Eda Güneş’i ve onun gibi sınırları zorlayan, çalışkan, azimli, Ülkemize katma değer sağlayan tüm gençlerimizi gönülden kutluyor, kucaklıyorum.

Yazan: Burçak YÜCE

Kaynak*

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here