Açlık Fizyolojisi

Bizi oluşturan en küçük canlı birim hücrelerdir. Bir insan vücudu ortalama 100 trilyon hücreden oluşmaktadır. Bizim aç olmamız demek, bu hücrelerin karbonhidrat, yağ ve protein ihtiyacının tam olarak karşılanamaması demektir. Bizim organizmamız içerisine giren besinlerin bu hücreler tarafından kullanılabilmeleri için katabolize (parçalanma) olması gerekir. Yağlar yağ asitlerine, proteinler amino asitlere, karbonhidratlar glikoz’a bunun için katabolize olurlar. Yıkım veya parçalama işlemine katabolizma dendiği gibi, vücuttaki yapım işlemine ‘’anabolizma’’ denir. Katabolizma ve anabolizma işlemlerinin tamamı metabolizmayı oluşturur. Metabolizmaya giren enerji çıkan enerjiye göre az miktardaysa insan vücudu açlık hissini deneyimler. En temel anlamıyla açlık; vücuttaki besin depolarının boşalmasıdır.

Açlık Fizyolojisi

Açlık ve Beyin

Vücuttaki açlık ve tokluk merkezi Beynimizin alt kısmında (ventral) bulunan ‘’Hipotalamus’tur’’. Hipotalamus’un dış kısımları açlıkta görev alırken iç kısımları tokluk hissini bize aktarır. Beynin diğer bölümleri gibi hipotalamusta sinir demetleri ile vücudun diğer kısımlarına bağlıdır. Midenin dolu olduğunda gergin olması boş olduğunda büzüşmüş yapıda olması nöronlar tarafından açlık merkezine iletilir. Kilo vermeye yönelik diyetlerde mideyi gergin bir yapıda tutmak için selülozlu dolgu maddeleri bundan dolayı kullanılır. Bunun yanında açlık hormonlarının(grelin, insülin, leptin, koleşistokinin) miktarındaki artış veya azalış da hipotalamus tarafından algılanır. Tabi sadece bu mekanizma ile açlık duygumuz kontrol edilmez.  Sevmediğimiz bir yemek önümüze konduğunda açlığımızı çok fazla hissetmeyip güzel bir yemek olduğunda (kebap, ciğer şiş gibi) açlığa daha meyilli olmamızın sebepleri vardır; hipotalamus, beynimizin görme, tat ve koku merkezi olan frontal korteks’e de bağlıdır. Açlık hissi değerlendirilirken buradan gelen veriler de işlenir. Güzel görünümlü adana kebap ile sıradan bir patlıcan yemeğinin eşit açlık hissi yaratmasını beklememeliyiz.

Açlık ve tokluk hissinde ağız reseptörlerinin de payı vardır. Yapılan çalışmalarda ağıza alınıp yutulan fakat yemek borusundaki fistül dolayısıyla mideye ulaşmayan besinler hayvanlara kısmen de olsa tokluk hissi yaratmıştır. Ağız reseptörlerinin etki süresi 20-40 dakikadır.

Sıcaklık ve İştah

Bir hayvan soğuğa maruz kalınca aşırı yemek yeme, sıcağa maruz kalınca daha az yemek yeme tercihinde bulunur. Bunun nedeni; Hipotalamus’un aynı zamanda vücudun termoregülasyon (ısı düzenleme) merkezi olmasıdır.

BM’nin verilerine göre maalesef 690 milyon insan açlık hissini her gün deneyimlemek zorunda kalıyor.

Yazan: Anıl MARAL

KAYNAKÇA;

Altın, Z. (2017). Açlığın fizyolojisi. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dergisi27(3), 179-185.

Arthur C.Guyton, John E. Hall. (2017). Tıbbi Fizyoloji. Güneş Tıp Yayınevi.

Kök, A. N., & Tunalı, İ. Açlığın Adli Tıp Yönünden Değerlendirilmesi.

YouTube Kanalımız

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here