Daha Fazlası

    Zamanda Yolculuk: Kara Delik ve Solucan Deliği

    Zamanda Yolculuk: Kara Delik ve Solucan Deliği

    Albert Einstein, E = mc² formülünü ortaya çıkardığından beri, en azından tek yönlü olarak zaman yolculuğunun yapılabileceği düşünülüyordu. Fakat geçmişe doğru gitmek, çok daha zor bir problem olarak algılanıyordu. Geçtiğimiz yıllar boyunca zamanda yolculuk üzerine birçok teori öne sürüldü. Ve bunlarla beraber zaman yolculuğuna engel teşkil edecek paradokslar da.

    Kara Delikler

    Hawking:  Einstein Dünya’nın kütlesinin zaman üzerindeki etkisini ve nehrin ağır akan parçası gibi yavaşladığını fark etmişti. Nesne ağırlaştıkça, zaman üzerindeki etkisi de artıyor. Ve bu korkutucu gerçeklik geleceğe yolculuğun kapısını aralayan şey.

    Samanyolu’nun merkezinde, bizden 26 bin ışık yılı uzakta, samanyolu galaksisinin en ağır nesnesi bulunuyor. Bu süper ağır bir kara delik, dört milyon güneşin çarpışıp tüm çekiminin bir noktada yoğunlaştığı kütlesel bir güce sahip. Kara deliğe yaklaşıldıkça, hissedilen yer çekimi şiddeti de artıyor. Yeterince yaklaşılırsa, ışık dahi bu çekimin gücünden kaçamaz. Bu tarz bir kara deliğin zaman üzerindeki ağırlaştırıcı etkisi samanyolu galaksisindeki herhangi bir şeyden çok daha dramatik bir etkiye sahip. Bu durumda ona doğal bir zaman makinesi diyebiliriz.

    Hawking: Herhangi bir uzay gemisinin, bu kara deliğin yörüngesinde dolaşarak bu fenomenin avantajlarından faydalanabileceğini düşünmek istiyorum.” diyor.

    Fakat bu konuda dikkat çekilmesi gereken bazı sorunlar var. Bunlardan bir tanesi; Süper kütleli kara deliğin çevresinde toplanan milyonlarca yıldızın ve kara deliğin etrafında hızla dönen gaz bulutlarının yaydığı, güçlü radyasyona maruz kalmamız olacaktır. Uzay gemisinin kara deliğe çok yaklaşması da başka bir husustur. Zira kara deliğin yarattığı güçlü gelgit kuvvetlerinin bizi parçalamasını önlemek için süper hassas manevralar yapması gerekecektir. Ki bunları 30 yıl süreyle, belki de saniyede yüzlerce kez tekrarlamamız gerekebilir. Kısacası yanlışlıkla kara deliğe düşmemek için çok dikkatli olmamız gerekecek.

    Solucan Delikleri

    Solucan delikleri uzaydaki iki farklı noktayı birbirlerine bağlayan nesnelerdir. Üstelik bu nesneler bir hayal ürünü değil. Solucan delikleri Einstein’ın genel görelilik denklemlerinde açıkça görülüyor. Bu denklemlerin çözümlerinden biri, uzayda solucan delikleri olması gerektiğini gösteriyor.

    Esasen solucan deliği fikrini ortaya atan ilk bilim adamı da Einstein ve meslektaşı Nathan Rosen. Bu yüzden solucan deliklerine Einstein-Rosen köprüsü deniliyor. Solucan delikleri 5 milyar ışık yılı uzaktaki bir galaksiye birkaç saniyede gidebilmemizi sağlayan bir tünel oluşturuyor.

    Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, kara deliklere düşen herhangi bir şey asla dışarı çıkamaz ve kara deliklerin içine düşen her şey, kara deliğin merkezindeki tekilliğe ulaştığında parçalanarak yok olur. Solucan deliğine düşen bir astronot ise uzayda iki solucan deliği birbirine bağlı ise, ışıktan hızlı yolculuk ederek evrenin başka bir yerinde ortaya çıkabilir ya da zamanda seyahat ederek geçmişe gidebilir.

    Solucan deliği ile nasıl zamanda yolculuk edebileceğimizi anlamak için önce evimizin bahçesine bir solucan deliği açıldığını hayal edelim. Delikten baktığımız zaman farklı bir galaksideki, farklı bir dünyayı görüyoruz; yani bu solucan deliği tünelinin bir ucu bahçemizde, diğer ucu da başka bir galakside ve biz bu tünel sayesinde birkaç adım atarak milyonlarca ışık yılı uzaktaki o galaksiye gidebiliriz.

    Peki Tüm Bunların Zaman Yolculuğu İle Ne İlgisi Var?

    Daha önce söylediğimiz gibi, görecelilik teorisi bir nesnenin hızının ışık hızına yaklaştıkça zamanın yavaşladığını belirtir. Bilim adamları, uzay mekiği hızında bile astronotların birkaç nanosaniye geleceğe yolculuk yapabildiğini keşfettiler.

    Bunu anlamak için iki farklı kişiyi hayal edin, onlara X ve Y diyelim. X Dünya’da kalırken, Y uzay mekiği ile uçar. Kalkış anında ikisinin de saatleri mükemmel senkronizasyondadır.

    Y’nin uzay mekiği ışık hızına yaklaştıkça, Y için zaman daha yavaş akar (X’e göre). Eğer Y ışık hızının yüzde 50’sinde sadece birkaç saat yolculuk yapıp Dünya’ya geri dönerse, X’in Y’den daha hızlı yaşlandığını ikisine de görecektir. Yaşlanmadaki farklılığın nedeni, zamanın X için Y’den daha hızlı geçmesidir. X için birçok yıllar geçmiş olabilirken, Y için sadece bir kaç saat geçmiştir.

    Geçmişe Yolculuk

    Eğer solucan delikleri keşfetmek mümkün olsaydı, geleceğe olduğu gibi geçmişe de yolculuk etmemizi sağlayabilirdi. Diyelim ki, solucan deliğinin girişi taşınabilirdir. O zaman yukarıdaki örnekte ışık hızının yüzde 50’si hızda uzayda birkaç saat geçiren Y, solucan deliğinin bir ucunu uzaya taşıyabilirdi. Solucan deliğinin diğer ucu X kişisi ile Dünya’da kalırdı.

    Y uzayda yolculuk yaparken, iki insan (X ve Y) birbirlerini görmeye devam ederlerdi. Y birkaç saat sonra Dünya’ya geri döndüğünde, X için birkaç yıl geçmiş olabilir.

    Şimdi, X uzaya giden solucan deliğinden baktığında, kendisini daha genç yaşta görür, Y uzaya uçtuğunda bulunduğu yaşta. Bununla ilgili harika olan şey şu; daha genç olan Y geleceğe adım atabilirken, daha yaşlı olan X solucan deliğine girerek geçmişe adım atabilir.

    Yazan: Alihan KÜÇÜK

    Kaynak*

    YouTube Kanalımız

    Çılgın Fizikçiler
    Çılgın Fizikçiler ve Bilim İnsanları ekibi ve dışarıdan destek veren gönüllülerin yazıları.

    Popüler Yazılar

    İlgili Yazılar

    Leave a reply

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    %d blogcu bunu beğendi: